Mastercard, stablecoin bağlantılı kartların ihraç sürecini yönetmek, DeFi ödeme akışlarını büyütmek ve Web3 işlemleri için ağ kurallarını yeniden yazarak sektöre yön vermek üzere yeni bir Kripto Para Akışları Direktörü arıyor.
İş ilanı, ilk olarak kripto para gazetecisi Frank Chaparro tarafından 24 şubat’ta gündeme taşındı ve Mastercard’ın pilot projelerin ötesine geçerek uzun vadeli, yapısal bir kripto açılımına işaret ediyor.
Kendini Yazdıran Zamanlama
Bundan yalnızca birkaç gün önce, Citrini Research yakında gerçekleşebilecek kıyamet senaryosunu anlatan ve Substack’te hızla viral olan “2028 Küresel Zekâ Krizi” başlıklı raporunu yayımladı. Rapora göre, yapay zekâ destekli ajanlar zamanla ücretli aracıları tasfiye ederek bir zincirleme reaksiyon başlatacak: ödeme ağları da bu etki alanının tam ortasında yer alacak. Citrini’in iddiası net: Mastercard’ın 2027’nin ilk çeyrek kazanç açıklaması, stablecoin’lerin kartlar üzerinden değil, doğrudan yeni bir finansal sistem üzerinden kullanılmaya başlanacağı dönüm noktası olacak.
Mantık çok açık. Yapay zekâ ajanları tüketici adına işlem yaptığı anda, %2-%3’lük kart komisyonları akıl dışı bir maliyet haline geliyor. Stablecoin altyapısı ise bu işlemleri neredeyse sıfır maliyetle gerçekleşiyor. Böyle bir dünyada Mastercard bir rakibine değil, bir protokole yeniliyor.
Mastercard’ın Kapatması Gereken Açık
Bu risk hayal değil. Artemis Analytics’in verilerine göre stablecoin’ler 2024’te 18,4 trilyon dolar büyüklüğünde transfer hacmine ulaştı; bu rakam Visa’nın (15,7 trilyon dolar) ve Mastercard’ın (9,8 trilyon dolar) toplamından fazla. Elbette bu hacmin büyük kısmı birebir ödeme değil, trading işlemleriyle oluşuyor. Yine de gidişatı anlamamak için kör olmak gerekir.
Mastercard’ın CEO’su Michael Miebach, ocak ayında analistlerle yaptığı toplantıda açıkladı: şirket “stablecoin’ler ve ajan ticareti” konusuna ağırlık veriyor. “Burada tren kalkmak üzere” diyerek bu alanın geldiğine işaret eden CEO, stablecoin’leri ise “ağımızda destekleyebileceğimiz başka bir para birimi” olarak konumladı.
Ancak Citrini tam olarak bu bakış açısına itiraz ediyor. Onların kritik iddiası şu: stablecoin’ler bugün kasada kartla ödemeyi tamamen yok etmeyecek belki. Ama makine-makineye, mikro ödemelerin sürekli aktığı, kesintisiz 7/24 çalışan yepyeni bir ticaret kategorisi oluşacak ve bu ağ kart altyapısının tasarımının çok dışında kalacak.
Raylar inşa etmek mi yolunu kaybetmek mi?
Bu yeni pozisyon, Mastercard’ın bu riski ciddiye almaya başladığını gösteriyor. Şirket daha önce de sağlam adımlar atmıştı: 2025’in haziran ayında ağına birçok stablecoin’i entegre etmeye başladı, USDC ile Circle anlaşmasını Orta Doğu ve Afrika’ya genişletti ve kulislerde zerohash adlı bir kripto altyapı girişimini 2 milyar dolara satın alacağı konuşuluyor.
Ama Visa ile aralarındaki fark devam ediyor. Visa’nın zincir üstü stablecoin mutabakatının 2025’in sonuna geldiğinde yıllık 3,5 milyar dolara ulaştığı görülüyor. Rain ve Reap gibi kripto-natif firmalar kart programlarını doğrudan Visa altyapısı üzerine kurdu ve Rain, doğrudan Visa üyeliliği alınca yıllık 3 milyar dolar hacme çıkmayı başardı. Sektör analizlerine göre Visa’nın baştan bu yana kripto-dostu tavrı Visa’ya ciddi pazar payı kazandırdı, Mastercard’ın borsa odaklı yaklaşımı ise çok daha az işlem hacmine yol açtı.
Tesadüf mü yoksa teyit mi
Mastercard’ın yeni işe alım sürecinin doğrudan Citrini raporunun tetiklemiş olup olmamasından bağımsız olarak asıl önemli olan, iki farklı kaynaktan da aynı tespitlerin geldiği. Bir yanda 2028’den yazan bir araştırma ekibi, diğer yanda 2026’da işe alım yapan bir ödeme devi; ikisi de kart ağlarının stablecoin’e dayalı ticareti destekleyemezse sistemin dışına itileceğini düşünüyor. Kart ağları için asıl risk: devrim değil, dışlanma.
Citrini’nin ifadesiyle “kanarya hâlâ yaşıyor”. Şimdiki soru şu: Mastercard aradaki farkı kapatmak için köprü mü kuracak yoksa bu farkın daha da açıldığını izlemek için mi birini işe alıyor?