ABD dolarına olan güven üzerinde son günlerde yoğunlaşan FED tartışmaları baskı yaratıyor. Washington’ın Grönland’a yönelik ilgisinden kaynaklanan anlaşmazlıklar da jeopolitik tansiyonu artırmış durumda.
Bu gelişmeler ışığında Çin, dolaylı olarak avantaj sağlayan bir oyuncu olarak öne çıkıyor. Pekin, yuan cinsinden ticaret ve ödeme sistemlerini büyüterek, siyasi ve politik belirsizliğin arttığı bu dönemde dünyanın çeşitliliğe yönelmesinden fayda sağlama yolunda ilerliyor.
SponsoredFed Dalgalanmasında Dolar’ın İstikrarı Sorgulanıyor
Son haftalarda Washington’dan gelen politika hamleleri küresel piyasalara belirsizlik enjekte etti, en çok etkilenen varlıkların başında da dolar geliyor.
Dünyanın baskın para birimine olan güven, başta ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Jerome Powell’a yönelik ceza soruşturması olmak üzere, bir dizi politik gelişmeyle sarsılmış durumda.
Bu adım, özellikle ekonomik verilere ve Federal Açık Piyasa Komitesi’nden karar gerektirecek bir durum olmadığının işaret edildiği bir ortamda, Trump yönetiminin merkez bankasına faiz indirmesi için baskı yaptığı şeklinde yorumlandı.
Trump, politika yönü konusunda FED ile çatışan ilk ABD Başkanı değil. Ancak Adalet Bakanlığı’nın (DoJ) devreye girmesi, olağanüstü ve nadir görülen bir gerilimin işareti.
Bu adım yatırımcıları endişelendirdi. Merkez bankasının bağımsızlığı ve dolara ne kadar güvenileceği konusunda pek çok soru işareti yarattı.
Beyaz Saray’dan gelen jeopolitik adımlar bu tedirginliği daha da derinleştirdi.
Sponsored SponsoredABD-AB Birliği Zayıflamaya Başladı
Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği uzun süredir ortak bir duruş sergilerken, Trump dönemiyle birlikte bu birliktelikte çatlaklar oluşmaya başladı.
İlişkiler, Başkan’ın Grönland’a odaklanmasının ardından daha da gerildi.
Avrupalı liderler Danimarka egemenliği altındaki özerk bölgenin ABD tarafından satın alınması fikrine kapılarını tamamen kapatınca Trump, sekiz Avrupa ülkesinden gelen mallara %10 ithalat vergisi tehdidinde bulundu ve gerilim tırmandı.
Avrupadan ise artık misilleme hazırlıkları yükseliyor. Avrupa Birliği’nin 27 üye ülkesinin liderleri, önümüzdeki günlerde Washington’ın tehditlerine karşı koordineli bir yanıt için toplanmaya hazırlanıyor.
Sponsoredİki taraftan da şu ana kadar tansiyonu düşürecek bir adım gelmiş değil. Davos’ta gerçekleşen Dünya Ekonomik Forumu’nda basına konuşan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Avrupa bloğunun ABD’ye karşı misillemeye girişmesinin “çok akılsızca” olacağını belirtti.
Tüm bu gelişmeler yaşanırken, artan jeopolitik risk, ticaretteki belirsizlik ve kurumsal itibarla ilgili soru işaretleri doların küresel ekonomideki rolünü gölgeliyor. Aynı zamanda, bu zayıflıklardan faydalanmak isteyen rakip ülkelere yeni fırsatlar sunuluyor.
Çin Batı’daki Dağınıklığı Avantaja Çeviriyor
Çin uzun süredir alternatif bir finansal sistem için zemin hazırlıyor.
Zaman içinde, yuan cinsinden ticaret mutabakatını genişletti, kendi sınır ötesi ödeme altyapısını destekledi ve para biriminin uluslararası işlemlerde daha fazla kullanılmasını teşvik etti.
Sponsored SponsoredBu girişimler, mevcut jeopolitik ortamdan bağımsız olarak ABD’nin politika kararları ile yaptırımlarına karşı hassasiyeti azaltma amacı taşıyor.
Şimdi ise, ABD kurumlarına yönelik güvenin sorgulandığı bir dönemde bu stratejilere daha fazla önem atfediliyor. Pekin açısından mevcut ortam, kendi hamlelerinden ziyade Washington’daki yönetim belirsizliklerinin ortaya çıkardığı stratejik bir fırsat sunuyor.
Çin, doları tahtından etmek zorunda değil. Bu süreçten kazanım sağlayabilmesi için egemen olmak yerine, ortaklarına ek takas ve finansman kanalı sunmaktaki seçenek çeşitliliği dikkat çekiyor.
Washington ve AB arasındaki çekişme, bu fırsatı perçinliyor. Batı bloğundaki birlik görüntüsünün zayıflaması, doların küresel düzende üstlendiği merkezi rolün sorgulanmasına neden oluyor.
Ticaret kesintilerinden kaygı duyan ülkeler için Çin’in güçlenen finansal altyapısı önemli bir alternatif olmaya başladı.
Washington liderlik sınavından geçerken, Pekin sessizce etki alanını büyütmek için yeni bir alan buluyor.