1.307 milyar dolar yönetilen varlığa sahip özel sermaye şirketi Blue Owl Capital, bireysel yatırımcılara yönelik özel borç fonunda yatırımcı iadelerini kalıcı olarak durdurdu.
Bu karar ekonomistler arasında endişelere yol açıyor. Ayrıca özel kredi piyasasının daha geniş kripto para piyasası üzerinde etkili olup olmayacağı sorusunu da akıllara getirdi.
Blue Owl’ın İtfa Değişiklikleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Bloomberg’e göre özel kredi şirketi son aylarda yatırımcıların yoğunlaşan para çekme talepleriyle karşılaştı. Bunun temelinde, yapay zeka yükselişi sırasında şirketin yazılım firmalarına olan maruziyetinin yatırımcıları tedirgin etmesi yer alıyor.
FT’nin (kaynak) haberine göre, Blue Owl Capital Corp II (OBDC II) kasım ayından bu yana iadeye kapalı. Şirket, önce bu çeyrekte yeniden para çekimine izin verebileceğini duyurmuştu; fakat bu plandan tamamen vazgeçti.
Geçtiğimiz günlerde şirket, OBDC II yatırımcıları için üç ayda bir gerçekleşen iade işlemlerinin artık yapılamayacağını açıkladı. Firma bunun yerine, varlık satışlarına bağlı olarak dönemsel ödeme yapılacağını bildirdi.
Blue Owl eş başkanı Craig Packer, Reuters ile yaptığı konferans görüşmesinde, ‘İadeleri durdurmuyoruz, sadece iade sağlama yöntemimizi değiştiriyoruz’ dedi.
Packer’ın açıklamasına göre, fon sahiplerine yapılacak ödemelerin fonun toplam değerinin yaklaşık %30’una ulaşması bekleniyor. Daha önce bu oran %5 ile sınırlıydı.
Blue Owl son planına dair şu açıklamayı yaptı: ‘Gelecek 45 gün içinde altı kat daha fazla sermayeyi hissedarlara geri döndürüyoruz. Önümüzdeki çeyreklerde de OBDC II yatırımcılarına sermaye iadesini sürdürmeyi planlıyoruz’ dedi.
Blue Owl ayrıca, kredi fonlarından yaklaşık 1,4 milyar dolarlık varlığın satışına da yöneldi. Bloomberg’in aktardığına göre, Chicago merkezli sigorta şirketi Kuvare, California Kamu Çalışanları Emeklilik Sistemi, Ontario Belediye Çalışanları Emeklilik Sistemi ve British Columbia Yatırım Yönetimi Kurumu bu borçları satın aldı. Blue Owl, kredilerin nominal değerin %99,7’siyle el değiştirdiğini ekledi.
Özel Kredi Piyasasında Artan Baskı
Piyasa analisti Crypto Rover, Blue Owl’ın iade işlemlerini dondurmasının, 3 trilyon dolarlık özel kredi sektöründeki baskıların arttığına işaret ettiğini belirtti ve çeşitli tehlike işaretlerini sıraladı.
Öncelikle doğrudan kredi sağlayan firmaların yaklaşık %40’ı artık negatif serbest nakit akışı bildiriyor. Orta ölçekli piyasa borçluları arasında temerrüt oranı %4,55’e ulaştı ve artmaya devam ediyor.
Dikkat çekici bir diğer nokta: 2027’den önce vadesi dolacak borcu olan firmaların %30’u negatif FAVÖK’e sahip. Bu da yeniden finansmanı zorlaştırıyor. Ayrıca, yedi çeyrektir kredi notu indirimleri, yükseltmeleri geride bırakıyor.
Analist şöyle ekledi: Bu stres özel kredi piyasasında devam ederse, öncelikle bu piyasanın fonladığı küçük işletmeler etkilenecek. Ek olarak, yeniden finansman maliyetleri de artacak ve daha fazla iflasa yol açacak. Bu kısır döngüyü kırmanın tek yolu ise faizleri düşürmek ve likidite sağlamak dedi.
Ekonomist Mohamed A. El-Erian ise bu durumun, 2008 Küresel Finans Krizi’nden önce 2007’de görülen ilk risk sinyallerine benzer bir erken uyarı olup olmadığını sorguladı.
Kripto Para Piyasasına Etkileri
Özel kredi piyasasındaki stresin doğrudan kripto para piyasasına bulaşması beklenmez. Ancak dolaylı bağlantıların da göz ardı edilmemesi gerekiyor. BeInCrypto’nun yakın tarihli bir analizine göre Bitcoin, ABD’deki yazılım hisseleriyle oldukça paralel hareket ediyor.
Özel kredilerin hatırı sayılır bir bölümü yazılım şirketlerine yöneltiliyor. Böylece iki piyasa, büyüme ve risk anlatısı üzerinden birbirine bağlanıyor. Eğer kredi muslukları kısılır veya yeniden finansman riskleri artarsa yazılım sektöründeki değerlemeler baskı altında kalabilir.
Artan temerrütler, genişleyen kredi risk primleri ve kısıtlanan sermaye erişimi büyüme hisselerine baskı yapabilir. Bitcoin’in sıkılaşma süreçlerinde yüksek büyüme hisseleriyle olan korelasyonu düşünüldüğünde, yazılım şirketlerindeki kalıcı zayıflık kripto para piyasasına da yansıyabilir.
Buna rağmen bu etki, doğrudan bir yapısal risk değil, daha ziyade ikinci dereceden makro etki olarak öne çıkıyor. Burada asıl belirleyici olan, finans piyasalarının genel tepkisi olacak. Eğer stres daha sıkı finansal koşullara yol açarsa Bitcoin de teknoloji hisseleriyle birlikte düşüş yaşayabilir.
Ancak bu durum para politikalarında gevşemeye ya da yeniden likiditeye işlerlik kazandırırsa, kripto paralar bundan yararlanabilir. Şimdilik riskler döngüsel ve likidite kaynaklı. Yani dijital varlıklar açısından sistemik bir tehdit oluşmuş değil.