Kuantum bilgisayarlar genellikle Bitcoin’in kriptografisi için gelecekte oluşacak bir tehdit olarak görülüyor. Ancak asıl mesele, bu makineler Bitcoin’i kırabilir mi değil. Sorulması gereken soru: O gün geldiğinde Bitcoin ağı ne yapacağına dair konsensüse varabilir mi?
Yeterince güçlü bir kuantum bilgisayar yalnızca Bitcoin’in şifrelemesini değil; aynı zamanda topluluğun değişmezlik, sahiplik ve tarafsızlık gibi temel inançlarına bakışını da test edecek.
SponsoredCryptoQuant CEO’su Satoshi’nin Bitcoin’inin Dondurulması Tartışmasını Yeniden Gündeme Taşıdı
Tartışmanın merkezinde net bir soru var: Başta Satoshi’ye ait olduğu tahmin edilen yaklaşık 1 milyon BTC olmak üzere savunmasız coin’ler dondurulmalı mı, yoksa Bitcoin’in katı kuralları her koşulda korunmalı mı? CryptoQuant CEO’su Ki Young Ju, son gönderisinde bu konuyu tekrar gündeme taşıdı.
‘Bitcoin’in kuantum yükseltmesinde en acı gerçek şu: Muhtemelen Satoshi’nin yaklaşık 1 milyon BTC’sinin ve eski adreslerdeki milyonlarca coin’in dondurulması gerekecek’ dedi.
Ju’ya göre asıl endişe uyuyan Bitcoin miktarının büyüklüğünde yatıyor. Yaklaşık 3,4 milyon BTC on yılı aşkın süredir hareket ettirilmemiş durumda. Bunun içinde yaklaşık 1 milyon BTC de Satoshi Nakamoto’ya atfediliyor.
Mevcut piyasa fiyatlarıyla bu birikim yüz milyarlarca doları temsil ediyor. Ju, Bitcoin’in güvenlik modelinin saldırıların ekonomik olarak yapılmasının mümkün olmamasına dayandığını belirtti.
Ancak kuantum bilgisayarlar anahtar elde etmeyi ucuz ve kolay hale getirirse bu varsayım bozuluyor. Bu da saldırganların açık kalan adreslere saldırması için güçlü bir mali teşvik doğuruyor.
Bununla birlikte Ju, asıl engelin teknik değil sosyal olabileceği görüşünde. Yöneticiye göre, Bitcoin topluluğunda uzlaşmaya varmak geçmişte hep zor oldu. Özellikle de öneriler ağın temel ilkeleriyle çelişir göründüğünde.
Sponsored Sponsored‘Blok boyutu tartışması üç yıldan uzun sürdü ve hard fork’lara yol açtı. SegWit2x yeterli topluluk desteği bulamadı ve başarısız oldu. Uyuyan coin’lerin dondurulmasına da benzer direnç gösterilecektir’ dedi.
Ju, kuantum tehdidine karşı nasıl hareket edileceği konusunda tam uzlaşının muhtemelen hiçbir zaman sağlanamayacağı uyarısında bulundu. Bu da teknoloji ilerledikçe Bitcoin’in yeni fork’lar ile bölünme riskini beraberinde getiriyor. Kriptografik yükseltmeler hızlıca geliştirilebilirken topluluk çapında konsensüs oluşturmanın daha yavaş ve belirsiz bir süreç olduğu görüşünde.
Ona göre asıl mesele, sözde “Q-günü” beş yıl mı yoksa on yıl sonra mı gelir, değil. Esas konu, teknolojik değişim zorlayıcı olmadan önce Bitcoin’in sosyal olarak uzlaşma sağlayıp sağlayamayacağı. Geliştiriciler engel değil, kilit nokta konsensüs dedi.
‘Kuantum saldırılarına karşı, Satoshi’nin coin’leri de dahil olmak üzere uyuyan coin’leri dondurmayı destekler miydiniz? Yoksa bu Bitcoin’in temel ruhuna aykırı mı? Sırf bu soru dahi bizi bölebiliyorsa kuantum tartışmasına şimdiden başlamalıyız’ ifadelerini kullandı.
Topluluk içinde tepkiler hızlı geldi. Bitwise Avrupa Araştırma Direktörü André Dragosch protokol seviyesinde müdahale fikrine karşı çıktı. Öte yandan bazı isimler coin’lerin dondurulmasını destekledi.
Sponsored‘Benim düşüncem şu: Kaybolsunlar, kimseye yükseltme dayatılmasın’ dedi.
Daha önce, analist Willy Woo Bitcoin’in muhtemelen kuantum dayanıklı imzaları benimseyeceğini öne sürmüştü. Ancak Woo böyle bir güncellemenin kayıp coin’lerin piyasaya geri dönme olasılığını ortadan kaldırmayacağını savundu.
Woo, kayıp coin’lerin protokol seviyesinde bir hard fork ile dondurulma ihtimalini %75 oranında düşük buluyor. Eğer kuantumda bir atılım olur ve bu cüzdanlar erişilebilir hale gelirse, kurtarılan BTC’ler yeniden piyasaya akabilir ve aktif arzı artırarak fiyat dinamiklerini değiştirebilir.
Woo’ya göre piyasa şimdiden daha önce kaybolan coin’lerin tekrar dolaşıma girme ihtimalini fiyatlamaya başladı bile.
Sponsored SponsoredBitcoin’a Kuantum Tehdidi Abartılıyor mu? Analist’ler Asıl Riskin Onlarca Yıl Uzakta Olduğunu Söylüyor
Öte yandan bazı analist’ler ise kuantum risklerinin hâlâ uzak olduğunu düşünüyor. Bitcoin girişimcisi Ben Sigman’a göre asıl tehdit kuantum bilgisayar değil, ondan korkmak: Yani esas mesele “gerçek risk” değil, beklentiyle oluşan korku. Gerçek kuantum risklerinin görülmesinin ise 30-50 yıl sürebileceğini söylüyor.
Kimileri ise Bitcoin’in bu zafiyetini çok daha geniş bir dijital güvenlik sorunuyla birlikte değerlendiriyor.
Bu ayrışma, Bitcoin ekosisteminin karşı karşıya olduğu zorluğu gözler önüne seriyor. Bir yandan da piyasa, kuantum kaynaklı arz riskini fiyatlamaya başlamış gibi görünüyor.
2026 yılı ilerledikçe Bitcoin topluluğu, teknik hazırlık, piyasa güveni ve Bitcoin’in temel ilkeleri arasında hassas bir denge kurmak zorunda kalıyor. İster gönüllü güncellemelerle, ister protokollerin dondurulmasıyla ya da sadece sabırla izlemeyle olsun, önümüzdeki yol Bitcoin’in adaptasyon kabiliyetini ve sosyal mutabakat modelini test edecek.