World Liberty Financial (WLFI), yeni bir yönetim önerisi ile karşımızda: Eğer token sahipleri ellerindeki kilitsiz token’ları en az 180 gün boyunca kilitlemeyi kabul etmezse bu token’ların oy kullanma hakkı elinden alınacak.
Kilitsiz token’lar, yatırımcıların elindeki tek likit varlıkları temsil ediyor.
World Liberty Financial’ın Yönetim Çıkmazı
Oylama 5 Mart’ta başladı, 13 Mart’ta sona eriyor: Yani sadece dört gün kaldı. Hafta sonu itibarıyla, katılan token sahiplerinin yüzde %99’undan fazlası öneriye ‘evet’ dedi. Ancak yaklaşık 100 milyar toplam arzın yalnızca yüzde %1’i oy kullandı.
WLFI, ekim 2024 ile mart 2025 arasında düzenlenen token satışlarıyla 550 milyon dolardan fazla fon topladı. Erken dönem yatırımcılar token başına 0,05 ila 0,15 dolar arasında ödeme yaptı.
Bugün itibarıyla token, 0,099 dolar civarında işlem görüyor ve işlem görmeye başlayan kısmından bu yana değerinin %50’sinden fazlasını kaybetmiş durumda.
Dış yatırımcıların elindeki token’ların yüzde %80’e kadarı halen kilitli ve serbest bırakılacağı tarihe ilişkin hiçbir bilgi paylaşılmadı. Öneri, serbestçe alınıp satılabilen kalan yüzde %20’yi hedefliyor.
Plana göre, bu kilitsiz token’lar en az 180 gün boyunca stake edilmedikçe yönetişim hakkı kaybolacak. Stake edenler ise yıllık yüzde %2 getiri elde edecek. Bu ödül WLFI ile ödenecek ve oranı proje ekibi değiştirebilecek.
Bu oyların etkileyeceği yönetişim kararlarından biri de kilitli yüzde %80’lik token’ın ne zaman serbest bırakılacağı konusu.
Geleneksel finans medya kuruluşu Bloomberg’e konuşan Generative Ventures’ın yönetici ortağı Lex Sokolin şu değerlendirmeyi yaptı: ‘Bir projede token kilitlerinin ne zaman açılacağına dair süre vermemek alışılmadık bir durum; bu tarihler genellikle token lansmanında önceden belirlenir. Şeffaflığın en önemli olması gereken konulardan biri de budur’ dedi.
Yatırımcılar İkiye Bölündü Balina’lar Avantajlı
Token sahibi AirdropAlert.com’un kurucusu Morten Christensen bu öneriye karşı oy kullanacağını söyledi.
Morten Christensen, ‘WLFI’de yatırımcılar gözleri bağlı şekilde girdiler’ yorumunda bulundu.
Christensen ayrıca staking’in token değerini baskıladığını savundu. Çünkü katılımcılar genellikle stake etmek için token alırken aynı zamanda aynı miktarı kısa pozisyon açarak satış baskısı oluşturuyor.
Öneride ayrıca en az 50 milyon WLFI stake edenlere, doğrudan proje ekibiyle ortaklık görüşmesi imkanı sağlanıyor.
Eleştirmenler, bu maddenin büyük sahipleri küçük yatırımcıların önüne geçirdiğini ve iki katmanlı bir yapı oluşturduğunu söylüyor.
DWF Labs’in yönetici ortağı Andrei Grachev, geçen yıl 25 milyon dolar değerinde WLFI token’ı satın aldıklarını belirterek, token’lar likit hale gelene kadar ek bir pozisyon açma planları olmadığını doğruladı.
Bloomberg’in aktardığına göre Grachev, ‘Hala WLFI coin’leri tutuyoruz fakat bu coin’lerin kilitleri açık değil, likit hale gelene kadar daha fazla yatırım planımız yok’ dedi.
Proje ekibi öneriyi 5 Mart’ta savundu. Ekibe göre yönetim kararlarında, kısa vadeli trader’lardan ziyade ekosistemin uzun vadeli vizyonuna inanan katılımcıların sözü geçmeli.
Destekçiler Ne Diyor
Yine de herkes olumsuz bakmıyor. Bazı destekleyiciler, WLFI’nin kamuya açık tartışmanın ötesinde önemli bir altyapı kurduğunu savunuyor.
Yandaşlar, ABD’de ulusal banka lisansı başvurusu planları, kurumsal erişim için zincirler arası altyapı geliştirilmesi ve kullanıcıların halihazırda varlık yatırıp borç alabildiği aktif bir lending piyasasını işaret ediyor.
Sonuç olarak bu yönetişim oylaması, yatırımcı endişelerini giderebilir de, daha da derinleştirebilir de. Bu tamamen sonraki gelişmelere bağlı.
Özellikle de ekip, 12 Mart’taki son tarih öncesinde bir kilit açma takvimi yayınlar mı, yayınlamaz mı… bekleyip göreceğiz.