Geri dön

Liquidity Summit 2026: Kurumsal Liderler Kripto Altyapısını Tartışıyor

Google’da bizi tercih edin
author avatar

Tarafından yazıldı
Alevtina Labyuk

editor avatar

Tarafından güncellendi
Shilpa Lama

02 Mart 2026 14:29 TRT

Son yıllarda kripto ve blockchain sektörü, kurumsal benimsemenin her şeyi nasıl değiştirdiğine tanıklık ediyor. Artık soru, blockchain teknolojisinin işe yarayıp yaramadığı değil. Asıl mesele: Altındaki altyapı, sert piyasa hareketlerinde, likiditenin parçalandığı ya da sistemlerin çöktüğü zamanlarda kurumsal baskıya dayanabilecek mi?

2025’te BlackRock’ın IBIT’i, toplam net girişlerde 40 milyar dolar eşiğini aştı. Tokenize ABD Hazineleri’nin piyasa değeri mart ayında 5 milyar dolar sınırını geçerken ekim ayında 8 milyar doların üzerine çıktı. Aynı dönemde JPMorgan, aralık ayında Solana üzerinde 50 milyon dolarlık tarihi bir kısa vadeli tahvil ihracına imza attı. Goldman Sachs ile BNY Mellon ise tokenize para piyasası fonlarını başlattı.

Teknolojinin yönü artık belli oldu. Şimdi işin zor kısmı başlıyor: Saklama mimarisi, regülasyonlara uyumluluk, mevcut sistemlerle entegrasyon ve ancak istikrarla oluşabilen kurumsal güven.

Hong Kong’daki Liquidity Summit 2026’da düzenlenen ‘Dijital Varlık Ekonomisinin Kurumsal Altyapısı Nasıl Kurulur?’ panelinde, bu kritik soruların yanıtı doğrudan sektörün önde gelen isimlerine yöneltildi.

BeInCrypto Stratejik Ortaklıklar Direktörü Alevtina Labyuk’un moderatörlüğünde; Kyobo Life Insurance Global Stratejik Ortaklıklar Direktörü Chris Shin, Mirae Asset Securities Dijital Varlık İş Birimi Kıdemli Müdürü Jay Kim, AWS Kıdemli Web3 Çözüm Mimarı Zeng Xin, Futu Holdings Global Dijital Varlık Başkanı Sherry Zhu ve Solana Foundation DeFi Başkanı Ramzy Ali panelde yer aldı.

Tüm panel tartışmasını buradan izleyebilirsiniz:

Sponsorlu
Sponsorlu

Kimsenin Atlayamayacağı Entegrasyon Sorunu

Mirae Asset Securities’ten Jay Kim, işin asıl zorlayıcı kısmı nerede yaşandığını açıkça ortaya koydu. Tartışmanın odağında üç temel sorun var. Öncelik müşteri veri egemenliğinde. Kore ve Hong Kong’da veri koruma yükümlülükleri, müşteri bilgilerinin kamuya açık blockchain’lerde tutulmasını yasal olarak imkansız hale getiriyor. Kim, Mirae’nin burada hibrit bir çözümle ilerlediğini belirtiyor.

Daha detaylı anlattı:

‘Müşterinin çok hassas bilgilerini zincir dışında, tüm işlem verileriyle birlikte korumaya çalışıyoruz. Blockchain ise varlığın kendisinin ve değer transferinin temsili olarak kullanılıyor.’

Saklama konusu ise yapısal olarak daha zor. Geleneksel finans, saklama bankaları ve merkezi saklayıcılar etrafında kurulmuş. Dijital varlıklarda ise özel anahtarların yönetimi gerekiyor. Bu da kurum içinde yeni güvenlik politikalarının oluşmasını ve düzenleyicilere güven veren bir güvenlik anlatısı oluşturmayı zorunlu kılıyor.

Bir de işlem platformları sorunu var. Yüzlerce platform mevcut; bazıları stablecoin ile, bazıları fiat parayla, bazıları ise tamamen zincir üstünde (örneğin Hyperliquid) işlem yapıyor. O likiditeyi bir araya getirmek için her platformun altyapısını ayrı ayrı anlamak gerekiyor.

‘Dengeyi sağlamak gerçekten çok zor’ dedi Kim ve ekledi:

‘Başa çıkmak zorundasınız. Fakat yeniliği ileriye taşımak istiyorsanız yapmak zorunda olduğunuz bir şey bu.’

Kyobo Life Insurance’tan Chris Shin ise kurumsal yapının hantallığına dikkat çekti. Firmasının yanıtı ise daha çok hibrit bir modeli benimsemek olmuş: Önce mevcut sistem dışında bir model oluşturuluyor, dışarıda model ispatlanıyor, ardından o kanıt ile iç paydaşlara ve düzenleyicilere yaklaşmak kolaylaşıyor.

‘Dışarıdan ispatlanmış bir modelimiz olduğunda iç paydaşları ikna etmek çok daha kolay oluyor’ dedi.

Geleneksel Broker’ın Avantajı

Asya’nın en büyük fintech aracı kurum platformlarından biri olan, 28 milyon küresel kullanıcıya sahip Futu Holdings için kriptoya giriş, yetişmek amacıyla değil. Esas mesele, geleneksel oyuncuların özgün sahip olduğu olanakları devreye almak.

Sponsorlu
Sponsorlu

Sherry Zhu bunu iki kelimeyle özetledi: Güven ve kolaylık. Regülasyon lisansları, marka güvenilirliği ve köklü bankacılık ilişkileri, kripto-yerlisi kripto para borsası’ların kolay kolay yakalayamayacağı avantajlar sunuyor. Bankaların kripto işlemlerinde gerçekten fiat akışı sağlaması, göründüğünden daha kritik bir altyapı avantajı yaratıyor.

Daha ayrıntılı açıkladı:

‘Dünya genelinde Hong Kong, Singapur ve ABD’de kripto spot trading başlattık. Geçen yıl Hong Kong’da kripto yatırma ve çekme özelliklerini de devreye aldık. Yani platformumuza kripto yatıran kullanıcılarımız bunları kolayca çekip geleneksel menkul kıymet alımında fon olarak değerlendirebiliyor.’

Zorluklar yok değil. Yetkin insan kaynağı en önemli sıkıntıların başında. Saklama, anahtar yönetimi ve zincir üstü risk yönetimi, çoğu finans profesyonelinin sahip olmadığı yeni beceriler gerektiriyor. O aradaki açığı kapatmak zaman istiyor. Lisans, uyum altyapısı ve çok varlıklı yönetim yetenekleri gibi yapısal avantajları ise kriptodan gelen bir aktörün yakalaması çok kolay değil.

Altyapı: Sürdürülebilirlik Popülerliğin Önünde

Protokol tarafında Solana Foundation’dan Ramzy Ali, kurumsal güvenin istikrara bağlı olduğunu savundu.

Solana, geçen yıl 1,6 trilyon dolar trading hacmi gerçekleştirdi ve 14 milyar doların üzerinde stablecoin likiditesini tek bir Katman 1 blockchain’inde tutmaya devam ediyor. Ali’ye göre, altyapıda asıl önemli olan teorik ölçeklenebilirlikten ziyade kesintisizlik ve işlem güvenilirliği.

‘Sonuç olarak altyapı gereksinimleri hep aynı’ dedi.

Performansın ötesinde, kurumlar regülasyonla uyumlu teknik araçlara ihtiyaç duyuyor. Solana, cüzdan uygunluğunu gizli veri paylaşmadan doğrulayan sıfır bilgi temelli bir onay hizmeti geliştirdi. Ayrıca, işlemlerin doğrudan Katman 1’de gizli biçimde gerçekleştirilebilmesine imkan tanıyan özel bir işlem ortamı sundu.

Bu araçlar, merkezi finans ve merkeziyetsiz altyapı arasında köprü kurmayı hedefliyor ve kurumları mevcut uyum framework’lerinden vazgeçmeye zorlamıyor.

Bu sırada AWS’den Zeng Xin, dayanıklılık konusunu iş perspektifinden değerlendirdi.

‘İnsanlar kurumları sıradan günlerde değerlendirmez. Sizi dalgalı günlerde değerlendirirler’ dedi.

Xin bulut esnekliğini ‘gelir sigortası’ olarak tanımladı. Dijital varlık platformlarında trafik patlamaları, likidasyon zincirleme reaksiyonları ve volatilite olayları, istisna değil, adeta her gün yaşanan gerçekler. Altyapının bu tür şokları hizmet kesintisi olmadan karşılayabilmesi gerekiyor.

Herkesin Takip Ettiği Sinyaller

Her piyasada olgunluk kendini sesizce duyurur. Basın bültenleriyle değil, piyasa katılımcılarının bir şeyin çalışıp çalışmadığını sormayı bırakıp, otomatik olarak çalıştığını varsaymaya başladıkları davranışlarla hissedilir.

Panelde dijital varlıklar için o anın ne zaman yaşanacağına dair farklı görüşler vardı; fakat verilen yanıtların ortak bir noktası bulunuyor.

Kim’e göre bu eşiğin göstergesi hisse senetleri. Yani tokenize fonlar ya da asıl varlıklara dayalı türevler değil, doğrudan zincir üstünde listelenen, pay sahipliği haklarını içeren gerçek hisseler… Şöyle dedi:

‘Gerçek pay sahipliği hakları zincir üstünde tokenize olduğunda, üzerine inşa edilen her şey de oraya taşınacak.’

Buradaki alt mesaj çok önemli. Halka açık şirket hisseleri, geleneksel finansal ürünlerin temelini oluşturuyor. Eğer bunlar zincir üstüne taşınırsa, üstüne inşa edilen her şey ister istemez peşinden gelir: bu bir seçenekten çok kaçınılmaz bir sonuç olur.

Ali, meseleyi bir fiyat keşfi sorunu olarak ele aldı. Şu anda Bitcoin’in fiyatı, temelde merkezi türev platformlarında belirleniyor. ABD borsaları ise fiyatı Nasdaq üzerinden belirliyor. Ali’nin sorduğu soru aslında çok basit: Küresel ölçekte önemli bir varlığın fiyatı ilk defa ne zaman zincir üstünde belirlenmeye başlayacak?

Bu durum, zincir üstündeki likiditenin asıl “derin havuz” haline geldiği anlamına gelecek. Artık kurumlar kriptoyu ayrı bir piyasa olarak değil, zincirin kendisini piyasa olarak görmeye başlayacaklar.

Zhu’nun vurgusu ise daha çok regülasyon tarafında oldu. Hong Kong ya da benzeri büyük bir yargı bölgesi, kripto paraların marj teminatı olarak tıpkı geleneksel menkul kıymetler gibi kabul edilmesine resmen izin verirse, Zhu’ya göre, bu tek bir politika adımı bile muhasebe süreçlerini, risk yönetimi hesaplamalarını ve sonuçta kurumsal iştahı radikal biçimde değiştirecek: Hiçbir altyapı bu etkiyi tek başına yaratamaz.

Shin ise yine klasik çizgisinde, Kore’deki hukuki framework’e vurgu yaptı. Oradaki bireysel yatırımcı piyasası zaten çok canlı. Fakat eksik olan kurumsal katman; ve bu katman ancak regülasyon yolu yeterince netleşirse oluşacak. Kyobo gibi şirketler, kuralların aniden değişmesi ihtimaline karşı tetikte olmadan sermaye ve kaynak tahsis etmeye başlayabilmeli.

Katılımcılar arasında bir fikir birliği varsa o da şu: Dönüm noktası bir devrim gibi görünmeyecek, bir normalleşme süreci gibi yaşanacak.

Geçiş Dönemi: Uzmanlar 2026’yı Nasıl Görüyor?

Oturumun son bölümünde ise mimariden kararlılığa geçildi. Altyapı hâlâ inşaat aşamasındaysa yıl sonunda bizi nasıl bir tablo bekliyor olabilir?

Chris Shin yerel yasa ve regülasyonların netleşmesini beklemeyeceğini açıkça ortaya koydu. Bunun yerine, Kyobo’nun net bir framework’ün olduğu yere taşınmaya hazırlandığını belirtti.

‘Bu yüzden yerel regülatörlere bel bağlamak yerine, Kore dışına açılmak istiyoruz’ dedi ve daha belirgin bir framework’e sahip bir yargı bölgesinde dijital varlık platformu kurmayı planladıklarından bahsetti. Shin için ilerleme, izin gelmesini beklemek değil; kurumunu deney yapabileceği yere konumlandırmak demek.

Jay Kim’in bakış açısı ise daha çok yapısal düzeydeydi. Mirae Asset’in Kore’de ve entegre küresel sistemleriyle dünyada, zincir üstünde doğrudan çıkarılan tokenize ürünlere sahip bir bireysel platform başlatmak için çalıştığını belirtti. Fakat bazı ödünlerin kaçınılmaz olduğunu da açıkça dile getirdi. Ekledi:

‘Çok fazla merkeziyetsiz özellik… bazı açılardan geleneksel sistemlerle uzlaşmak zorunda kalacak. Geçiş dönemindeyiz’ dedi.

Sherry Zhu ise anahtar noktanın regülasyon olduğunu vurguladı. Hong Kong’da, kripto varlıkları daha çok geleneksel menkul kıymetler gibi ele alacak çapraz marj modellerinin hayata geçmesini ve bunların teminat olarak kullanılmasının, aracı kurum bilançolarında daha derin entegrasyon sağlamasının önünü açabileceğini tahmin ediyor.

Ramzy Ali ise en iddialı dönüm noktasını ortaya koydu: Zincir üstünde ilk kez doğrudan gerçekleştirilecek bir ilk halka arz (IPO) listelemesi. Ali’ye göre tamamen zincir üstüne dayalı doğrudan bir listeleme, sembolik bir değişiklikten öte, yapısal bir dönüşüm anlamına gelecek.

Zeng Xin ise belirli bir piyasa tahmininden kaçındı ve tekrar altyapıya döndü: ‘Bulut altyapısı ancak başarılı olunca gözden kaybolur’ dedi. Bu söz, en büyük dönüşümlerin bazen kullanıcılar tarafından fark edilmediğine dair güzel bir hatırlatma oldu.

Labyuk ise oturumu, panelin sürekli vurguladığı noktaya dönerek kapattı: Kurumsal adaptasyon artık bir gelecek beklentisi değil. O an şu anda, parça parça, şirketlerin miras sistemleriyle entegrasyonu, saklama ve uyum süreçleriyle birçok farklı bölgede inşa ediliyor. Altyapının bazı eksikleri hâlâ olsa da, inşaat hızla devam ediyor.

Feragatname

Sorumluluk Reddi: Trust Project yönergelerine uygun olarak BeInCrypto, haberlerde tarafsız ve şeffaf raporları garanti eder. Bu haber makalesi doğru ve güncel bilgi vermeyi amaçlamaktadır. Ancak, okuyucuların bu içeriğe dayalı herhangi bir karar vermeden önce tüm bilgileri bağımsız olarak doğrulamaları ve bir profesyonele danışmaları tavsiye edilir.

Sponsorlu
Sponsorlu