Wall Street, enflasyon alarmı veriyor. Hem tahvil piyasasında hem de üst düzey yönetici açıklamalarında ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonucunda enflasyonist baskıların yeniden tetiklenebileceği sinyalleri çoğalıyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yıllardır kontrol altına almaya çalıştığı bu baskıların yeniden gündeme gelmesi; faiz oranları, riskli varlıklar ve kripto para piyasası açısından oldukça önemli sonuçlar doğurabilir.
Şimdi asıl soru şu: İran kaynaklı petrol şoku, Wall Street’in ısrarla beklediği faiz indirim takvimini bozacak mı?
Tahvil Piyasası İlk Hamleyi Yaptı
Hazine tahvili piyasası tehdidi anında fiyatladı. On yıllık tahvil faizleri pazartesi günü 10 baz puan artışla yüzde 4,03’e yükseldi. Bu, ekim ayından bu yana tek günde görülen en büyük sıçrama. Aynı gün petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin neredeyse tamamen durmasıyla yüzde 6’dan fazla yükseldi.
Faiz indirimi beklentileri ise ani şekilde çöktü. Trader’lar Fed’in ilk faiz indiriminin eylül ayından önce gelmeyeceğini artık tamamen fiyatlıyor. Üçüncü faiz indirimi için 2026 bile masadan kalkmış durumda. Oysa sadece birkaç hafta önce piyasada faiz indirimi döngüsüne ilişkin iyimser bir hava vardı.
Tahvil piyasasının verdiği mesaj net: Enflasyon riski yeniden masada ve Fed’in eli kolu bağlanabilir.
Yellen ve Dimon Alarm Veriyor
Pazartesi günü Amerikan finans dünyasının iki en etkili ismi bu mesajı güçlendirdi.
Eski Hazine Bakanı Janet Yellen, yaptığı açıklamada İran geriliminin Fed’i ‘daha da beklemede bırakabileceğini’ ve faiz indirimi konusunda politika yapıcıları daha da isteksiz hale getirdiğini belirtti. S&P Global’ın TPM26 denizcilik konferansında konuşan Yellen, halihazırda enflasyonun yaklaşık yüzde 3 seviyesinde olduğunu ve bunun Fed’in hedefinin bir puan üzerinde seyrettiğini söyledi. Yellen, Trump döneminden kalan gümrük vergilerinin de bu hızın yarım puanına etki ettiğini vurguladı.
Yellen’ın daha derin kaygısı ise psikolojik faktörlere dayanıyor. Yellen, Fed’in şundan endişelenmesi gerektiğini belirtti: ‘Evet, enflasyon yüzde 3’e indi ama Fed yüzde 2’ye indirmede ciddi değil izlenimi oluşursa, bu beklenti yayılırsa daha yüksek enflasyon kalıcı hale gelebilir.’ Bu da merkez bankacıların en büyük kâbusu olarak öne çıkıyor.
JPMorgan CEO’su Jamie Dimon da benzer bir uyarıda bulunarak, enflasyonun ABD ekonomisi için ‘partideki kokarca’ olabileceğine dikkat çekti. Dimon, kısa süreli bir çatışmanın enflasyonist etkisinin sınırlı kalacağını kabul etmekle birlikte, sürecin uzamasına dair bambaşka bir senaryonun ortaya çıkabileceğini vurguladı.
Enflasyon Kripto Para Piyasası İçin Ne Anlama Geliyor?
Enflasyon, beklenenden daha inatçı davranırsa bunun dalga etkisi tüm varlık sınıflarında hissedilebilir.
Hisse senetlerinde, yüksek faizlerin uzun süre devam etmesi değerlemeleri baskılar. Özellikle büyüme ve teknoloji hisseleri iskontoya karşı en hassas olanlar arasında. Nitekim pazartesi günü S&P 500 günü içi işlemlerde yüzde 1’in üzerinde geriledi, sonrasında ise toparlayarak yatay kapadı. Enerji ve savunma gibi defansif sektörler öne çıkarken havayolu şirketleri büyük düşüş yaşadı.
Kripto para tarafında ise tablo daha karmaşık. Bitcoin pazartesi günü yüzde 5,7 yükselerek 69.424 dolara ulaştı. Tahviller satış yerken Bitcoin’in yükselmesi, bazı analistler tarafından jeopolitik belirsizlik ve enflasyon korkularıyla birlikte ‘güvenli liman’ arayışına bağlandı. Altının 5.300 dolar barajını aşması da bu anlatıyı güçlendirdi.
Ancak faizlerin uzun süre yüksek seyretmesi kripto paralarda boğa anlatısını zorlayabilir. 2022 ayı piyasası Fed’in şahinleştiği ve likiditenin daraldığı dönemlerde dijital varlıkların ne kadar hızlı ve sert değer kaybedebileceğini gözler önüne sermişti. Faiz indirim umutlarının daha da zayıflaması halinde kripto paralarda risk iştahı önümüzdeki dönemde ciddi rüzgârlar görebilir.
Herkes Düşüş Yönlü Değil
Tabii Wall Street’te felaket senaryosu konusunda tam bir görüş birliği yok.
Morgan Stanley strateji ekibi lideri Mike Wilson, Ortadoğu’daki çatışmanın petrol fiyatları aşırı şekilde yükselmediği ve kalıcı olmadıkça ABD hisseleri konusundaki yükseliş yönlü görüşlerini bozmayacağını belirtti. JPMorgan’ın hisse strateji ekibi ise mevcut gerilimi alım fırsatı olarak gördü ve temel göstergelerin halen güçlü olduğunu savundu.
Tecrübeli stratejist Louis Navellier ise bir adım öteye giderek InvestorPlace’da kaleme aldığı yazıda askeri adım sonrasındaki ortamda ‘batı yanlısı liderlik ortaya çıktığında ve petrol ihracatı yeniden başladığında büyük belirsizliğin ortadan kalkacağını ve rahatlama rallisinin başlayacağını’ öngördü.
The Atlantic Council ise daha temkinli bir vurguda bulundu. Küresel enerji altyapısının zarar görmediğini, çatışma öncesi arzın sağlıklı olduğunu, asıl belirleyenin sürenin kendisi olduğunu işaret etti: Asıl mesele saldırıların kendisi değil ne kadar süreceği.
Süre Sorusu
Sonuçta tüm tahminler tek değişkene kilitleniyor: Hürmüz Boğazı’nın ne kadar süre fiilen kapalı kalacağı belirleyici olacak.
Sorun birkaç gün içinde çözülürse, enflasyona etkisi yalnızca kısa süreli bir enerji şoku ile sınırlı kalır: Zorlayıcı olsa da yönetilebilir düzeyde. Ancak bu durum haftalarca sürerse, yaz dönemi akaryakıt geçişi, inatçı çekirdek enflasyon ve gümrük vergilerinin fiyatlara etkisi ile birleşerek, Fed’in sıkı politikasını 2026’ya kadar sürdürmesine yol açacak tehlikeli bir kokteyl çıkarabilir.
Kripto para yatırımcıları için bu tablo, jeopolitik takvimi zincir üstü göstergeler kadar önemli kılıyor. Bitcoin şu an güvenli liman mantığıyla yükselişte olabilir ancak Yellen ve Dimon’ın enflasyon tahminleri doğru çıkarsa, önümüzdeki yol daha da çalkantılı bir hal alabilir: ‘Her şeyin başı sabır’ der atalarımız; bu piyasada şimdi sabır zorlanıyor.