Kuantum bilişimin bir gün Bitcoin’in kriptografisini kırabileceği endişeleri yeniden gündeme geliyor. Fakat CoinShares’in yeni raporu, kuantum riskinin hâlâ uzak olduğunu ve Bitcoin arzının yalnızca küçük bir bölümünün potansiyel olarak tehlikede olduğunu savunuyor.
Rapor, kuantum bilişimi uzun vadeli bir mühendislik problemi olarak ele alıyor. Bitcoin’in, kriptografik olarak kritik seviyeye ulaşacak kuantum makinelerinden çok önce kendini adapte edecek bolca zamanı olduğu belirtiliyor.
SponsoredBitcoin İçin Kuantum Tehdidi Değerlendirmesi
“Quantum Vulnerability in Bitcoin: A Manageable Risk” adlı raporda CoinShares’in Bitcoin Araştırma Direktörü Christopher Bendiksen, Bitcoin’in işlemleri güvenceye almak için elliptic-curve kriptografisine dayandığını anlatıyor.
Teoride, yeterince güçlü bir kuantum bilgisayar Shor algoritmasını kullanarak kamu anahtarlarından özel anahtarları elde edebilir. Bu da izinsiz harcamalara kapı aralıyor.
Ancak Bendiksen bunun için, milyonlarca kararlı ve hata düzeltmeli qubit’e sahip kuantum makinelerine ihtiyaç duyulacağını vurguluyor. Bu da bugün için fazlasıyla uzak bir teknoloji.
‘Pratik bir sürede (<1 yıl) secp256k1 şemasının kırılması için mevcut mantıksal qubit sayısının 10-100.000 katına ihtiyaç var; ilgili kuantum teknolojisinin en az 10 yıl uzağındayız. Uzun vadeli saldırılar yıllar sürebilir—teknolojik ilerlemede aşırı iyimser olunsa bile ancak on yıl içinde mümkün olabilir; kısa vadeli (mempool saldırıları) ise <10 dakika içinde hesaplama gerektiriyor—bu senaryo ancak çok uzun vadede (on yıllar sonra) söz konusu olabilir,’ ifadelerine raporda yer verildi.
Rapor Bitcoin’in gerçek anlamda ne kadar savunmasız olduğunu da irdeliyor. Bendiksen’e göre toplam arzın yaklaşık %8’ine denk gelen ve bugünkü rakamlarla yaklaşık 1,6 milyon BTC, kamu anahtarlarının zaten açık olduğu klasik Pay-to-Public-Key (P2PK) adreslerinde tutuluyor. Ancak pratikte risk çok daha düşük.
Bu miktarın da yalnızca yaklaşık 10.200 BTC’lik kısmı gerçek anlamda kayda değer bir etkiye yol açacak şekilde hedef alınabilir. Bu rakam, Bitcoin’in toplam arzının %0,1’inden bile azına karşılık geliyor.
Sponsored Sponsored‘Kalan yaklaşık 1,6 milyon BTC, 32.607 farklı ve yaklaşık 50 BTC’lik UTXO’da duruyor; kuantum bilişimde teknolojik gelişmeler ne kadar iyimser biçimde giderse gitsin, bunların kilidinin açılması binlerce yıl sürer,’ diye belirtti Bendiksen.
Kalan savunmasız coin’ler ise on binlerce adrese dağılmış durumda. Analize göre bu dağılım, en gelişmiş kuantum sistemleri için bile büyük çaplı bir istismarı hem yavaş hem de operasyonel olarak neredeyse imkânsız kılıyor.
Bu sınırlı riskin nedeni, güncel adres türlerinden kaynaklanıyor. Pay-to-Public-Key-Hash (P2PKH) ve Pay-to-Script-Hash (P2SH) yapılarında coin’ler harcanana kadar kamu anahtarları açığa çıkmıyor. Böylece saldırı yüzeyi oldukça daralıyor.
Bendiksen, post-kuantum kriptografi önerileri bulunsa da, acele ya da zoraki değişiklikler yapılmasına karşı temkinli davranılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca böyle bir değişikliğin yeni riskler yaratabileceğini, dağıtılmış yapıya zarar verebileceğini veya henüz riskli ortamlarda yeterince test edilmemiş kriptografik metotlara dayalı olabileceğini söylüyor.
Sponsored Sponsored‘Görülebilir gelecekte piyasa etkileri sınırlı kalacak gibi görünüyor’ diyor Bendiksen. ‘Asıl endişe, Bitcoin’in değiştirilemezliği ve tarafsızlığının korunması, ki aceleci protokol değişiklikleriyle bu risk altına girebilir.’ dedi.
Bu tablo aynı zamanda daha önce Casa kurucu ortağı Jameson Lopp ile Cardano kurucusu Charles Hoskinson gibi sektörden önemli isimlerin görüşleriyle de örtüşüyor. Her iki isim de kuantum bilişimin yakın vadede Bitcoin’in kriptografisi için somut bir tehdit oluşturmadığını savunmuştu.
Quantum Risk: Yatırımcı’lar ve Geliştirici’ler Artık Hazırlık Yapıyor
Buna rağmen piyasadaki herkes bu kadar rahat değil. Bazı kurumsal yatırımcılar artık kuantum bilişim riskini Bitcoin pozisyonlarını değerlendirirken doğrudan hesaba katıyor.
BeInCrypto’nun aktardığına göre stratejist Christopher Wood, Jefferies’in model portföyündeki %10’luk Bitcoin tahsisini azaltarak sermayeyi altın ve madencilik hisselerine yönlendirdi. Bu hamle, gelecekte kuantum bilişimde yaşanabilecek gelişmelerin Bitcoin’in güvenliğini tehdit etme ihtimaline karşı gerçekleşti.
SponsoredAynı dönemde bazı blockchain projeleri de proaktif adımlar atmaya başladı. Coinbase, Ethereum ve Optimism, post-kuantum bir döneme hazırlık için yaptıkları çalışmaları kamuoyuyla paylaştı.
Capriole Investments’tan Charles Edwards da, Bitcoin’in fiyatının, kuantum güvenliğine yönelik yeterli farkındalık oluşana kadar daha da düşmesi gerekebileceğini düşünüyor. Edwards bu baskının, teknik tartışmalar için bir katalizör olabileceğini öne sürüyor.
‘50.000 dolar artık çok uzak değil. Geçen yıl Bitcoin kuantum güvenliği için fiyatın daha da düşmesi gerektiğini söylerken ciddiydim. Bugüne kadar gördüğümüz ilk umut verici gelişme bu,’ dedi.
Edwards ayrıca, yolun başında olunduğunu ve Bitcoin’in kuantum hazırlığı için çalışmaların 2026’da hızlanması gerekeceğini uyardı.