Hong Kong’un en büyük İngilizce gazetesi, 25 Mart’ta stablecoin’ler üzerine dikkat çekici bir tartışmayı manşetine taşıyor. Kentin kendi koyduğu stablecoin lisansları için mart ayı son tarihi hızla yaklaşırken yetkililerden hala resmi bir açıklama yok.
Bu tartışma, artık ABD dışındaki her düzenleyicinin karşılaştığı önemli bir soruyu ortaya çıkarıyor: Dolar stablecoin’lerini benimsemek, aslında birçok hükümetin uzaklaşmak istediği sisteme daha fazla bağlılık mı getiriyor?
Dolar Paradoksu
South China Morning Post, Terminal 3’ün kurucu ortağı ve eski SCMP CEO’su Gary Liu ile Şanghay Jiao Tong Üniversitesi’nden ekonomist Liu Xiaochun’u, stablecoin’lerin Çin ve ABD’deki yeri konusunda karşı karşıya getirdi.
Gary Liu’ya göre, GENIUS Act şimdiye kadar dijital varlıklar alanında atılmış en etkili politika adımı olabilir. Stablecoin piyasasında yer alan 300 milyar doların %99’u halen ABD dolarıyla fiyatlanıyor ve yasal koruma, kurumsal sermayenin önünü açtı. Liu, paralel sistemler kurmak isteyen ülkelerin ‘ellerini çabuk tutmazlarsa fırsat penceresinin kapanacağını’ savunuyor.
Liu Xiaochun meseleye daha doğrudan yaklaşıyor. Washington’ın stablecoin’leri yasallaştırıp Merkez Bankası Dijital Parası’na (CBDC) yasak getirmesinin temel nedeni, kripto topluluğunun gelirlerini korumak, diyor. Ona göre devlet destekli dijital dolar olsaydı özel stablecoin’lere gerek kalmazdı. Stablecoin’leri çek veya kumarhane jetonuna benzeterek, nihai uzlaşmada yine itibari paraya dönüşüm gerektiğini vurguluyor.
Talebin Gerçekten Yoğun Olduğu Yer
Ekonomist, stablecoin benimsenmesini somut örneklerle anlatıyor. Türkiye, Nijerya ve Arjantin’de çalışanlar, değer kaybeden yerel paralara karşı birikimlerini dolara endeksli stablecoin’lerde tutuyor. Teknoloji şirketleri, yurt dışındaki geliştiricilere stablecoin ile ödeme yaparak yüksek banka ücretlerinden kaçıyor. Ambargo altındaki ülkelerle ticaret yapan tüccarlar ise işlemlerini bankacılık sistemi dışında yürütüyor.
Tartışma burada Çin sınırının dışına taşıyor. Her gelişmekte olan piyasa düzenleyicisi aynı ikilemin pençesinde. Dolar stablecoin’leri sınır ötesi ödemelerde yaşanan gerçek sorunlara çözüm sunuyor. Gary Liu, bu alanın yıllık neredeyse 1 trilyon dolar büyüklüğünde olduğunu hatırlatıyor. Ancak her yeni kullanım dalgası, doların yapısal üstünlüğünü biraz daha pekiştiriyor.
Hong Kong: Deneme Alanı
Her iki konuşmacı da yaklaşan stablecoin lisans mekanizmasını önemli buluyor. Gary Liu, ‘Hong Kong’da devreye girecek stablecoin lisansları, tek ülke iki sistem prensibinin güzel bir örneği’ diyor. Liu Xiaochun ise kenti daha farklı yorumluyor: Çinli şirketlerin oynak para birimli ya da sermaye kısıtlaması olan ülkelere açılırken, Hong Kong’u pragmatik bir uzlaşma merkezi olarak tanımlıyor.
Hong Kong Para Otoritesi (HKMA), geçen ağustos ayında yürürlüğe giren Stablecoin Yasası kapsamında 36 başvuruyu inceliyor. HSBC, Standard Chartered öncülüğündeki bir girişim ile OSL Group kısa listeye giren isimler arasında. Düzenleyicinin banka odaklı ihraççıları tercih etmesi, hız yerine kurumsal güvenilirliği ön plana aldığını gösteriyor. Öte yandan anakara merkezli Ant Group ve JD.com, Pekin’den gelen baskı sonucu süreçten çekildi. Bu da ‘tek ülke iki sistem’in her zaman sınırsız olmadığını, tartışma panelinde dillendirilmese bile gösteriyor.
Zamanlama kritik. GENIUS Act, küresel stablecoin akışlarını yeniden şekillendiriyor. Rusya kendi stablecoin’ini araştırıyor. Avrupa Birliği ise MiCA kapsamında avro bazlı alternatifleri öne çıkarıyor.
Hong Kong’un yaklaşımı — düzenlenmiş, banka temelli, HKD bazlı ve en nihayetinde dolar kuru üzerinden şekillenen bir model — oldukça pragmatik. Ancak bu, Gary Liu’nun özetlediği tabloyu da teyit ediyor: Dolar sistemi dışında yeni modeller kurmak için fırsat penceresi hızla kapanıyor.