Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, adını ve görüntüsünü taşıyan bir kripto parayı açıkça reddediyor. Bu açıklamanın ardından ilgili token birkaç saat içinde %58 değer kaybetti. Düzenleyiciler ise ihraççı şirket hakkında inceleme başlattı.
Bu olay, siyasi memecoin’ler yüzünden dünya genelinde bireysel yatırımcıların zarar gördüğü son örneklerden biri.
Başbakan’ın Yalanlaması Fiyat Çöküşünü Tetikledi
Takaichi, Japonya’nın ilk kadın başbakanı ve son on yılların en popüler siyasetçilerinden biri. Şubat ayının 8’inde düzenlenen genel seçimde LDP 316 sandalye kazanarak ezici çoğunluk elde etti. Kabinesinin onay oranı ise neredeyse yüzde 70 seviyesinde.
SANAE TOKEN, Başbakan’ın bilgisi dışında, 25 şubat’ta Solana blockchain’i üzerinde piyasaya çıktı. Seri girişimci Yuji Mizoguchi’nin NoBorder DAO topluluğu, “Japan is Back” girişimi kapsamında token’ı ihraç etti. Projenin internet sitesinde Takaichi’nin adı ve illüstrasyon portresi yer alıyordu.
Mizoguchi, daha önce YouTube’daki “REAL VALUE” adlı programda Takaichi’nin ekibiyle iletişimde olduğunu ileri sürdü. Bu açıklama, token’a resmi bir destek olduğu yönündeki spekülasyonları güçlendirdi.
2 mart’ta Takaichi, tüm bu anlatıyı sona erdirmek için X’te bir paylaşım yaptı. Bu gönderi 63 milyonun üzerinde görüntülendi. Takaichi ne kendisinin ne de ekibinin token hakkında en ufak bir bilgisi olmadığını açıkladı. Ayrıca hiçbir onayın verilmediğini de vurguladı.
Takaichi’nin açıklamasının hemen ardından token’ın fiyatı 0,0137 dolardan 0,0058 dolara düştü. 4 mart itibarıyla piyasa değeri yaklaşık 62.000 dolara, likiditesi ise sadece 25.000 dolara geriledi.
FSA Soruşturma Başlattı
Japonya Finansal Hizmetler Dairesi (FSA) şu anda token’ın operatörleri hakkında soruşturma yürütüyor. Kurum, ihraççı şirketin geçerli bir kripto para borsası lisansına sahip olmadığını tespit etti.
Japonya’nın Ödeme Hizmetleri Yasası’na göre, kripto varlıkların satılması veya alım satımının yapılması için FSA’ya kayıt yaptırmak şart. Buna uymayanlar, beş yıla kadar hapis cezası veya beş milyon yen para cezasıyla karşılaşabilir.
CEO’su Ken Matsui olan “neu” isimli şirket token’ın tasarımından sorumlu olduklarını açıkladı. Matsui, 3 mart’ta X üzerinden herkese açık bir özür mesajı paylaştı ve operasyonların tamamının kendi sorumluluklarında olduğunu belirtti.
Mizoguchi ise Matsui’nin açıklamasını tekrar paylaştı, medya soruşturmasına iş birliği sözü verdi. X’te, sorumluluktan kaçmayacağını ya da suçu başkasına atmayacağını, bu meseleye duygularla değil, tamamen gerçeklere dayalı şekilde yaklaşacağını ifade etti.
Yine de; YouTube’daki iddiaları ile başbakanın net reddi arasındaki çelişki hâlâ aydınlığa kavuşmuş değil.
FSA, ocak ayı itibarıyla neu’nun kayıtlı kripto para borsası listesinde olmadığını doğruladı. Ardından da herhangi bir başvurunun yapılmadığı açıklandı.
Token’ın yapısı da ayrıca dikkat çekti: Toplam arzın yüzde 65’i operatörlere ayrılmış durumda.
Political Memecoin’ler Küresel İlgi Odağında
Japonya’daki bu skandal, farklı ülkelerde ortaya çıkan benzer bir tabloya işaret ediyor.
ABD’de Başkan Donald Trump, ocak 2025’te Solana üzerinde $TRUMP token’ı piyasaya sürdü. Ailesi ve iş ortakları toplam arzın yüzde 80’ini ellerinde tutup, 350 milyon doların üzerinde gelir elde etti.
Senatör Chris Murphy, görevdeyken devlet yetkililerinin finansal varlık çıkarılmasını yasaklayan MEME Yasası’nı sundu. Trump’ın kripto danışmanı David Sacks ise memecoin’lerin menkul kıymet değil, koleksiyon ürünü olduğunu savundu.
Şubat 2025’te Arjantin başkanı Javier Milei, $LIBRA token’ı destekledi. Piyasa değeri kısa sürede 4,5 milyar dolara ulaştı ancak yalnızca üç saat içinde yüzde 89 değer kaybetti.
İddiaya göre içeriden bazı kişiler çöküşten önce yaklaşık 100 milyon doları çekti. Milei şu anda dolandırıcılıkla suçlanıyor ve hakkında azil talepleri gündemde.
Düzenleyici Boşluk Sürüyor
Her bir durumda benzer bir açık kullanılıyor. Memecoin’ler çoğu ülkede menkul kıymet tanımının dışında kalıyor.
Japonya’nın framework’ü ise daha sıkı bir yolu işaret ediyor. Ödeme Hizmetleri Yasası, token türü ne olursa olsun tüm kripto para borsası faaliyetlerini kapsıyor. Finansal Hizmetler Ajansı (FSA), token’ları menkul kıymet olarak sınıflandırmadan lisanssız operatörlere müdahale edebiliyor.
ABD’de ise Trump yönetimi altında ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), kriptoya yönelik yaptırımların kapsamını daralttı. Memecoin’ler şu anda federal düzeyde büyük ölçüde düzenlenmemiş durumda.
Şu anda hiçbir uluslararası framework, tam olarak siyasi memecoin’leri hedef almıyor. Bu boşluk, bireysel yatırımcıları kamuya mal olmuş isimlerle ilişkilendirilen hype odaklı tuzaklara karşı savunmasız bırakıyor.
Sektör gözlemcileri, SANAE TOKEN davasının bir emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Japonya’nın tepkisi diğer regülatörlerin de yükselen bu trende nasıl yaklaşacağını etkileyebilir.