İran krizinin üçüncü haftasında, küresel petrol piyasaları coğrafi hatlar boyunca adeta ikiye bölündü. West Texas Intermediate (WTI) ham petrolün fiyatı varil başına 97 dolara yakın seyrederken Umman’da fiziki petrol rekor seviye olan 167 dolardan işlem görüyor.
Amerikan ve uluslararası gösterge fiyatları arasındaki fark, on yılı aşkın süredir görülmemiş seviyelere ulaştı. Bu ayrışma, ABD’nin kendi kendine yetebilen enerji piyasası ile dünyadaki arz arayışının arasındaki derin yapısal uçurumu simgeliyor.
70 Dolar’lık Varil Farkı: Emsali Yok
Brent-WTI makası 19 Mart’ta yaklaşık 18 dolar/varil seviyesine yükselerek 2010’lu yılların ortasından bu yana en yüksek düzeye çıktı. Ancak bu rakam fiziki piyasadaki kopuşu hafife alıyor. Umman petrolü 167 dolarda, Dubai ise 137 dolarda ve Brent 113 dolarda işlem görürken, WTI hala 100 doların altında kaldı.
Böyle bir ayrışmanın çağdaş bir benzeri yok. İran krizi 28 Şubat’ta patlak verdiğinde ABD petrolü önce 120 dolara doğru tırmandı. Ancak Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla küresel ham petrol arzının yaklaşık %18’i piyasadan çekildi ve uluslararası göstergeler hızla ayrıştı.
Altın yatırımcısı Peter Schiff uyarıda bulunarak ‘Bu durum, enerji fiyatları açısından daha ağır bedel ödeyen ABD ve Avrupalı müttefikleri arasında gerilimi artırabilir’ dedi.
ABD’nin Körfez’den aldığı petrol toplam arzının %8’inin altında yani günde yaklaşık 500.000 varil. Bu miktar, sadece dokuz yıl önceki 2 milyon varil seviyesinden oldukça geriledi.
Günlük 13,7 milyon varile yaklaşan iç üretim ve net ihracatçı konumuna geçiş, ABD’nin eşsiz bir tampon bölgeye sahip olmasını sağladı.
Avrupa’da Enflasyon Tersine Dönüyor
Enerji şoku Avrupa ve Asya’yı daha derinden vurdu. Avrupa’da doğalgaz fiyatları, İran’ın Katar’ın Ras Laffan tesisini vurmasının ardından %30’dan fazla yükseldi. Bu tesis, küresel sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) arzının yaklaşık %20’sini karşılıyor.
Swap piyasalarında artık Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) 2026 yılında iki faiz artışı (toplamda 50 baz puan) yapacağı tam anlamıyla fiyatlanmış durumda. Oysa birkaç hafta önce piyasada yeni faiz indirimleri bekleniyordu.
ECB Yönetim Konseyi üyesi Madis Muller, faiz artırımı ihtimalinin arttığını kabul etti.
Daily Star Avrupa liderlerinin ABD Başkanı Trump’a ilettiği mesajı şöyle aktardı: ‘Bu bizim savaşımız değil’ dedi.
Avrupa başkentlerinin verdiği bu mesaj, büyüyen bir çatlağı gözler önüne seriyor. Kıta gerçek bir enerji krizine sürüklenirken bazı pazarlarda fiziki petrol fiyatı 150 doların üzerinde; Avrupa Birliği ise faiz indirimlerinden olası artırımlara doğru yön değiştirdi.
Bu arada, ABD’de 2026 için faiz indirimleri beklenti listesinden neredeyse tamamen çıktı. Çekirdek Üretici Fiyat Endeksi (PPI) enflasyonu ise savaş öncesi verilere göre şubat 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı.
Süresi Dolan Bir Kalkan
Washington, avantajını korumak için agresif adımlar attı. ABD Stratejik Petrol Rezervi’nden (SPR) 172 milyon varil petrolün piyasalara sürüleceği açıklandı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkeler ise toplamda 400 milyon varillik satışla tarihin en büyük koordineli hamlesine imza attı.
Ancak bu adım ciddi riskler taşıyor. ABD’nin petrol rezervleri yaklaşık %41 gerileyerek 1980’lerden bu yana en düşük seviyesine inecek, toplam kapasitenin sadece %34’ü kadar stok kalacak. Ek satışlar neredeyse hiç tampon bırakmayacak.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yönetimin denizde bekleyen İran petrolüne uygulanan yaptırımları kaldırabileceğinin sinyalini verdi. Bu hamle Brent üzerindeki baskıyı bir miktar hafifletebilir ama Hürmüz’deki fiziki darboğazı çözmeyecek.
Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya, Hollanda ve Japonya olmak üzere altı ülke iddialara göre Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş sağlanması için girişimlere katılmaya hazır olduklarını bildirdi.
Bu girişimin deniz gücüyle desteklenip desteklenmeyeceği ise henüz net değil.
J.P. Morgan analistleri bu hafta, WTI ve Brent’teki görece istikrarın küresel arz açısından yanıltıcı olabileceği uyarısında bulundu.
Eğer boğaz açılmazsa, Atlantik havzası göstergelerinde fiyatlar stoklar tükendikçe eninde sonunda yukarı yönlü hareket edecek.
The Kobeissi Letter’daki analistler, mevcut fiyatlar iki ay daha devam ederse ABD’de enflasyonun %3,2’ye kadar ulaşabileceğini tahmin etti.
Stratejik rezervler hızla azalırken ufukta bir çözüm görünmüyor, ABD’nin indirimli fiyatı ile dünyanın kriz fiyatı arasındaki farkın fazla uzun sürmesi pek mümkün görünmüyor.