Japonya’nın en büyük üç bankası, 2026 mali yılı sona ermeden birlikte yönetecekleri bir stablecoin çıkarmak için bir konsorsiyum kuruyor. Nikkei’nin haberine göre bu hamle, Kasım 2025’ten bu yana Japonya Finansal Hizmetler Ajansı’nın (FSA) gözetiminde süren regülasyon testinin uzatılması anlamına geliyor.
Plan kapsamında Mitsubishi UFJ Financial Group (MUFG), Sumitomo Mitsui Financial Group (SMFG) ve Mizuho Financial Group yer alıyor. Token başlangıçta Japon yeni’ne sabitlenmiş olacak ardından yıl içinde dolar versiyonu da piyasaya sürülecek. Stablecoin’in altyapısı ise MUFG ve NTT Data’nın geliştirdiği Progmat adlı dağıtık defter platformu üzerinden çalışacak.
Kurumsal Ödemeler İçin Hedef!
Üç banka başlangıçta bireysel cüzdan peşinde değil. Toplamda 300.000’den fazla şirketten oluşan dev kurumsal müşteri portföyü sayesinde token, tüketici regülasyonlarıyla boğuşmadan doğrudan yaygın şekilde kullanılabilecek.
FSA, kasım ayındaki pilot programda üç bankayı aynı anda – sırayla değil – dahil etmeyi tercih ederek, rekabet eden banka token’ları yerine ortak bir standardı öne çıkarmak istediği sinyalini verdi.
Bu strateji, Japon yeni stablecoin’lerinde kamu ve özel sektörün tek bir altyapıda buluştuğu trendle örtüşüyor. Öte yandan, SBI Shinsei ile JPMorgan iş birliği sayesinde Japonya’daki orta ölçekli bankalar da paralel yollardan tokenize mevduat çözümlerine yöneliyor.
Bankaların Stablecoin’leri Sınırları Aşıyor!
Japon dev bankalarının yeni girişimi, küresel ölçekte lisanslı bankaların mevduat token’larını büyüyen ölçekte piyasaya sürdüğü bir döneme denk geliyor. JPMorgan, JPMD token’ını bu yıl başında Coinbase’in Base ağına taşıyarak Kinexys’i kamuya açık ağlarla buluşturdu ve kurumsal müşterilere 7/24 dolar cinsinden ödeme imkânı sağladı.
SoFi ise SoFiUSD bank token’ını mayıs 2026’da yaklaşık 15 milyon üyesine sundu ve ABD’deki ilk tüketici odaklı banka stablecoin’lerinden biri olarak öne çıktı.
Tüm bu projeleri birbirine bağlayan ortak nokta, Tether (USDT) ve USD Coin (USDC) gibi üçüncü taraf token’lardan uzaklaşılarak, doğrudan regüle edilen banka bilançoları üzerinden üretilen ürünlerin ön plana çıkması. Bu yıl ABD’de stablecoin’ler, ACH ödeme ağı hacmini aştı ve geleneksel ödeme altyapıları üzerindeki baskıyı artırdı.
Japon konsorsiyumunda hâlâ belirsiz olan konu ise yönetişim modeli. Üç banka tek marka altında ortak bir token mı çıkaracak yoksa her biri kendi platformunda ortak altyapıyı mı kullanacak? Bu detay, modelin diğer çoklu banka stablecoin girişimlerine örnek olup olmayacağını belirleyecek gibi görünüyor.











