Bitcoin (BTC) için kuantum güvenliği alanında çalışan altı isim, aralarında Casa kurucu ortağı Jameson Lopp’un da bulunduğu bir ekip olarak BIP-361’i yayımladı. Bu teklif, eski ECDSA/Schnorr imzalarını kullanımdan kaldırmayı hedefliyor.
“Post Quantum Migration and Legacy Signature Sunset” başlıklı taslak teklif, kuantum güvenliğini “özel bir teşvik mekanizmasına” dönüştüren üç aşamalı bir yol haritası sunuyor.
BIP-361 Nedir, Hangi Amaçla Hazırlandı?
BIP-361, BIP-360 üzerine inşa ediliyor. BIP-360 ile Pay-to-Merkle-Root (P2MR) adlı kuantuma dirençli bir output tipi tanıtılmıştı. Böylece Bitcoin’in güvenlik modelindeki ciddi bir açığı ele alıyor.
Son tahminlere göre toplam Bitcoin’lerin %34’ünden fazlası kuantum riskine açık adreslerde tutuluyor. Çünkü bu adreslerin public key’leri zincir üstünde zaten paylaşıldı, yani yeterince güçlü bir kuantum bilgisayara sahip bir saldırgan bu UTXO’ları ele geçirebilir.
Satoshi Nakamoto’ya ait olduğu düşünülen yaklaşık 1 milyon BTC de kuantum tehdidine maruz kalan adresler arasında.
YouTube kanalımıza abone olun ve liderlerin, gazetecilerin uzman analizlerini takip edin
Bu risk, tespit zorluğu nedeniyle daha da büyüyor. Yazarlar, Q-Günü’nün olduktan çok sonra anlaşılabileceği uyarısında bulunuyor. Çünkü saldırganlar yeteneklerini gizlemek için zincir üstünde işlem yayınlamayarak uzun süre tespit edilemeyebilir.
BIP-361’i hazırlayan ekip şöyle belirtti: ‘Kuantum tabanlı bir saldırı öncesinde saldırganın niyetini bilmek imkansızdır. Ekonomik motivasyonla hareket eden bir saldırgan, yakalanmamak için mümkün olduğunca uzun süre gizli kalmaya çalışacaktır. Kötü niyetli bir saldırgansa mümkün olduğunca fazla değeri yok etmeye çalışır’ dedi.
Yakın zamanda yapılan araştırmalar bu aciliyet duygusunu güçlendirdi. Mart 2026’da, Google Quantum AI’ın yayımladığı bir çalışma eliptik eğri kriptografisinin önceki hesaplamalara kıyasla çok daha az kaynakla kırılabileceğini ortaya koydu.
Ayrıca Caltech ve Oratomic’in hazırladığı bir başka çalışma Shor’un algoritmasının kriptografi açısından kritik seviyede, yalnızca 10.000 qubit ile uygulanabileceğini gösterdi. Bu bulgu, güvenilir kuantum tehdidi için varsayılan zaman çizelgesini ciddi şekilde öne çekiyor.
X hesabımızı takip edin en güncel gelişmeleri anında öğrenin
Kuantum Göçünün Üç Aşaması Ne?
Teklif, geçişin üç ayrı aşamada yapılmasını öneriyor. Aşama A, aktivasyondan yaklaşık üç yıl (160.000 blok) sonra başlıyor ve bu noktadan itibaren kuantum riskine açık adreslere gönderim tamamen engelleniyor. Kullanıcılar, belirli bir göç döneminde kuantuma dayanıklı adres tipine geçmeye zorlanıyor.
Aşama B ise Aşama A’dan yaklaşık iki yıl sonra başlıyor. O andan itibaren tüm ECDSA ile Schnorr imzasına dayalı işlemleri node’lar kabul etmiyor. Bu adreslerdeki varlıklar kalıcı olarak harcanamaz hale geliyor.
Olası bir C Aşaması ise, BIP-39 seed phrase’iyle bağlantılı zero-knowledge proof üzerinden kullanıcıların donmuş coin’lerini kurtarmasını sağlayabilir. Ancak bu aşamanın ne zaman olacağı belli değil. Henüz topluluk görüşü alınacak ve fazlasıyla araştırılması gerekiyor.
BIP, yaklaşımını coin sahiplerinin harekete geçmesini sağlayacak özel bir teşvik olarak çerçeveliyor.
BIP-361’de şu cümleye yer verildi: ‘Yükseltme yapmazsanız varlıklarınıza erişmek için ekstra engellerle karşılaşırsınız. Önceden belirsiz olan bir durum kesinliğe kavuşmuş olur’ ifadeleri kullanıldı.
Teklif sahipleri, bu öneriyi Bitcoin ağını olası kuantum dönemi tehditlerine karşı koruyan savunmacı bir hamle olarak tanımlıyor. Ayrıca Satoshi Nakamoto’nun bir sözünü de hatırlattılar.
Satoshi Nakamoto bir zamanlar kaybolan coin’lerin elde kalan coin’lerin değerini artırdığını ve bunun “herkese bağış” anlamına geldiğini söylemişti. Bu mantıktan yola çıkan teklif sahipleri, kuantum yöntemlerle kurtarılan coin’lerin ise tam tersi bir etki yaratacağını savunuyor.





