Chainalysis’in Kıdemli İstihbarat Analisti Kaitlin Martin’e göre, İran’ın tüm kripto para ekonomisinin büyük çoğunluğu İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun kontrolünde.
Yeni ortaya çıkan Hürmüz Boğazı geçiş sistemi, İran’ın genişleyen kripto entegre çabalarının son adımı olarak öne çıkıyor. Fakat işin perde arkasında asıl yükü, Bitcoin (BTC) değil, stablecoin’ler omuzluyor.
Liderlerin ve gazetecilerin uzman analizlerini izlemek için YouTube kanalımıza abone olun
Askeri Bir Grup Kriptoda Nasıl Güce Dönüştü?
BeInCrypto’ya konuşan Martin, İran’ın uluslararası yaptırımların yol açtığı erişim kısıtlamalarına karşı “canlı” bir kripto para ekonomisi geliştirdiğini belirtti. Büyük küresel kripto para borsalarına ulaşamayan İran’da bu adaptasyonun hızla arttığını vurguladı.
Martin’e göre, İran’daki yerel kripto para borsaları son yıllarda ciddi büyüme kaydetti ve işlem hacimleri yükseldi. Kripto paraların ülkede yaygınlaşması sürerken, İran Devrim Muhafızları Ordusu ülkenin dijital varlık ekonomisinde baskın bir güç olmaya devam ediyor.
Martin, İran’da 2025’in dördüncü çeyreğinde gerçekleşen toplam kripto para aktivitelerinin yaklaşık %50’sinin Devrim Muhafızları Ordusu’na ait olduğunu kaydetti.
‘Devrim Muhafızları’nın ülkedeki kripto para faaliyetlerinin büyük bir bölümünü ele geçirdiğini görüyoruz’ dedi.
Martin, açıklanan rakamların tabloyu tam ortaya koymadığını da belirtti. 2025 yılı için açıklanan 3 milyar dolarlık hacmin yalnızca kamuya açık verilerden elde edilen alt sınır tahmini olduğunu aktardı.
BeInCrypto’ya Martin şu değerlendirmede bulundu: Devletlerin finansal altyapılarına kriptoyu hızla entegre ettiğini, geleneksel para akışlarını da bu ekosistemle birlikte kullandığını gözlemliyoruz. İran’daki bu yüksek hacimler bana şaşırtıcı gelmiyor çünkü rejim, ülke genelindeki kripto ekonomisiyle karşılaştırıldığında büyük bir payı elinde tutuyor.
İran’ın Gözdesi Stablecoin’ler!
İran’daki kripto para ekosistemi büyüdükçe, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun özellikle stablecoin’lere ağırlık verdiği görülüyor. Martin, yaptırım raporlarının ve el koyma kararlarının İran’ın kriptoyu nasıl kullandığı hakkında önemli ipuçları sunduğunu belirtti.
ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nin, Devrim Muhafızları Ordusu ile bağlantılı aktörlerin cüzdanlarına yaptırım uyguladığını aktardı. Aynı şekilde, İsrail Ulusal Terörle Mücadele Finansmanı Bürosu, tamamı stablecoin’ler kullanılan 100’den fazla bağlantılı cüzdana el koydu.
Martin’e göre, düzenleyici kurumlara yapılan başvurular da İran’ın stablecoin’leri ticaret ve tedarik işlemlerinde geniş ölçekte kullandığını gösteriyor.
‘Aslında İran rejiminin stablecoin kullandığı kesin olarak biliniyor’ diye belirtti.
Stablecoin ihraç eden platformların bu tür varlıkları dondurabilme imkanı bulunsa da, dolar sabiti ve hızlı sınır ötesi transfer kabiliyeti, küresel dolara erişimi kısıtlı yaptırım altındaki bir ekonomi için stablecoin’leri oldukça cazip kılıyor.
Martin, ‘Bitcoin’in hem rejim aktörleri hem de sıradan İranlılar tarafından da kullanıldığına inanıyorum. Ancak iş geçiş ücretinin toplanmasına veya ölçekli dış ticarete gelince stablecoin’ler daha avantajlı bir seçenek sunuyor’ dedi.
Gözler Burada: Neler Olacak?
Devrim Muhafızları Ordusu’yla ilintili kripto akışı bir yıl içinde 2 milyar dolardan 3 milyar dolara yükseldi. Şimdi de Hürmüz geçiş ücretleri resmen devrede görünüyor, bu da yükselişin hızlanabileceğine işaret ediyor.
En güncel gelişmeleri anında X hesabımızdan takip edin
İşin yapısal tarafında ise, önemli bir soru gündeme geliyor: Yaptırım altındaki bir paramiliter yapının ulusal kripto para piyasasında baskın oyuncu olması ve küresel ticaret koridorlarına Bitcoin üzerinden fiyat belirlemesi, askeri yapılanmayla finansal kurum arasındaki çizgiyi adeta bulanıklaştırıyor.









