İran Merkez Bankası, ülkede derinleşen döviz krizi sırasında gizlice 500 milyon dolar’dan fazla Tether’in USDT stablecoin’ini satın aldı. Bu çarpıcı bilgi, kripto güvenlik şirketi Elliptic tarafından ortaya çıkarıldı.
Bu işlemler, düşüşe geçen riyali dengelemek ve küresel bankacılık sistemini baypas ederek ticaret akışını devam ettirmek için devlet seviyesinde atılmış adımlara işaret ediyor.
İran’ın Riyal Krizi: Nedenleri ve Sonuçları
Elliptic açıkladığına göre, İran Merkez Bankası’nın (CBI) kontrolünde bulunan bir kripto cüzdan ağı tespit edildi ve bu adresler aracılığıyla 2025 yılında en az 507 milyon dolar’lık USDT toplandı.
SponsoredBu rakam, sadece ‘yüksek güven’ ile ilişkilendirilebilen cüzdanların analiz edilmesi nedeniyle, asgari limiti ifade ediyor. Yani gerçek toplam çok daha yüksek olabilir.
İran’da yaşanan döviz krizi son bir yılda daha da derinleşti. Serbest piyasada riyal tarihi dip seviyelere geriledi.
2026’nın başına gelindiğinde riyalin alım gücü o kadar düşmüştü ki neredeyse tamamen silindi. Bu durum toplumda öfkeyi ve piyasada panik havasını körükledi.
Teknik olarak riyal “sıfıra” düşmese de, hızla değer kaybetmesi nedeniyle uluslararası ticaret ve tasarruf için neredeyse kullanılamaz hale geldi.
Birden fazla döviz kuru, yüksek enflasyon ve güven kaybı, şirketleri ve haneleri dolar, altın ve kripto para tabanlı alternatiflere yönlendirdi.
Yaptırımların baskısı krizi daha da ağırlaştırdı. Dolar takası ve muhabir bankacılığa erişim kısıtlandığı için, İran’ın yabancı para rezervlerini kullanma imkanı ciddi ölçüde sınırlandı. Petrol gelirleri olsa bile ülke bu paraya erişemedi.
Elliptic USDT Alımlarını 2025’e Kadar İzledi
Tüm bu gelişmelerin gölgesinde Elliptic, İran Merkez Bankası’nın 2025 Nisan ve Mayıs aylarında iki USDT alımı yaptığını gösteren bazı sızdırılmış belgeleri ortaya çıkardı. Ödemelerin BAE dirhemi (AED) ile yapıldığı tespit edildi. İşlemlerin zamanlaması ise, riyal üzerindeki baskının arttığı ve döviz piyasasında volatilitenin yeniden yükseldiği günlere denk geldi.
Elliptic, bu belgeleri çıkış noktası olarak kullanıp Merkez Bankası’nın genel cüzdan altyapısını haritalandırdı. Böylece, kurumun USDT gibi stablecoin’leri gelişigüzel değil, sistemli bir şekilde biriktirdiği ortaya çıktı.
İlk Aşamada Yerli Kripto Para Borsası’na Güven
2025 ortasına kadar Merkez Bankası’ndan çıkan USDT’lerin büyük çoğunluğu Nobitex’e, yani İran’ın en büyük kripto para borsası olan platforma gidiyordu. Nobitex kullanıcılarına USDT tutma, farklı kripto varlıklara takas etme veya riyale satma imkanı veriyor.
Bu model, Merkez Bankası’nın USDT’yi önce yerel piyasalarda likidite aracı olarak kullandığını düşündürüyor. Yani USDT, acil durumlarda riyale çevrilebilecek paralel bir dolar rezervi işlevi gördü.
SponsoredAncak bu yol, ciddi bir pozisyon riski de barındırıyordu.
Büyük Hack Saldırısı Sonrası Strateji Değişiklikleri
Haziran 2025’e gelindiğinde para akışı bir anda değişti. Elliptic’in tespitine göre USDT artık ağırlıklı olarak Nobitex üzerinden değil, cross-chain köprüleriyle TRON’dan Ethereum’a aktarılmaya başladı.
Buradan sonra fonlar merkeziyetsiz kripto para borsası (DEX)’lerde swap’landı, farklı blockchain’ler arasında gezdirildi ve bazı merkezi platformlara yönlendirildi. Bu yöntem 2025 sonuna kadar devam etti.
Bu dönüşümün arkasında, 18 Haziran 2025’te Nobitex’te yaşanan ve İsrail yanlısı Gonjeshke Darande grubunun üstlendiği 90 milyon dolar’lık hack saldırısının payı büyüktü.
Sponsored SponsoredSöz konusu grup, Nobitex’i yaptırımlardan kaçmaya aracılık etmekle suçlayıp çaldıkları varlıkları yok ettiklerini iddia etti.
Yerel İddialar Veri Güvenliği Endişelerini Artırıyor
İran medyası yaptığı haberlerle Merkez Bankası’nın kripto para operasyonlarını daha yakından incelemeye başladı.
İş insanı Babak Zanjani kısa süre önce Merkez Bankası’nın döviz piyasasını yönetmek amacıyla USDT satın aldığını ve bu fonları, ulusal bir banka teknoloji iştirakine ait cüzdan’lara aktardığını iddia etti.
Babak Zanjani şunu yazdı: ‘Endişe verici olan şu ki, Tether gönderdiğimiz her cüzdan için, bizim cüzdan adresimiz kısa süre içinde ya düşman ağlara sızdırıldı ya da İsrail’in yaptırım ve el koyma listelerine eklendi. Bu da ciddi ve temel bir soruyu gündeme getiriyor: Merkez Bankası’nda bir bilgi sızıntısı mı var yoksa İsrail gizlice Merkez Bankası’nın yapısını ve süreçlerini mi izliyor?’ dedi.
Zanjani, cüzdan adreslerinin hızla deşifre edilip, kısa süre sonra saldırgan gruplar tarafından işaretlendiğini iddia etti. Bu gelişme, hassas finansal kurumlarda bilgi sızıntısı ihtimalini gündeme taşıdı.
Her ne kadar iddialar doğrulanmasa da Merkez Bankası ve teknoloji ortaklarından şeffaflık talepleri giderek artıyor.