Litecoin (LTC) kurucusu Charlie Lee, Satoshi Nakamoto’ya atfedilen yaklaşık 1,1 milyon Bitcoin’in (BTC) kuantum bilgisayar saldırılarına karşı savunmasız olduğunu söylüyor.
Bu uyarı, Bitcoin’in merkeziyetsiz topluluğu için rahatsız edici bir yönetişim ikilemini gündeme getiriyor. Eğer Satoshi artık hayatta değilse ya da ulaşılmazsa, kimse bu coin’leri güvenli bir yere taşıyamaz ve coin’lerin dondurulması, Bitcoin’in temel ilkelerinden ödün verilmesi anlamına gelir.
Satoshi’nin Bitcoin’leri Neden “Daha Az Güvenli”?
BeInCrypto’ya konuşan Lee, kuantum bilişimin teoride mevcut şifreleme yöntemlerini kırabileceğini ancak pratikte teknolojinin henüz bu seviyeye ulaşmadığını belirtti. Ancak tehditin sadece kripto paralardan çok daha fazlasını kapsadığını, küresel finans, iletişim gibi altyapıların da risk altında olduğu uyarısında bulundu.
Özellikle kripto paralarda risk çok büyük. Eğer kuantum bilgisayarlar cüzdan şifrelemeyi kırabilirse, herkes başka birinin fonlarına erişip harcayabilir ve bu da tüm kripto para ekosisteminin temelini yıkabilir. Fakat her cüzdan aynı riskle karşı karşıya değil.
“Satoshi’nin elinde olduğu düşünülen 1 milyon Bitcoin. Kimse Satoshi’nin kim olduğunu bilmiyor… Bu coin’ler o kadar iyi korunmuyor. Aslında şu anki coin’lere göre kuantum saldırılarına karşı daha az güvenli” diyen Lee, BeInCrypto’ya şunları ekledi: “Eğer kuantum devreye girerse, ilk olarak bu coin’lerin kırılması olası.”
YouTube kanalımıza abone olun ve liderlerin, gazetecilerin uzman görüşlerini izleyin
Bu savunmasızlık, işlem formatından kaynaklanıyor. Bitcoin’in ilk yıllarında (2009–2010) işlemlerin çoğu, daha sonra gelen Pay-to-Public-Key-Hash (P2PKH) formatı yerine, Pay-to-Public-Key (P2PK) komutlarıyla yapılıyordu.
- P2PK: İşlem çıktısı doğrudan halka açık anahtarı içerir.
- P2PKH: Çıktı, halka açık anahtarın bir hash’ini içerir; gerçek anahtar ancak coin harcanırken ortaya çıkar.
Satoshi’nin adresleri esas olarak eski formatı kullanıyor ve bu da onları olası kuantum saldırılarına karşı savunmasız bırakıyor. Bu hafta yayımlanan ARK Invest ve Unchained raporuna göre yaklaşık 6,9 milyon Bitcoin, gelecekteki kuantum tehditlerine karşı risk altında. Bunların yaklaşık 1,7 milyonu ise P2PK gibi erken adres formatlarında yer alıyor ve kayıp olduğu düşünülüyor.
Yönetim Kabusu
Lee, sorunun sadece şifreleme ile sınırlı kalmadığını, çok daha derinlerde bir problem olduğunu vurguladı. Bitcoin topluluğu kuantum güvenli cüzdanlar geliştirse ve devreye alsa bile, Satoshi’nin coin’leriyle ilgili ne yapılması gerektiği sorusu hâlâ ortada duruyor.
Eğer Satoshi öldüyse ya da artık ortada yoksa, Lee’nin deyimiyle bu coin’ler ilk kim yeterince güçlü bir kuantum bilgisayar yaparsa onun için “açık av” haline geliyor. Bu durumun, 1 milyon Bitcoin’in piyasaya topluca satılması gibi “korkutucu bir senaryo” yaratabileceğini belirtti.
“O adreslerden harcama yapılmasını engellemek için Bitcoin’i değiştirecek miyiz? Yoksa coin’leri mi taşıyacağız? Yoksa hiç dokunmayacak mıyız?” diyen Lee şöyle devam etti: “Eğer tam merkeziyetsiz ise, kimsenin o coin’lere dokunmaması gerekir.”
Bu felsefi gerilim şimdiden Bitcoin topluluğunda tartışmalara yol açtı. Son dönemde CryptoQuant CEO’su Ki Young Ju bu konuyu X’te tekrar gündeme getirdi ve Bitcoin’in olası kuantum dirençli bir güncellemeyle zorlu bir tercihle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.
Ona göre, bu durumda Satoshi Nakamoto’ya ait olduğu düşünülen BTC’lerin yanı sıra eski cüzdanlardaki milyonlarca coin’in de dondurulması gerekebilir.
En son haberler için X’te bizi takip edin
Bu arada Bitwise Asset Management Avrupa Araştırma Başkanı André Dragosch, ağda kimseye istemediği bir güncellemenin zorla uygulanmaması gerektiğini savundu.
Kuantum Tehdidi Uzakta, Tartışma Şimdi Başladı
Mevcut kuantum donanımı, Bitcoin’in kriptografisini kırmaktan çok uzak. ARK Invest’in raporuna göre Bitcoin’in Eliptik Eğri Kriptografisi’ni (ECC) kırmak için en az 2.330 mantıksal kubit ve onlarca milyon ile milyarlarca kuantum kapısı gerekiyor. Bugünün yüz kubit’lik sistemleriyle kıyaslandığında bu, daha alınacak çok yol olduğu anlamına geliyor.
Ancak kurumsal dünya şimdiden bu riski fiyatlamaya başladı. Jefferies stratejisti Christopher Wood yılın başında portföyün amiral gemisinden %10’luk Bitcoin tahsisini kuantum tehditlerini gerekçe göstererek çıkardı.
Shark Tank yatırımcısı Kevin O’Leary ise yakın zamanda kurumların Bitcoin pozisyonlarını benzer endişeler nedeniyle sınırladığını belirtti. Yani dolaylı etki şimdiden belli olurken konuyla ilgili uzlaşmaya varmak pek de kolay görünmüyor.
‘Sırf değişiklik olsun diye değişiklik istemiyorlar. Eğer kuantum güvenliği sağlanacaksa, bunun gerçekten gerekli olduğuna herkesin ikna olması gerekir’ dedi Lee, BeInCrypto’ya konuşurken.
Litecoin’in daha küçük bir ağ olarak yeniliğe daha açık olduğunu da ekledi.
‘Muhtemelen Litecoin’de yeni şeyleri daha hızlı hayata geçirir ve test ederiz. Eğer Litecoin’de işe yararsa, Bitcoin’de de işe yarar çünkü iki coin birbirine çok benzer’ dedi.
Şu anda Satoshi’nin cüzdanlarındaki 1.1 milyon BTC, 10 yılı aşkın süredir olduğu gibi hala hareketsiz duruyor. Ancak zaman daralıyor: Bitcoin’in kimliğini belirleyecek kritik bir karar gündemde. Ya bu coin’ler için merkeziyetsizlikten ödün verilecek ya da prensiplerden taviz vermeden bunları sonsuza dek kaybetme riski göze alınacak.