Pazartesi günü yayınlanan iki partili kripto para piyasası yapılandırma yasa tasarısı metni, kripto topluluğunun büyük bir bölümünde memnuniyetsizlik yarattı.
Eleştirilerin çoğu banka lobicilerine yöneldi. Ancak küçük bir kesim ise asıl kazananların, sektörün daha geniş menfaatleri için mücadele etmesi beklenen büyük kripto firmaları olduğunu savunuyor.
Kripto Para 278 Sayfalık Teklife Nasıl Tepki Gösterdi?
Aylar süren pazarlıkların ardından Senato Bankacılık Komitesi Başkanı Tim Scott, kripto para piyasası için bir framework ortaya koyan anlaşmalı yasa metnini yayımladı. Bu hamleyle CLARITY Act’in geçişi bir adım daha yakın hale geldi; yasa teklifi, dijital varlıklar piyasası için net kurallar getirmeyi hedefliyor.
SponsoredSenatör Scott yaptığı açıklamada, ‘Bu tasarı, Komite genelinde aylardır süren titiz çalışmalardan, fikirlerden ve kaygılardan doğdu; sıradan Amerikalıların hak ettiği korumayı ve belirliliği sağlıyor’ dedi.
Sevinçle karşılanması beklenen bu adım, etkili isimlerin 278 sayfalık tasarıyı incelemeye başlamasıyla ciddi bir tepkiye dönüştü.
İlk eleştiriler, dijital varlıkların geleneksel piyasa payını azaltmasından endişe duyan banka lobisinin çıkarlarına öncelik tanıyan maddelere odaklandı. Kripto savunucuları ile bankalar arasında uzun süredir süren bu çekişme yine gündeme taşındı.
İlgiler kısa sürede stablecoin getirileri ile ilgili maddelere kaydı. Son tasarı, yalnızca bakiye tutmakla faiz ödenmesini yasaklarken ödül tekliflerinin kapsamını da sınırlandırıyor.
Ancak yasa mevcut haliyle geçerse her kripto firmasının bundan olumsuz etkilenmeyeceği konuşuluyor.
Büyük ve köklü kripto oyuncularının en çok kazanç sağlayacağı görülüyor. Bu da daha küçük katılımcıların yeni regülasyon framework’ünde nerede konumlanacağı sorusunu doğuruyor.
Büyük Kripto Para’lar Mevcut Teklifle Neden Daha Fazla Kazanç Sağlıyor?
Yasanın mevcut haliyle kimlerin avantaj sağlayacağını daha iyi anlamak için BeInCrypto, tecrübeli kripto girişimcisi ve düzenleme eleştirmeni Aaron Day ile konuştu; Day tasarıyı yakından inceledi.
Taslak, kapsamlı uyumluluk zorunlulukları getiriyor.
Sponsored SponsoredBunlar arasında anlık işlem gözetimi, genişletilmiş kayıt gereklilikleri ve zorunlu nitelikli saklayıcı kullanımı yer alıyor. Bu düzenlemeler, ABD kripto para piyasasında faaliyet gösterme maliyetini hayli artırıyor.
Bunun sonucu olarak Day, köklü kripto şirketlerinin bu ağır yükleri kaldırabilecek güce sahip olduğunu; küçük firmaların ise en baştan dezavantajlı olacağını iddia etti.
Day BeInCrypto’ya şu açıklamada bulundu: ‘Burada anlatılan altyapı Coinbase’in zaten sahip olduğu, bir garajda kurulan start-up’ın ise karşılayamayacağı türden bir sistem. Coinbase yıllarca, milyonlarca dolar harcayarak regülasyonlarla ilişkilerini kurdu. Bu yasa, onların rekabet avantajını adeta kanunlaştırıyor’ dedi.
Day ayrıca Circle’ın da önemli bir avantaj elde edeceğini, stablecoin maddelerinin tamamen regüle ve yerleşik ihraççıları ön plana çıkardığını belirtti. Kendi ifadesine göre, USDC arkasındaki şirket, yasa mevcut haliyle onaylanırsa en çok fayda sağlayanlardan biri olacak.
Öte yandan tasarı, her kripto para borsasının anlık işlem gözetimi uygulamasını da koşul koşuyor.
SponsoredDay şöyle konuştu: ‘Chainalysis kazanıyor çünkü zorunlu gözetim, blockchain analiz araçlarına sürekli talep yaratıyor. Şimdi her borsa satılan bu ürüne ihtiyaç duyacak. Bu bir komplo teorisi değil, regülasyonun güç dengesini nasıl şekillendirdiğinin net bir örneği’ dedi.
Bu dinamiğin, düzenleyici framework’lerin mevcut güç yapısını yıkmak yerine daha da sağlamlaştırdığı yaygın bir kalıbı yansıttığını vurguladı.
‘Mevcut büyükler kuralları yazıyor, sonra kurallar yine mevcut büyükleri koruyor’ dedi.
Küçük oyuncular zor seçimlerle karşı karşıya kalacak. Merkeziyetsiz finans (DeFi) ise en kırılgan segment olarak göze çarpıyor.
İzinsiz Finansman Devlet İzni Gerekli Hale Geldiğinde
Day’e göre, küçük kripto para borsaları ya ağır uyumluluk maliyetlerine katlanacak ya da piyasadan çıkmak zorunda kalacak.
DeFi tarafında ise yasa, protokol geliştiricilerinin ilk kez federal düzenleyicilere kayıt yükümlülüğüyle karşılaşmasına yol açabilir. Böyle bir değişiklik, yazılım üreticilerini tarafsız geliştirici konumundan çıkarıp regüle edilen kurum statüsüne itmiş olacak.
Day BeInCrypto için şunları söyledi: ‘DeFi’nin temel amacı, kimsenin izin almadan inşa edebilmesi ve katılabilmesiydi. Eğer bir akıllı kontrat dağıtmak için devlet onayı gerekiyorsa, işin asıl cazibesini kökten yok etmiş olursunuz’ dedi.
Yasa DeFi’yi doğrudan yasaklamasa da Day, yeterince hukuki belirsizlik oluşturabileceğini, bu nedenle Amerikalı geliştiricilerin başka ülkelerde projelerini hayata geçirebileceğini belirtti.
Sponsored SponsoredAncak tasarının en çarpıcı noktası, Satoshi Nakamoto’nun Bitcoin için çizdiği orijinal vizyonla taban tabana zıt olması olabilir.
Bitcoin’ın Cypherpunk Kökleri Baskı Altında
Bitcoin, ilk olarak aracıya ihtiyaç duymayan eşler arası elektronik nakit sistemi olarak tasarlanmıştı.
Nakamoto’nun takma adıyla kimliğini gizlemesi ve Bitcoin’in cypherpunk kökleri, finansal mahremiyetin sadece ek bir seçenek değil, temel bir ilke olduğunu gösteriyor.
Day şu ifadeyi kullandı: ‘Her işlem izlenip raporlanıyor ve hatta yabancı düzenleyicilerle paylaşılabiliyorsa, klasik bankacılık sisteminin gözetim mimarisini blockchain üzerinde yeniden inşa etmiş oluyorsunuz. Yani teknolojiyi koruyup felsefeyi çöpe atmış oluyorsunuz’ dedi.
Kendisi, Bitcoin topluluğunun bu konuda kendi içinde bölünebileceğini öne sürüyor.
Bazıları, kullanıcıların hala kendi varlıklarını kendi cüzdanlarında tutabilmesi ve kendi node’larını çalıştırabilmesi nedeniyle Bitcoin’in dokunulmaz kaldığını savunacak. Fakat özellikle kullanıcıların Bitcoin’e en çok eriştiği merkezi kripto para borsası’nda olan giriş ve çıkışlar tamamen regülasyonun kontrolünde olacak.
Sonuç olarak, Bitcoin kullanmak gün geçtikçe klasik banka hesabı kullanmaya daha çok benzeyecek.
Day ayrıca şu ifadeleri kullandı: ‘Ben ilkesel olarak düzenlemeye karşı değilim. Karşı olduğum şey, mevcut oyuncuların kendi çıkarlarını koruyacak şekilde, halka ise tüketiciyi koruyacakmış gibi pazarlanan düzenlemeler yapılması. Bu kalıp her sektörde ve her yönetimde tekrar ediyor. Her iki siyasi parti de bu süreçte yer alıyor çünkü aynı çıkar grupları tarafından finanse ediliyorlar’ dedi.