FTX’den Sonra Kurumlar Kripto Paralarını Kripto Para Borsası’nda Tutmak İstemiyor

  • Kurumlar artık kripto para borsası’nda varlık yatırmadan işlem yapıyor. Borsa dışı mutabakat modelleri kullanılıyor.
  • Fireblocks ve Copper saklama hizmeti ile alım-satım işlemlerini birbirinden ayıran altyapı sunuyor.
  • Coinbase ETF saklamasında %80’den fazla payla lider. Konsolidasyon arttı merkeziyetsizlik değil.

Kurumlar kripto parayı benimseme hızını artırıyor, önde gelen oyuncular giderek piyasaya giriş yapıp dijital varlıklara maruz kalma oranlarını yükseltiyor. Ancak katılım artarken bu kurumların ekosistemle etkileşim şekli de kökten değişmiş durumda.

Eskiden fonlar, büyük miktarda sermayeyi doğrudan kripto para borsası’nda tutuyordu. Artık bu model tarihe karışıyor. Yerine şu yapı geldi: Artık trading ve saklama (custody) fonksiyonları birbirinden tamamen ayrılıyor.

‘Kriptoda karşı taraf riski farkındalığı döngüsel olur ve son büyük siber saldırı, FTX’ten bu yana en büyük borsa risk azaltma dalgalarından birini tetikledi. Bu, kripto saklaması ile borsa trading’i arasında ayrım yapmanın güvenlik için şart olduğuna dair bir başka net uyarı’ dedi Sygnum Ürün Direktörü Dominic Lohberger.

FTX Kurumsal Güveni Nasıl Sarstı?

2022’den önceki baskın strateji oldukça basitti: Fonlarınızı kripto para borsası’na yatırın, işlem yapın, hızlılık ve pratiklik için sermayenizi orada bırakın. Yani borsalar hem trading platformu hem de saklayıcı gibi davranıyordu. Ta ki bu sistem çökene kadar.

FTX’in çöküşü kritik bir açığı ortaya çıkardı. Yatırımcılar devasa ve çoğu zaman görünmez karşı taraf riski üstleniyordu. FTX aynı anda hem borsa, hem saklama kurumu, hem borç veren hem de takas kurumu gibi çalışıyordu.

Daha önce “operasyonel verimlilik” olarak görülen bu yapı, bir anda yapısal bir zafiyet olarak algılanmaya başlandı. Müşteri varlıkları doğrulanabilir, zincir üstü, ayrılmış hesaplarda tutulmuyordu. Şirket iflas başvurusu yaptığında müşteriler, fonlarının Alameda’ya aktarıldığını öğrenince adeta şok yaşadı.

Bu zarar sadece FTX’in doğrudan kullanıcılarıyla sınırlı kalmadı. Kayıp, FTX’te varlıklarının yarısı takılı kalan, eski tescilli yatırım danışmanı Galois Capital’in faaliyetini sonlandırmasına yol açtı.

Eylül 2024’te ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) Galois’ye “müşteri varlıklarının güvenliğini sağlama yükümlülüğüne” uymadığı için 225.000 dolar ceza kesti.

Celsius’un iflası ise adeta tuz biber ekti. Bir ABD iflas mahkemesi, Celsius Earn hesabına yatırılan müşteri varlıklarının artık mevduat sahiplerinin değil, borçlunun mülkü olduğuna hükmetti.

Kendini “varlık sahibi” sanan yatırımcılar bir gecede yasal olarak teminatsız alacaklı olduklarını acı biçimde öğrendi.

Coalition Greenwich’in araştırmasına göre FTX çöküşünden önce kurumsal düzeyde soğuk depolama ve borsa cüzdanları eşit oranda tercih ediliyordu. Ancak tüm dengeler bir gecede değişti.

Sektörün “anahtar senin değilse coin de senin değil” sloganı artık felsefenin ötesinde bir yasal gerekliliğe dönüşmüş durumda.

Borsa Dışı Mutabakat Modeli Nasıl İşliyor?

Geleneksel kripto para trading modelinde kurumlar, işlem yapmadan önce fonlarını kripto para borsası’na yatırmak zorundaydı. Borsa hem varlığı hem de işlemi tek elde topluyor, böylece tüm risk tek noktada yoğunlaşıyordu.

Borsa dışı mutabakat (off-exchange settlement ya da OES) ise bu modeli tersine çeviriyor. Bu yeni altyapı özellikle riski izole etmek amacıyla tasarlandı: Varlıklar üçüncü parti bir saklamacıda ya da kendi saklama cüzdanı’nda tutuluyor.

Artık kurumlar borsaya para yatırmak yerine, varlıklarını genellikle denetlenen kurum veya altyapı sağlayıcıları olan üçüncü parti saklamacılarda tutuyor. Bu saklamacılar, fonları ayrılmış ve güvenli cüzdanlarda koruyor.

Trading hala kripto para borsası’nda gerçekleşiyor fakat önemli bir farkla: Borsaya sadece sınırlı bir işlem bakiyesi ya da kredi limiti tanımlanıyor, bu da saklamadaki varlıklarla garanti altına alınıyor.

Borsa işlemleri yürütebiliyor ama asıl fonları tek başına hareket ettiremiyor veya çekemiyor. Uzlaşma (settlement) ise genellikle işlemler tamamlandıktan sonra net şekilde ayrıca gerçekleştiriliyor.

YouTube kanalımıza abone olarak liderler ve gazetecilerden uzman yorumları izleyebilirsiniz

Riskin Ayrıştırılması: Güvenli Modeller Öne Çıkıyor

Geleneksel finansta saklama ile işlem yürütme ayrımı onlarca yıldır vardı. Ancak kriptoda bu sistem yoktu. Ta ki Fireblocks ve Copper gibi şirketler yeni bir altyapı kurana kadar.

Fireblocks, Kasım 2023’te Fireblocks Off Exchange’i başlattı. Off-Exchange, Teminat Kasası Hesapları (Collateral Vault Accounts – CVA) sunuyor.

Bunlar, Çoklu Taraflı Hesaplama (MPC) kriptografisiyle güvence altına alınan zincir üstü cüzdanlar. Bir kurum varlıklarını CVA’ya yatırdığında, bağlantılı borsa’ya anında trading kredisi tanımlanıyor.

Copper’ın ClearLoop’u ise borsa dışı mutabakat çözümü sunuyor ve varlıklar Copper’ın MPC sisteminde kalıyor. Trader’lar arasındaki işlemler Copper’ın kendi altyapısı üzerinden uzlaştırılıyor.

İki sistem de sektörde büyük ilgi gördü. Deribit, Şubat 2024’te Fireblocks OES entegrasyonunu tam olarak gerçekleştiren ilk borsa oldu. HTX ise bunu nisan 2025’te izledi.

HTX’nin lansmanından bu yana birçok kurumsal müşteri platforma katıldı ve işlem hacminde %200 artış kaydedildi. Bu da güvenli borsa dışı mutabakat modellerine yönelik piyasa talebini doğruladı, basın bülteninde ifade edildi.

Copper’ın ClearLoop sistemi artık Coinbase, OKX, Bybit, Deribit, Bitget ve birçok başka aktif kripto para borsasıyla bağlantı kuruyor ve ayda 50 milyar dolardan fazla hacimde işlem yapılmasını sağlıyor. 2025’teki Bybit hack’i de borsa dışı mutabakatın avantajlarını bir kez daha gözler önüne serdi.

Bitcoin ETF’ler Bu Ayrımı Kalıcı Hale Nasıl Getirdi?

Ocak 2024’te spot Bitcoin (BTC) ETF’lerinin onaylanması sadece yeni bir yatırım aracı sunmakla kalmadı. Aynı zamanda saklama ile gerçekleştirme ayrımını Wall Street’in en göz önündeki kripto ürününde kalıcı hale getirdi.

Örneğin tıpkı diğer ETF’lerde olduğu gibi, BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust ETF’si (IBIT) de Coinbase Custody Trust Company, LLC ile çalışıyor. Yapı şöyle: Bitcoin’ler, ticaret ortamlarından tamamen ayrık şekilde soğuk cüzdanlarda tutuluyor.

ETF paylarının yaratılması ve geri alınması, varlıkların kasa ile işlem bakiyeleri arasında belirli mutabakat pencerelerinde hareket ettiği bir operasyon süreciyle gerçekleşiyor. IBIT’in ikincil piyasada işlem gördüğü kripto para borsası, temel Bitcoin’e asla dokunmuyor.

Bu, isteğe bağlı bir tasarım tercihi değil. ETF’lerin tanımı gereği çalışma şekli bu. Saklamacı varlığı tutuyor. Yetkili katılımcı pay yaratma ve itfa işlemini yürütüyor. Kripto para borsası fiyat oluşumunu sağlıyor. Üç rol, üç kurum, hiçbirbiri örtüşmüyor.

Borsa Dışı Trend Güçleniyor, Ancak Coinbase Zirvede

Borsa saklama modelinden uzaklaşma eğilimi gerçek olsa da veriler bunun tam anlamıyla bir yer değiştirme olmadığını, daha çok aşamalı bir geçiş yaşandığına işaret ediyor.

Borsa dışı modellere olan ilgi artmasına rağmen Coinbase, kurumsal kripto saklama alanında hâlâ lider konumda. Şirket şu anda dünya genelindeki kripto ETF varlıklarının %80’inden fazlasının saklamasını yapıyor.

Ayrıca bilançosunda Bitcoin (BTC) bulunduran halka açık en büyük 10 şirketten sekizinde de saklamacı rolünü üstleniyor. 

Bu liderliği düzenleyici gelişmeler de destekliyor. Nisan 2026’da ABD Para Birimi Kontrol Ofisi (OCC), Coinbase’e Coinbase National Trust Company kurumu için şartlı izin verdi. Böylece tamamlanan onayın ardından Coinbase, federal düzeyde regüle edilen bir kripto saklamacı olarak hizmet verebilecek.

Bizi X’te takip edin — güncel haberleri anında alın

Bu dönüşümün önemi iki noktada öne çıkıyor. Birincisi, Coinbase’in nitelikli saklamacı olarak pozisyonunu güçlendiriyor; bu da varlık yöneticileri, emeklilik fonları ve ETF ihraççıları gibi kurumsal yatırımcılar için temel bir gereklilik.

İkincisi, kuruluşlar borsa riskine maruz kalmayı azaltırken merkezi oyuncuları tamamen terk etmediklerinin sinyalini veriyor.

Aksine, sermaye daha küçük ve regüle edilen, sistemik açıdan önemli saklamacıların etrafında toplanıyor. Ortaya çıkan bu yapı, karma bir piyasa düzenine işaret ediyor:

  • Borsa dışı altyapı, doğrudan karşı taraf riskini azaltıyor
  • Regüle kripto para borsası ve saklamacılar, kurumsal güvenin merkezinde kalmaya devam ediyor
  • Piyasa gücü, hem uyum hem ölçek sağlayan platformlarda yoğunlaşıyor

Yani FTX sonrası dönüşümde amaç aracıları tamamen ortadan kaldırmak değil. Esas amaç: Hangi kurumlara güvenileceğini yeniden tanımlamak.

Bugün FTX Benzeri Bir Çöküş Olsa Ne Olurdu?

Borsa dışı modelin ön plana çıkmasıyla birlikte şu doğal soru gündeme geliyor: FTX tarzı bir çöküş yaşansa kurumsal sermayede hâlâ aynı şok etkisi olur muydu?

Eskiden bir kripto para borsası çöktüğünde tüm yatırılan varlıklar dondurulurdu. Kurumlar yıllarca sürecek iflas süreçlerinde teminatsız alacaklıya dönüşürdü.

Bugün OES altyapısında tablo çok daha farklı olurdu. Örneğin Fireblocks OES kullanan bir kripto para borsası çökerse kurumun varlıkları CVA’sında kalırdı. Ana para hiçbir zaman kripto para borsasının bilançosuna geçmezdi.

Fireblocks’un Coincover ile güçlendirdiği felaket kurtarma mekanizması, operasyonel güvenliği de pekiştiriyor ve tek başarısızlık noktalarını ortadan kaldırıyor. Kurumun maruz kalacağı tek risk, son trades’lardan doğan kesinleşmemiş kar/zarar olurdu.

ClearLoop sisteminde de İngiliz Hukuku güven yapısı, müşteri varlıklarını hem kripto para borsası hem Copper iflasına karşı koruyor. Yine, kurumun kaybı sadece sonuçlanmamış trade yükümlülükleriyle sınırlı kalıyor; tüm portföyü riske atılmıyor.

FTX örneğinde kurumlar yatırdıkları tüm bakiyeyi kaybetmişti. OES modelinde ise çalışan sistem en fazla bir iki gün içinde kesinleşmemiş P&L’lere maruz bırakır, hepsi bu. Yeni altyapının sağladığı fark buradan kaynaklanıyor.

Bu ayrım kriptonun değişen altyapısının gerçek etkisini gösteriyor. Sektör riskleri tamamen ortadan kaldırmasa da borsa iflaslarına bağlı büyük kayıpları ciddi şekilde azalttı.

Piyasa Ölçeği ve Sırada Ne Var?

Kurumların kripto varlık saklama pazarı 2024 yılında yaklaşık 3,2 milyar dolar seviyesine ulaşıyor. Tahminlere göre bu rakam 2033 yılına kadar 26,7% bileşik yıllık büyüme oranıyla 27,8 milyar dolara çıkacak.

Bu büyüme, piyasaya yeni sermaye girişinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Sermayenin tutulduğu, taşındığı ve çözümlendiği yapının temelden yeniden kurulduğunu gösteriyor.

Bu yenilenmenin bir sonraki aşaması şimdiden şekillenmeye başlıyor: tokenize teminat etrafında yeni bir dönem doğuyor. Artık kurumlar, borsalarda atıl kalan stablecoin’leri ya da Bitcoin’i teminat olarak kilitlemek yerine, tokenize para piyasası fonları ve getiri sağlayan stablecoin’leri borsa içinde kullanmaya başlıyor.

Wing Cheah, Interchange ürün yöneticisi, şöyle belirtti: ‘Kurumlar spekülasyon peşinde koşmuyor, sermaye verimliliği peşinde koşuyor. Borsa dışı çözümleme bunu sağlıyor, çünkü saklama ve kontrolü asıl olması gereken yere geri taşıyor. Tokenize teminatlar ve regüle edilmiş platformlar birleşince, OES ciddi kurumsal katılım için varsayılan akış olacak’ dedi.

Geleneksel bankalar da oyuna dahil oluyor. 2025’te BBVA, Binance ile iş birliği yaparak Binance’ın kurumsal müşterilerine regüle edilmiş borsa dışı saklama hizmetleri sunmaya başladı.

Nomura’nın dijital varlık kolu Laser Digital ise ABD’de kripto saklama, spot trading ve staking hizmetleri sağlamak için ulusal tröst bankası kurma amacıyla OCC lisansına başvuruda bulundu.

Tüm bu adımlar, saklama işlevinin artık kripto merkezli şirketlerden daha geniş finans sistemine doğru kaydığını gösteriyor. Birlikte değerlendirildiğinde, bu gelişmelerin ortak bir yöne işaret ettiği açık.

Saklama fonksiyonu sessizce kripto para borsası’ndan uzaklaşıyor. Likidite ve fiyat keşfi hâlâ trading platformlarında devam ediyor fakat varlıkların kendileri burada tutulmamaya başlandı.

FTX sonrası dönemde sadece birkaç kurumsal oyuncunun talebiyle başlayan bu süreç, piyasada adım adım varsayılan bir işleyiş haline geliyor. Ayrışma henüz tamamlanmadı fakat geri dönüldüğüne dair bir işaret de yok. Yani, ok yaydan çıkmış gibi görünüyor.


BeInCrypto'nun en güncel kripto para piyasası analizlerini okumak için buraya tıklayın.

Feragatname

Sorumluluk Reddi: Trust Project yönergelerine uygun olarak BeInCrypto, haberlerde tarafsız ve şeffaf raporları garanti eder. Bu haber makalesi doğru ve güncel bilgi vermeyi amaçlamaktadır. Ancak okuyucuların bu içeriğe dayalı herhangi bir karar vermeden önce tüm bilgileri bağımsız olarak doğrulamaları ve bir profesyonele danışmaları tavsiye edilir.

Sponsorlu
Sponsorlu