New York, ABD’de en güçlü basın koruma yasalarından bazılarına sahip. Bu yasalar, Wall Street Journal (WSJ) gibi savunmasına güvenen taraflara davayı erkenden itiraz etme ve maliyetli, uzun süren bir sürece girmeden sonuçlandırma hakkı tanıyor.
Oysa bu adım ilk bakışta ters gibi dursa da tamamen kasıtlı olabilir. Binance, eleştirileri memnuniyetle karşıladığını ve saklayacak hiçbir şeyi olmadığını göstermek istiyor olabilir. Bu hamle, platformda varlık bulunduranlara açık ve net bir mesaj vermek için atılmış gibi görünüyor: Kripto para borsası, tam kapsamlı bir yargılama sürecinde ortaya çıkabilecek riskleri bile göze alarak mücadele edecek.
Binance ile Wall Street Journal Mahkemelik Oldu!
Şubat ayında WSJ, Binance’in İran bağlantılı yaptırımları aşan bir milyar dolardan fazla kripto işlemlerini gündeme getiren çalışanlarını işten çıkardığını iddia eden bir soruşturma yayımladı.
İki hafta sonra Binance, Dow Jones & Company’ye (WSJ’nin yayıncısı) iftira davası açtı. Dava, New York Güney Bölge Mahkemesi’nde açıldı. Kripto para borsası, gazetenin şubat haberinde en az 11 yanlış beyanda bulunduğunu savundu.
Davanın açılması herkesi şaşırttı. Genel olarak iftira davalarını kanıtlamak son derece zordur. Özellikle bu vaka, Binance gibi kamuya mal olmuş bir figür ile WSJ gibi itibarlı bir gazeteyi içeriyorsa, ‘kasıtlı kötülük’ eşiği çok daha yüksektir.
BeInCrypto podcast’ine konuk olan avukat ve eski Bain Capital Crypto ile Coinbase politika danışmanı Khurram Dara, şu ifadeleri kullandı: ‘İftira iddiasında bulunmak için, haberin sadece bazı bölümlerinin yanlış olması yeterli değil. [WSJ], haberi yayımladığı anda yanlış bilgi olduğunu bilmiş olmalı veya gerçeğe aldırış etmeden hareket etmiş olmalıydı’ dedi.
Bunun da ötesinde, New York bu tür hukuki işlemler için ABD’nin en katı bölgelerinden biri olarak biliniyor.
New York Neden Sürpriz Bir Seçimdi?
New York, ABD’de en güçlü SLAPP karşıtı yasalara sahip eyaletlerden biri.
SLAPP, yani Stratejik Dava Yoluyla Kamusal Katılımı Engelleme anlamına geliyor. Bu tür davalarda güçlü bir kurum, aslında davayı kazanacağına inanmasa da, sürecin yarattığı baskıyı adeta bir silah olarak kullanıyor.
Bu davaların amacı, karşı tarafı maddi ve manevi yıpratıp pes ettirmek.
Anti-SLAPP yasaları ise tam olarak bu taktiğe karşı savunma sağlamak için hazırlandı. WSJ gibi savunma taraflarına, davanın temelsiz olduğunu mahkemede erken aşamada öne sürme hakkı tanıyor. Eğer gazete bu süreçte galip gelirse Binance, tüm hukuki masrafları üstlenmek zorunda kalır.
VerifyVASP Amerika Başkanı Amanda Wick, daha önce ABD Adalet Bakanlığı’nda on yılı aşkın süre avukatlık yaptı. Wick şu görüşü paylaştı: ‘Bence [Binance]’in New York’u seçmesi gerçekten ilginç. Ben olsam bu kadar güçlü anti-SLAPP yasaları olmayan bir yeri seçerdim’ dedi.
Wick ayrıca Binance’in WSJ’ye açtığı bu davanın, kripto para borsasının ilk SLAPP taktiği olmadığına da dikkat çekti.
Wick şu ifadeleri kullandı: ‘[Binance], olumsuz haber yapan yayınların üzerine gitmeye eğilimli ve onları susturmayı ya da haberleri engellemeyi denedi. Ben bugüne kadar başka hiçbir kripto para borsasının, kendilerine yaptırım uygulansa dahi, basını dava ettiğini görmedim’ dedi.
Kasım 2020’de Binance, New Jersey’de de neredeyse aynı şekilde Forbes’a karşı bir iftira davası açmış, ancak üç ay içinde hiçbir duruşma olmadan davayı kendi isteğiyle geri çekmişti. Dikkat çekici olan ise o dönemde New Jersey’de hiçbir basın koruma yasasının olmaması ve bu durumun Binance’in lehine çalışmasıydı. Yani, o dönem New York’taki gibi sıkı kurallar mevcut değildi.
Ancak New York’ta işler farklı ilerliyor. Eğer dava devam ederse, bu Binance için kötü haber olabilir.
İşler Binance’in Aleyhine Dönebilir mi?
Diyelim ki hakim, WSJ aleyhindeki sürecin ilerlemesine izin verdi. Bu durumda, dava keşif (discovery) aşamasına girecek. Yani iki taraf da ilgili belgeleri, yazışmaları ve kayıtları paylaşmak zorunda kalacak.
Binance için bu; iç uyum raporları, araştırma ekipleriyle üst yönetim arasındaki e-postalar, işlem kayıtları ve kripto para borsasının İran bağlantılı transferlerle ilgili ne zaman ne bildiğini gösteren tüm iletişimleri paylaşması anlamına geliyor.
Üstelik Binance sıradan bir şirket olarak faaliyet göstermiyor. 2023’teki ceza anlaşmasının bir parçası olarak, iki bağımsız devlet denetçisi gözetiminde çalışma sorumluluğu üstlendi. Bu denetçilerin görevi uyum süreçlerinin gerçekten iyileştiğini izlemek.
Wick şu uyarıda bulundu: ‘Eğer ortada kanıt varsa… örneğin yatırımcılar üst yönetimi uyarıp, bunun ardından görmezden gelindilerse veya daha kötüsü, iki denetçi varken işten çıkarıldılarsa bu çok ciddi bir sorun olur’ dedi.
Daha önce New York Başsavcılığı için Cumhuriyetçi aday da olan Dara, Binance’in davadaki asıl amacının kazanmak olmadığını öne sürdü.
Davanın Ardındaki Gerçek Niyet Ne?
Binance, 300 milyonun üzerinde kullanıcı adına varlık saklıyor. Dara’ya göre, önemli bir medya soruşturmasının getireceği itibar kaybı, borsa için varoluşsal bir ticari risk oluşturabilir.
Geleneksel finanstan farklı olarak kripto para piyasası, dünyanın dört bir yanında, tamamen çevrimiçi bir ekosistemde kesintisiz çalışıyor. Bilginin ışık hızında dolaştığı bu ortamda kötü bir manşet, anında platformdan çıkışlara yol açabiliyor.
Bunu anlatırken Silicon Valley Bank’ın çöküşünü doğrudan örnek gösterdi. Bir tek sermaye açığı duyurusu sosyal medyada öyle hızlı yayıldı ki, müşteriler bir günde 42 milyar dolarlık çekim yaptı.
Bu açıdan bakıldığında dava, hukuki bir hamleden çok kamuoyuna verilen bir mesaj niteliğinde.
Dara şöyle dedi: ‘Bu sektörde kötü bir manşet çok büyük zarar verebilir… Platformlarından büyük bir çıkış görmeleri onlar için kesinlikle çok yıkıcı olurdu’ dedi.
Binance’in en zorlu yargı bölgesinde dava açması, bir anlamda ‘bizi inceleyin, saklayacak bir şeyimiz yok’ mesajı veriyor.
Bu hamle, platformunda varlık tutanlara açık bir mesaj niteliğinde: Binance olası tüm risklere rağmen mücadele etmekten geri durmayacak.





