Ethereum kurucu ortağı Vitalik Buterin ve kripto para analisti c-node, Merkeziyetsiz Finans (DeFi) dünyasının gerçek amacına dair tartışmayı yeniden alevlendirdi.
İki deneyimli isim, yükselen sektörü önceliklerini sorgulamaya davet ediyor.
SponsoredUzmanlar Arasında “Gerçek” DeFi Tartışması
Uzmanlara göre asıl mesele, bugünün DeFi heyecanının büyük ölçüde yüzeysel olması: Sektör, gerçek DeFi altyapısını güçlendirmek yerine daha çok spekülatif çıkarlara hizmet ediyor.
c-node şöyle yazdı: ‘Elinizde kripto paralarda uzun pozisyonunuz yoksa ve kendi varlığınızı kendi saklama isteğinizle finansal hizmetlere erişmek istemiyorsanız, DeFi’ye kullanmak için hiçbir sebep yok’ dedi.
c-node, USDC yatırarak borç verme protokollerine dahil olma gibi yaygın getiri elde etme stratejilerini ise ‘cargo cult’ (faydadan çok şekilcilik) olarak nitelendiriyor: Yani bu işlemler, DeFi’nin başarısını taklit etse de özündeki felsefeyi yansıtmıyor.
Analist, Ethereum dışındaki blockchain’lerin Ethereum’un DeFi patlamasını tekrarlamasının zor olduğunu da vurguluyor. Çünkü erken ETH katılımcıları, kendi varlıklarını saklamaya ideolojik olarak bağlıydı. Oysa yeni ekosistemlerde, kurumsal saklayıcı kullanan risk sermayesi fonları hakim durumda.
Buterin’in yanıtı ise tartışmaya hem karşı bir görüş hem de ‘gerçek’ DeFi çerçevesi kattı. Russo-Kanadalı yenilikçi, özellikle aşırı teminatlandırılmış ve karşı taraf riskini dağıtacak şekilde yapılandırılan algoritmik stablecoin’lerin gerçekten merkeziyetsiz olduğunu savundu.
Sponsored SponsoredButerin şunları yazdı: ‘Likiditenin %99’u negatif algoritmik dolar tutan CDP sahipleri tarafından destekleniyor ve diğer tarafta pozitif dolarlar bulunuyor olsa bile, karşı taraf riskini bir piyasa yapıcısına devretme imkânınızın olması hâlâ DeFi için ciddi bir özellik’ dedi.
DeFi’nin İdeolojik Ayrışması ve Merkeziyetsiz Risk Arayışı
Ethereum kurucu ortağı, yaygın USDC odaklı stratejileri de eleştiriyor: Sadece merkezi stablecoin’lerin borç verme protokollerine yatırılmasını, DeFi’nin gerçek tanımına uymayan bir uygulama olarak nitelendiriyor.
Teknik tanımların ötesinde ise Buterin uzun vadeli bir vizyon çiziyor: Dolar bazlı sistemlerden uzaklaşılıp, merkeziyetsiz teminatlara dayalı çeşitli hesap birimlerinin benimsendiği bir gelecek hedefliyor.
Tartışma, kripto dünyasında derin bir ideolojik bölünmeyi gözler önüne seriyor:
Sponsored Sponsored- Bir yanda DeFi, spekülatif sermaye verimliliği sağlamak için; yani kendi saklama hakkınızı kaybetmeden kaldıraçlı pozisyon almak ve getiriler elde etmek olarak görülüyor.
- Diğer yanda ise merkeziyetsizlik ve riskin tabana yayılması yoluyla küresel para sistemini kökten dönüştürecek temel bir finans sistemi olarak öne çıkıyor.
Devam eden cevaplarda bu gerilimin altı daha da çiziliyor. Bazı kullanıcılar, DeFi’de merkezi varlıklarla işlem yapmanın bile aracılara olan bağımlılığı azalttığını ve potansiyel olarak sistemik riski düşürdüğünü savunuyor.
Diğerleri ise c-node’un saf yaklaşımını daha gerçekçi buluyor ve pazar dinamiklerinin, hibrit veya itibari para destekli sistemler yerine kendi saklama üzerine kurulu protokollerini öne çıkaracağını düşünüyor.
Bu tartışma, kripto para dünyasında yeni bir inovasyon dalgasının yolunu açabilir. Ethereum’un DeFi’deki başat rolü, ideolojik erken benimseyiciler sayesinde öne çıkarken; diğer zincirlerde yatırımcılar merkeziyetsizlikten çok kullanım kolaylığına öncelik veriyor.
Bu sırada, Buterin’in aşırı teminatlı algoritmik stablecoin’ler ve çeşitlendirilmiş endeksler arayışı dolar endeksli modellerin ötesine geçişin sinyalini veriyor!
SponsoredDeFi üçüncü on yılına yaklaşırken, artık konu sadece getiri ya da likidite değil.
Artık tartışma, DeFi’yi asıl tanımlayan esas kavramlara odaklanıyor: Saklama, merkeziyetsizlik ve risk paylaşımı.
Bu durum, DeFi’nin geleneksel finans sistemlerine gerçek bir alternatif sunup sunamayacağına ya da sadece kripto yatırımcıları için gelişmiş bir spekülasyon aracı olmaya devam edip etmeyeceğine dair yeni sorular ortaya koyuyor.