İran saldırısının ardından Körfez’de bilgi akışları şekillenmeye devam ederken, bu hafta X (Twitter) platformunda BAE ile ilgili iddialar dalga dalga yayıldı.
Paylaşımlar, hayali bir Sharjah ayrılık iddiasından Dubai’nin kalıcı jeopolitik risklerle karşı karşıya olduğu yönündeki görüşlere kadar geniş bir yelpazede kendine yer buldu.
BAE Anayasası Emirliklerin Ayrılmasını Yasaklıyor
1971’de kabul edilen BAE Anayasası, yedi emirlikten hiçbirinin federasyondan ayrılmasına izin vermiyor. Anayasa’nın 4. maddesi, ayrılmayı ya da toprak devrini açıkça yasaklıyor.
Sharjah’ın hükümdarı Şeyh Dr. Sultan bin Muhammad Al Qasimi, BAE’nin bütünlüğüne bağlılığını defalarca vurguladı. Bu tutumunu son olarak Nisan 2026’da yeniden dile getirdi.
Somali, Suudi Arabistan ve Türkiye dışişleri bakanlıklarından da bu iddiaya ilişkin herhangi bir açıklama gelmedi. Ancak yayılan paylaşımlarda söz konusu üç ülkenin bu iddiayı desteklediği öne sürüldü.
İran Saldırısı Sonrası BAE İçin Risk Algısı Büyüyor
İran’a ait füze ve drone saldırıları 2026 Nisan başında Körfez genelindeki hedefleri vurdu. Bölgesel çatışma, Sharjah ve çevresinde de enkaz olaylarına sebep oldu.
Bu ortamda, ABD-İsrail-İran arasındaki gerilimin Dubai için kalıcı bir jeopolitik risk olarak devam ettiğine dair pek çok iddia dolaşıyor. Kullanıcılar, mevcut istikrarın ‘yüzeyde’ görünen bir durum olduğunu, ancak risklerin devam ettiğini söylüyor.
Makro analist Nishaant Bhardwaj şu değerlendirmede bulundu: ‘Ciddi jeopolitik uzmanların çoğu bu yöne işaret ediyor… Endişe yersiz değil… İlk kez, Dubai ve Birleşik Arap Emirlikleri, ABD, İsrail ve İran arasında tek bir yanlış adımın artık teorik değil, anında ve doğrudan bir tehdit oluşturduğu sürekli bir jeopolitik baskı altında oturuyorlar’ dedi.
Önümüzdeki günlerde bu iddia kümesinin sönüp sönmeyeceği ya da daha fazla yankı bulup bulmayacağı netlik kazanacak. Şu ana kadar iddianın merkezindeki ayrılık teması için doğrulanmış bir kaynak yok.





