Justin Sun, 2024’ün sonlarında World Liberty Financial (WLFI) için adeta bir kurtarıcı olarak sahneye çıkıyor ve Trump ailesinin yeni doğan kripto projesini ayakta tutacak kadar sermaye sağlıyor. Üstelik sadece birkaç ay içinde, başkanın ilk özel meme coin galasında en dikkat çeken konuk olmayı da başarıyor. Fakat şimdi köprüler tamamen atılmış durumda.
Çin doğumlu kripto para milyarderi, WLFI ekibinin kendi token’larını dondurduğunu ve oy haklarını elinden aldığını iddia edip konuyu federal mahkemeye taşıdı. Bir zamanlar Trump’ın en büyük kripto destekçisi olan Sun, artık en sert eleştirmeni konumunda.
Gala’da Dikkat Çeken Bir Eksiklik!
Bu yılın TRUMP meme coin galası Justin Sun olmadan düzenleniyor. Oysa bir yıl önce gecenin en belirgin konuğu oydu.
Sun’un adı resmi sıralama afişinin en tepesindeydi. Gece sonunda elinde altın bir saatle sahneden ayrılmış ve tüm geceyi sosyal medyada paylaşmıştı.
Bu kez ise Sun, galaya katılmak yerine WLFI’ye karşı açtığı davayla gündeme geldi.
San Francisco federal mahkemesine sunulan başvuruda Sun, Trump ailesinin desteklediği bu kripto girişiminin yasa dışı bir şekilde token’larına el koymak, yönetişim haklarını elinden almak ve nihayetinde “token yakma işlemi” ile tüm varlıklarını sıfırlamak için organize edildiğini öne sürüyor. İddialar arasında sözleşme ihlali, dolandırıcılık ve mal edinim suçlamaları yer alıyor.
Trump ailesinin kripto girişiminden yanıt gecikmedi; iddiaların temelsiz olduğu savunulurken, Sun’ın kendi yanlışlarını örtmek için mağdur rolü oynadığı ileri sürüldü.
WLFI kurucu ortağı Eric Trump, davayı Sun’ın ilginç satın alımlarından biriyle dalga geçerek değerlendirdi ve “Bana göre bu dava, duvara bantlanmış bir muz için milyonlar ödemeye benziyor,” ifadelerini kullandı.
Davanın teknik detaylarından öte, bu anlaşmazlık aslında kripto dünyasındaki en yüksek profilli siyasi ittifaklardan birinin herkesin gözü önünde çözüldüğünü gösteriyor.
Her Şey Ters Gitmeden Önce Ne Olmuştu?
Trump, Eylül 2024’te WLFI duyurusunu yaptığında, proje daha en başında ilgi toplamakta zorlandı.
Ekim ayında başlayan token satışı, 300 milyon dolar gibi iddialı bir hedefle yola çıktı. Ancak sadece sınırlı sayıdaki yatırımcının erişebildiği ve transfer edilemeyen token’lar, ne ilgi ne de fon toplamakta başarılı olamadı.
Dönüm noktası Sun’ın 30 milyon dolarlık token alımını açıklamasıyla geldi. Bu dikkat çekici yatırım, Trump’ın şirketinin kâra geçeceği gelir eşiğini aştı.
TRON kurucusu kısa bir süre sonra da projede resmi danışman olarak duyuruldu.
Justin Sun, X platformunda şu sözleri paylaştı: ‘ABD, blockchain’in merkezi olma yolunda ilerliyor ve Bitcoin bunu Donald Trump’a borçlu. TRON olarak Amerika’yı yeniden büyük yapmak için kararlıyız’ dedi.
Sun’ın yatırımları bununla da kalmadı. Ocak 2025’te ek olarak 45 milyon dolar yatırarak WLFI’daki toplam payını 75 milyon dolara çıkardı.
Bir süreliğine bu işbirliği, her iki taraf için de tam anlamıyla kazan-kazan gibi görünüyordu. Sun, kripto alanındaki en güçlü siyasi marka ile yakın ve görünür bir konuma sahip oldu. Trump ailesi ise en çok desteğe ihtiyaç duyduğu anda güçlü bir finansörü yanına aldı.
Sun ve Trump arasındaki bu ilişki, geçtiğimiz mayıs ayında zirve yaptı. O dönemde, başkanın kişisel TRUMP meme coin’inin ilk 220 sahibi Donald Trump’ın Virginia’daki golf kulübünde düzenlenen elit bir davette bir araya geldi.
Sun sadece katılımcılar arasında değildi. Gecenin onur konuğu olarak, liderlik tablosunun zirvesinde yer aldı ve en büyük bireysel yatırımıyla öne çıktı.
Birkaç hafta sonra yine iddialı bir açıklama geldi: “TRUMP ve TRON kripto paranın geleceği” diyerek TRUMP meme coin’e ek 100 milyon dolar yatırım sözü verdi.
Tüm bu coşku devam ederken, Sun hakkında açılan federal dolandırıcılık davası da sessiz sedasız çözülmeye yaklaşıyordu.
Aciliyetini Yitiren Soruşturma!
2023’te ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), Sun’ı kendi platformundaki bir kripto paranın fiyatını yapay olarak yükseltmek için yüz binlerce sahte işlem organize etmekle suçladı ve böylece neredeyse 32 milyon dolar haksız kazanç elde ettiğini iddia etti.
Kurul ayrıca, Sun’ın ünlülere token tanıtımı yaptırıp bu tanıtımları doğal birer destek gibi göstermekle suçlandığını da açıkladı.
Trump’ın göreve başlamasından haftalar sonra dava askıya alındı. Sun ve SEC’in avukatları süreçte uzlaşma yollarını araştırmak için hakime birlikte başvuruda bulundu.
Geçen ay, SEC davayı çözmek için anlaşmaya vardı. Sun 10 milyon dolar ceza ödedi ve bu tutar, elde ettiği iddia edilen neredeyse 32 milyon doların çok altında kaldı.
Zamanlaması gözlerden kaçmadı. Senatör Elizabeth Warren açık bir şekilde değerlendirmede bulundu.
‘Justin Sun, Trump’ın kripto yatırımlarına 90 milyon dolar aktardı ve bugün ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ona açtığı davayı düşürmeyi kabul etti. SEC, Trump’ın milyarder arkadaşlarına tetikçilik yapmamalı’ dedi.
Bu anlaşma, Sun-Trump ilişkisinden beklenenlerin adeta doruk noktası gibi görünüyordu. Fakat ardından tam tersi bir tablo ortaya çıktı.
İlişki Mahkemede Son Buldu
Sun’ın WLFI’ye açtığı dava aslında hiç de sürpriz sayılmazdı. Geçtiğimiz eylül ayında, WLFI, Sun’ın cüzdanını sessizce kara listeye aldı ve bu adımı sıradan bir güvenlik önlemi olarak gösterdi.
Bu ay başında ise işler iyice gerildi. Sun, kamuya açık şekilde WLFI’nin “arka kapıdan kara listeye alma fonksiyonu” yerleştirdiğini ve dilediği token sahibi üzerinde dondurma, kısıtlama veya el koyma yetkisi olduğunu iddia etti.
WLFI buna yanıt olarak onu mahkemeye çağırdı. Sun da bu çağrıyı karşılıksız bırakmadı ve dava açtı.
Ancak Sun’ın dosyasında en dikkat çeken detay, suçladığı isim oldu. İddiaların hedefi Trump değil, doğrudan WLFI ekibinde yer alan “bazı kişiler”di; özellikle de kurucu ortaklardan Chase Herro’yu öne çıkardı.
Kendisine göre, başkanın yaşananlara asla onay vereceğini düşünmek bile mümkün değildi.
‘Tek istediğim, diğer erken dönem yatırımcılar gibi eşit şekilde muamele görmek’ diye yazdı.
Sun, Trump ailesinin girişimine dava açsa da en üstteki ismi -yani Trump’ı- suçlu göstermeye bir türlü yanaşamadı.
Burada duygular mı, yoksa stratejik bir plan mı etkiliydi bilinmez; artık federal mahkeme hem bu sorunun hem de Sun-Trump ilişkisinin temelde neye dayandığının yanıtını arayacak.





