Kripto hedge fon’ları, risk iştahının dijital varlıklar genelinde hızla azalmasıyla birlikte piyasadan ciddi oranda çekiliyor ve yüksek nakit pozisyonuna geçiyor.
Piyasa uzaklaşmasının nedeni olarak uzmanlar, Bitcoin’in (BTC) bir “kimlik krizi” ile karşı karşıya olduğunu öne sürüyor.
Bitcoin’dan Kurumsal Çıkış Hız Kazanıyor
Büyük kripto hedge fon’ları 2026 yılının başında portföylerinde önemli değişikliğe gitti. Coin Bureau’nun kurucu ortağı Nic Puckrin’e göre ortalama nakit bakiyesi, 2025’in başından beri görülmeyen seviyelere ulaştı.
Dahası, ilk defa bazı kripto hedge fon’ları hem Bitcoin hem de Ethereum’da sıfır pozisyonda olduklarını bildiriyor. Oysa bu iki varlık, kurumsal kripto portföylerinin çekirdeğini oluşturuyordu. Bu durum profesyonel para yöneticileri arasında dijital varlık stratejilerinde köklü bir yeniden değerlendirmeye işaret ediyor.
Analist bu defansif yaklaşımın sebeplerini şu şekilde sıraladı:
- Düşük ödül/riske oranı: Bitcoin ve Ethereum’da yukarı yön potansiyeli, volatilite ve aşağı yönlü risklere kıyasla zayıf kalıyor. Bu da genel risk ayarlı getiri profilini olumsuz etkiliyor.
- Karlı olmayan basis trade fırsatı: Basis trade çoğunlukla spot BTC alıp vadeli işlemlerde (BTC vadeli işlemler) kısa pozisyon almak üzerine kurulu. Ancak fonlama oranı daralınca ve vadeli fiyat primi azalınca, arbitraj getirisi cazibesini kaybediyor.
- Kripto bağlantılı hisselere yönelim: Bir miktar sermaye, dolaylı kripto pozisyonu sunan halka açık şirket hisselerine kaydı.
- Belirsiz makroekonomik ortam: Enflasyonun seyri, faiz oranları ve jeopolitik riskler dijital varlıklarda risk iştahını olumsuz etkiliyor.
Kurumların talebindeki yavaşlama, spot Bitcoin kripto para borsası yatırım fonları (ETF’ler) giriş-çıkışlarında da net bir şekilde görülüyor. BeInCrypto’nun aktardığına göre 2026 yılı başından bu yana, bu fon’lardan yaklaşık 4,5 milyar dolar çıktı kaydedildi.
Bunun etkisi yılın ilk ve üçüncü haftasında sadece 1,8 milyar dolarlık girişle kısmen telafi edilebildi. Ayrıca ekim ayında görülen rekor seviyeden bu yana, spot Bitcoin ETF’lerinde toplamda 100.000’den fazla BTC düşüş yaşandı.
Fiyat baskısı kurumsal kripto sahipleri ve madenciler üzerinde de hissediliyor. Son dönemde Bitcoin madencisi Bitdeer, azalan madenci karlılıkları nedeniyle elindeki tüm BTC’yi sattı.
Matrixport’un yeni raporu, sinyallerin ilk olarak 2025’in sonlarında geldiğine dikkat çekiyor. O dönemde fiyatlarda tırmanış yaşanırken CME Group’taki Bitcoin vadeli işlem pozisyonları, tipik olarak böyle yükselişlerde görülen seviyelerin çok altında kaldı.
Bu ayrışma, yaşanan rallinin yeni kurumsal fon girişlerine değil başka dinamiklere bağlı olarak gerçekleştiğini ve kurumsal yatırımcılardaki kararlılığın 2026 başından önce zayıfladığını gösteriyor.
Bitcoin’ın “Kimlik Krizi” Derinleşiyor
Bitcoin’den uzaklaşma süreci hızlanırken Bloomberg, dünyanın en büyük kripto parasının yaklaşık 1 trilyon dolarlık bir “kimlik krizi” yaşadığını ve son zirvesinin %40’tan daha fazla altında işlem gördüğünü öne çıkardı.
Bloomberg şöyle belirtti: ‘Washington hiç bu kadar destekleyici olmamıştı. Kurumsal benimseme hiç bu kadar derinleşmemişti… Yani bu kripto çağına damgasını vuran mücadele fiyat meselesi değil, amaç meselesi. Ve bu satış dalgası, Bitcoin’in yükselişte olduğu dönemlerde düşünülmeyen bir soruyu gündeme getiriyor: Eğer en iyi hedge en iyi ödeme altyapısı veya en iyi spekülasyon aracı değilse, tam olarak ne işe yarıyor?’ dedi.
Buradaki ana problem şu: Bitcoin’in üç ana anlatısı aynı anda baskı altında.
- Dijital altın (makro hedge)
- Ödeme altyapısı
- Spekülatif varlık
Yakın dönemdeki makro belirsizlikte yatırımcılar, güvenli liman geleneksel varlıklara yöneldi. Altın odaklı ETF’lere güçlü girişler olurken, Bitcoin yatırım ürünlerinde ise para çıkışı görüldü. Bu ayrışma, Bitcoin’in enflasyona ya da jeopolitik şoklara karşı sağlam bir hedge olup olmadığı konusunda soru işaretleri yarattı.
Ödeme alanında ise stablecoin’ler sınır ötesi transferler ve dolara endeksli işlemler için daha pratik bir çözüm olarak ön plana çıkıyor.
Securitize isimli tokenize platformunun kurucu ortağı ve CEO’su Carlos Domingo Bloomberg’e şöyle dedi: ‘Açıkçası stablecoin aktivitesi, Ethereum veya diğer blockchain’lerdeki hareketlerle doğrudan ilişkili. Stablecoin’ler ödemeler için kullanılıyor. Bugün kimse Bitcoin’i bir ödeme aracı olarak görmüyor’ dedi.
Aynı zamanda bazı bireysel spekülasyonlar ise prediction market’ler üzerinden, olaya dayalı kontratlara kaydı.
TMX VettaFi’de sektör ve endüstri araştırmaları başkanı Roxanna Islam şu değerlendirmede bulundu: ‘Tahmin piyasaları, kriptonun spekülatif doğasından keyif alan DIY yatırımcıları için yeni gözde trend haline geliyor. Bu durum, kriptoya olan genel ilgiyi azaltabilir. Ayrıca, piyasada daha uzun vadeli ve ciddi yatırımcıların ağırlık kazanmasına da yol açabilir’ dedi.
Sermaye yavaş yavaş çekilirken Bitcoin’in önümüzdeki dönemdeki kaderi, değişen finansal ortamda değer önerisini tekrar tanımlayıp tanımlayamayacağına bağlı olacak gibi görünüyor.