Robinhood, bireysel yatırımcıların özel şirket sepetlerine erişmesini sağlayacak yeni bir fon başlatmayı planladığını duyuruyor. Bu girişim, sermaye piyasalarındaki süregelen eşitsizlikleri çözmeye yönelik bir adım olarak öne çıkıyor.
Ancak fonun yapısı, birçok kişi tarafından ilk coin arzı (ICO) dönemine benzetiliyor. Fon regüle edilecek olsa da birçok önemli risk barındırıyor.
Özel Piyasaların Bireysel Yatırımcılara Açılması
Robinhood salı günü resmen Robinhood Ventures Fund I (RVI) fonunu duyurdu, bu fonun önümüzdeki haftalarda New York Menkul Kıymetler Borsası’nda (NYSE) RVI koduyla halka açılması bekleniyor. Detayları buradan inceleyebilirsiniz.
SponsoredBu fon, Revolut dahil olmak üzere Oura, Ramp, Databricks, Airwallex, Mercor ve Boom gibi çeşitli özel şirketlere pozisyon alma imkanı sunacak. Robinhood, zaman içinde portföyünü genişletmeyi ve Stripe gibi daha fazla özel şirketi de eklemeyi planlıyor.
Basın bültenine göre müşteriler, Robinhood üzerinden RVI’nın halka arz (IPO) hisselerine bir adet için 25 dolar fiyatla talepte bulunabilecekler.
Birçok geleneksel özel piyasa fonundan farklı olarak RVI, akreditasyon şartı veya asgari yatırım tutarı olmadan geniş bir yatırımcı kitlesine açık şekilde yapılandırılıyor. Fon yönetim ücreti alacak fakat performans ücreti uygulanmayacak. Hisselerin günlük işlem likiditesine sahip olması bekleniyor ancak bu durum piyasa koşullarına bağlı olacak.
Robinhood CEO’su Vlad Tenev, ‘Özel piyasalara erişimi açmak, bugün sermaye piyasalarındaki en büyük eşitsizliklerden birini çözecek ve Robinhood Ventures Fund I ile bu fırsatları herkesin kullanımına sunacağımız için heyecanlıyız’ dedi.
Ancak bu gelişme, yatırımcıların özel şirketlere dolaylı yoldan yatırım yaparken karşı karşıya kalacağı risklere dair şüpheleri artırdı. Kripto para piyasasındaki deneyimli yatırımcılar için ise fonun yapısı, ICO patlaması dönemindeki dinamikleri anımsatıyor.
Sponsored Sponsoredİlk Coin Arzı (ICO) Çöküşünden Çıkarılan Dersler
RVI, bireysel yatırımcılara, geçmişte çoğunlukla kurumsal sermayenin hakim olduğu özel büyüme şirketlerine yatırım imkanı veriyor. Fon, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) kayıtlı, borsada işlem gören bir yatırım aracı ve mevcut menkul kıymet yasalarına uygun olarak faaliyet gösteriyor.
Ancak fonun portföyündeki özel şirketlerin değerlemesi piyasada sürekli işlem gören fiyatlarla değil, seyrek yapılan fonlama turlarıyla belirleniyor. Şirketlerin bildirilen değeri, yeni bir fonlama gerçekleşene kadar piyasa şartlarındaki değişimi tam olarak yansıtmayabilir.
RVI ayrıca kapalı uçlu bir fon olarak yapılandırılmış durumda, yani yatırımcılar hisselerini garanti edilen bir fiyattan fonun kendisine satamıyor. Bunun yerine hisseler borsada alınıp satılıyor ve fiyatlar fonun sahip olduğu şirketlerin gerçek değerinin üzerine çıkabileceği gibi altına da düşebiliyor.
Sonuç olarak yatırımcılar iki kat belirsizliğe maruz kalıyor: temeldeki özel şirketlerin değerlemesi ve fonun borsadaki fiyatı. Kaldıraç kullanımı ise hem kazançları artırabilir hem de piyasa stresi sırasında kayıpları büyütebilir.
Bu tür yapısal riskler, en net olarak 2017 ile 2021 arasındaki ICO’ların hızla yaygınlaştığı dönemde gözlemlenmişti.
O dönemde bireysel yatırımcılar, değerleme ve likidite takvimi net olmamasına rağmen, çoğunlukla gelecek odaklı anlatılarla erken aşama projelere doğrudan yatırım yapabilmişti.
2018 yılı itibarıyla birçok ICO tabanlı proje geçerli bir ürün veya sürdürülebilir gelir modeli sunmakta başarısız oldu. Spekülatif talep azalınca token fiyatları çöktü, regülatörlerin baskısı da artınca milyarlarca dolar silindi ve bireysel yatırımcılar ciddi zararla karşılaştı.
Bu süreçte açıklama eksiklikleri, bilgi asimetrisi ve fazlasıyla iyimser büyüme varsayımları gibi zaaflar ortaya çıktı. Bazı projeler zamanla meşru bir ağa dönüşse de geniş çerçevede ICO dönemi, aşırı değerlemeler ve dengesiz risk dağılımıyla anılır oldu.
Elbette bu yapı RVI’yı doğrudan bir ICO’ya denk yapmıyor. Fakat karşılaştırmaların neden ortaya çıktığını anlamamıza yardımcı oluyor.
Yüksek Değerlemeler Kazanç Potansiyelini Nasıl Kısıtlar?
Her iki senaryoda da bireysel yatırımcılar, eskiden çoğunlukla kurumlara özgü yüksek büyüme fırsatlarına erişebiliyor fakat değerleme ve çıkış takvimi konularında şeffaflık hala kısıtlı.
Eleştirmenlerin öne çıkardığı en önemli endişe, regülasyon değil, riskin paylaştırılış biçimi.
Sponsored SponsoredErişim imkanı genişlediğinde, sürekli fiyat keşfi veya garanti edilen bir likidite olmadığında, yatırımcılar uzun süreli sermaye kilidi, ani değerleme revizyonları veya yüksek giriş fiyatlarına maruz kalabiliyor.
Kimi şüpheciler, fonun özellikle öne çıkardığı şirketlere de dikkat çekiyor. RVI portföyünde yer alan Stripe, Databricks ve Revolut gibi şirketler yakın zamanda sırasıyla 140 milyar dolar, 134 milyar dolar ve 75 milyar dolar değerlemeyle fonlama buldu.
Halihazırda yüksek değerlere ulaşan şirketler odak noktasına alınırsa, ileride güçlü getiri için alan daha dar olabilir. Ayrıca, özel piyasalardaki şartlar zayıflarsa, fiyat düşüşü riski de artabilir.
Bazı uzmanlar ise geleneksel girişim sermayesi stratejilerinin genellikle daha erken aşama ve düşük değerlemeli fırsatları hedeflediğine dikkat çekiyor. Burada potansiyel büyüme asimetrisi çok daha fazla oluyor.
Bu bakış açısına göre, eleştirmenler tartışmayı erişimden çok zamana kaydırıyor: Bireysel yatırımcılar özel şirket hisselerine, asıl büyüme yaşanmadan önce değil de, değerlemeler zaten zirveye çıktıktan sonra girmiş oluyor.