Hürmüz Boğazı’ndaki artan gerilimler, kripto trader’larını bir kez daha sadece blockchain temellerine bakmakla kalmayıp küresel makro riskleri de dikkate almaya zorluyor.
Dünyadaki petrol arzının yaklaşık %20’si her gün İran ve Umman arasındaki bu dar deniz yolundan geçiyor. Şu ana kadar tam bir kapanma doğrulanmasa da, bölgede tırmanan askeri hareketlilik, savaş riski sigorta primlerini şimdiden ciddi oranda yukarı taşıdı.
Petrol, Getiri ve 2 trilyon Dolar likidite: Kripto para ilk çöken olabilir mi?
Petrol tankerlerinin sigorta primleri %50’yi aşan bir sıçrama yaptı. 100 milyon dolarlık bir gemi için sigorta maliyeti ise yaklaşık 250.000 dolardan 375.000 dolara yükseldi.
Hemen bir ablukadan söz edilmese bile, sadece sevkiyat riskindeki bu artış bile arz şoku korkularını körükledi. Bazı analistlere göre, böyle bir senaryoda ham petrol fiyatı varil başına 120-130 dolar düzeylerine çıkabilir.
Analist 0xNobler şöyle yazdı: ‘Tahminlere göre ham petrol 120-130 dolar bandına sıçrayabilir’ dedi.
Kripto para piyasası için bu gelişmenin etkisi enerjiyle sınırlı kalmıyor.
Enflasyondan Likiditeye Geçiş
Böyle sert bir petrol sıçraması, piyasaların faiz indirimi umutlarını fiyatladığı bir dönemde, enflasyon beklentilerini yeniden alevlendirebilir.
Daha yüksek ham petrol fiyatları doğrudan ulaşım, imalat ve tüketim malı maliyetlerine yansıyor ve bu da küresel TÜFE verileri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
BeInCrypto’ya e-posta gönderen 21Shares Makro Bölüm Başkanı Stephen Coltman şu yorumu yaptı: ‘Savaşlar genellikle enflasyonu tetikler, emtia fiyatlarını yükseltir ve bütçe açıklarını büyütür. Nitekim ilk anda çatışmayla birlikte Bitcoin’de ani satış yaşansa da, hafta sonu fiyatların toparlanmaya başlaması mantıklı; çünkü Bitcoin aynı zamanda yüksek enflasyon beklentisinden de fayda sağlıyor’ dedi.
Eğer enflasyon beklentisi yükselirse, ABD Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere merkez bankaları beklenen faiz indirimlerini erteleyebilir ya da kısıtlayabilir. Bu yeni fiyatlama Hazine tahvil getirilerini yukarıya taşıyacaktır.
İşte kripto piyasası riskleri tam da burada başlıyor.
Getirilerin yükselmesi, küresel likidite koşullarını sıkılaştırır. Devlet tahvilleri daha cazip hale geldiğinde, sermaye sıklıkla spekülatif varlıklardan çıkar. Eğer getiriler enflasyon korkusuyla ciddi şekilde artarsa, tahvil ve hisse piyasalarındaki trilyonlarca dolar değerindeki faiz hassasiyeti yüksek sermaye yeniden fiyatlanabilir.
Bitcoin geçmişte sıkılaşma döngülerinde yüksek beta’lı likidite varlığı olarak hareket etti. Gerçek getirilerin yükseldiği önceki dönemlerde, kaldıraç çözülürken ve fonlama maliyetleri artarken dijital varlık’lar zayıf seyretmişti.
Yani kripto, düşüş için büyük bir jeopolitik felaket beklemiyor. Likiditenin daralması yeterli oluyor.
Sosyal Medya Uyarıları Volatiliteyi Artırıyor
Birçok önde gelen kripto para yorumcusu, yeni bir volatilite dalgası konusunda uyarıda bulunuyor. DeFiTracer ve 0xNobler gibi hesaplar, Hürmüz Boğazı’ndaki tabloyu makroda olası bir ‘dönüm noktası’ olarak çizerken, olası zincirleme etkileri şu şekilde özetledi:
‘Petrol yükselir → enflasyon yukarı → faiz indirimi yok → getiriler artar → likidite sıkılaşır.’
Bu arada Merlijn the Trader olası bir ikinci riskten bahsediyor. Analist, “ucuz Bitcoin madenciliği merkezi” olarak gösterilen İran’daki enerji altyapısının sekteye uğraması halinde hash oranında sert bir şok yaşanabileceğine dikkat çekiyor.
Her ne kadar bu anlatı şimdilik spekülatif olsa da, böylesi görüşler arz dinamikleri ve ağ istikrarı hakkında belirsizliği artırıyor.
Elbette her siyasi aktör aynı ölçüde endişeli değil. Eski ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı hakkında ‘endişeli olmadığını’ açıkladı.
Ancak piyasalar, siyasi söylemlerden çok tahvil getirilerine doğrudan tepki vermesiyle biliniyor.
Kripto Para’nın Kaldıraç Azaltma Riski
Kripto türev piyasalarının yapısı ise kırılganlığı bir kat daha artırıyor. Yatırımcılar fiyatlar yatay seyrettiğinde kaldıraçlı pozisyonlara daha fazla yükleniyor ve ani makro şoklarda ardı ardına tasfiyeler yaşanabiliyor.
Petrol fiyatı ile beraber Hazine getirileri sıçrarsa, hem Bitcoin’de hem de altcoin’lerde kaldıraçlı pozisyonlar hızla çözülme riskiyle karşı karşıya kalır.
Küçük ölçekli hisseler, hızlı büyüyen teknoloji şirketleri ve kripto paralar gibi yüksek riskli varlıklar, likidite daralmasında ilk baskıyı hissediyor.
Kripto piyasasının geleneksel piyasalardan farklı yanı ise 7 gün 24 saat işlem görmesi: Yani fiyatların ani ve beklenmedik tepkiler üretmesi kaçınılmaz.
Bu yüzden trader’lar zaten bir süredir petrol vadeli işlemleri ve tahvil piyasalarını yakından izliyor. Geçici bir sakinleşme senaryosu, petrol fiyatlarını toparlayabilir ve iştahı yeniden canlandırabilir.
Ancak süren bir kriz, ilk başta enerji şoku gibi görünse de zamanla küresel çapta bir likidite şokuna dönüşebilir.
Pazartesi gününden itibaren başlayacak seanslar, bu gelişmenin küçük bir jeopolitik gürültü olarak mı kalacağını yoksa kripto piyasasında yeni bir makro kaynaklı satış dalgası mı yaratacağını gösterecek.