Geri dön

BIS ekonomisti, Kore Merkez Bankası’nın başına geçiyor

Google’da bizi tercih edin
sameAuthor avatar

Yazan ve Düzenleyen
Oihyun Kim

01 Nisan 2026 12:52 TRT
  • Hyun Song Shin, BIS’te blockchain parçalanmasının stablecoin’leri para olarak yapısal olarak uygunsuz hale getirdiğini savundu.
  • Kore Merkez Bankası başkanı olarak artık birleşik defter teorisini Kore won’u için uygulamalı.
  • Dolar stablecoin genişlemesini nasıl yönettiği tüm dünyada dolar dışı ekonomiler için örnek olabilir.
Promo

Hyun Song Shin, 12 yıl boyunca Bank for International Settlements’ta çalışarak merkez bankalarının dijital para konusundaki yaklaşımını şekillendiriyor. 22 Mart’ta Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Shin’i Kore Merkez Bankası’nın başına aday gösterdi. Shin, nisan ayında görev süresi sona erecek olan mevcut başkan Lee Chang-yong’un yerini alacak.

Merkez bankası destekli dijital para fikrini kuramsal olarak inşa eden ekonomist, bu kez ABD doları dışında bir para birimi için bu sistemi hayata geçirmek zorunda.

Stablecoin’ler’e Karşı Argümanlar

Shin, Oxford’da okuduktan ve burada ders verdikten sonra London School of Economics ve Princeton’da profesörlük yaptı. 2014’te BIS’e Ekonomik Danışman ve Para Ekonomisi Departmanı Başkanı olarak katıldı.

Mart 2026’da yayımlanan “Tokenomics and Blockchain Fragmentation” başlıklı makalesinde Shin, konuya dair en kapsamlı argümanlarını paylaştı. Açık blockchain’ler, konsensüs sağlamak için doğrulayıcılara ihtiyaç duyar. Daha fazla merkeziyetsizlik, doğrulayıcı ödüllerini artırıyor ve kullanıcılar bunu gas ücretleriyle ödüyor. Gas ücretleri yükseldiğinde, kullanıcılar daha ucuz blockchain’lere göç ediyor. Sonuç ise: parçalanma.

Stablecoin’ler bu sorunu doğrudan devralıyor. Bir USDC token’ı Ethereum’da, diğeri Solana’da, birbirinden tamamen ayrı defterlerde çalışıyor ve aralarında doğal bir iletişim yöntemi yok. Farklı blockchain’ler arası geçiş için kullanılan köprüler hem maliyet, hem zaman kaybı, hem de hack riskini beraberinde getiriyor. Shin’e göre, ortaya tek bir para ağı değil, zincire özel ayrı ayrı alanlar çıkıyor.

Sponsorlu
Sponsorlu

Bu durum, Shin’in ‘paranın birlikteliği’ dediği ilkeden sapmaya yol açıyor. Klasik finans sisteminde merkez bankaları, farklı kurumlardaki paranın değerinin bire bir aynı olmasını garanti ediyor. Ancak merkeziyetsiz sistemlerde böylesi bir dayanak yok. Shin’in çözüm önerisi net: Merkez bankası parası, mevduat ve tokenize varlıkların tamamının tek bir programlanabilir platformda birlikte bulunduğu birleşik bir defter kullanılmalı.

Kuramcıdan Merkez Bankacısına

BIS’te Shin, analiz yapıp tavsiye verebiliyordu. Hedef kitlesi ise tüm merkez bankalarıydı. Ortada daha çok teori vardı.

Ancak Kore Merkez Bankası başkanlığıyla tablo tamamen değişiyor. Güney Kore bir rezerv para ihraç etmiyor. ABD ise GENIUS Act ile dolar stablecoin’lere resmiyet kazandırıyor ve bunları dolar üstünlüğünü pekiştiren araçlar olarak konumluyor. Rezerv para ülkeleri için özel stabilcoin yeniliklerini emmek, para egemenliğini güçlendiriyor. Ancak rezerv para olmayan ülkeler için ise bu, egemenliği aşındırıyor.

Shin, dolar stablecoin’leri tamamen engelleyemeyeceğini gayet iyi biliyor. 2018’de düzenlenen bir toplantıda, dönemin Finansal Hizmetler Komisyonu Başkan Yardımcısı ve bugünkü Cumhurbaşkanlığı Politika Şefi Kim Yong-beom’a, sınır ötesi kripto işlemlerin ve doğrudan yasakların başarısız olacağını söyledi. Shin, itibari paranın kriptoya akışını sağlayan bankaların en etkili kontrol noktası olduğunu vurguladı. Kim, bu görüşmeleri 2022’de yayımlanan kitabında anlattı.

Bu yaklaşım iki ayaklı bir model öneriyor: Bankacılık sistemini kapı bekçisi yaparak dolar stablecoin akışını yönetmek, bir yandan da rekabetçi bir yerli alternatif geliştirmek. Kore Merkez Bankası, 18 Mart’ta “Hangang” adlı CBDC projesinin ikinci fazına geçti. Bu fazda, banka dijital para ihraç edecek; ticari bankalar ise depozito token’ları dağıtacak. Bu mimari, doğrudan Shin’in birleşik defter konseptiyle uyumlu. Böylece iki farklı yol, Kore wonu’nun dolar tabanlı dijital para altyapısında geçerliliğini korumasını hedefliyor.

Teori Gerçek Hayatta Sınavı Geçebilir mi?

Güney Kore, dünyanın en büyük kripto para piyasalarından birine sahip. Shin’in iki ayaklı yaklaşımı etkili olursa, dolar dışı ekonomilerin aynı baskıyla karşı karşıya kaldığında örnek alacağı bir model ortaya çıkacak.

Eleştirmenler ise ciddi zorluklara ve alternatif bir yola dikkat çekiyor. Bazı isimlere göre, Güney Kore bir CBDC’yi beklemektense, özel sektöre düzenlenmiş Kore wonu stablecoin’leri ihraç etme izni vermeli. Çünkü regüle edilen bir won stablecoin’i, hız ve erişilebilirlik açısından dolar stablecoin’lere doğrudan rakip olabilir ve merkezi bankanın platformunu tamamlamasını beklemeye gerek kalmaz.

Ayrıca, birleşik defter modeli riskin tek bir noktada toplanmasına yol açıyor. Yani merkez bankası parası, mevduat ve tokenize varlıkların tek platformda yer aldığı bir sistemde oluşabilecek bir arıza, tüm finansal yapıyı felç edebilir. Dağıtık altyapının sunduğu dirençlilik –ironik şekilde Shin’in eleştirdiği parçalanmanın ta kendisi– bu durumda kayboluyor.

Bir diğer büyük sorun ise yönetişim. BIS’in yedi merkez bankası ve 43 finans kurumunun dahil olduğu Agora projesi gibi örnekler, altyapıyı kurmaktan çok, kimin kontrol edeceği konusunda uzlaşmanın daha zor olduğunu gösteriyor. Bu arada küresel stablecoin arzı şimdiden 315 milyar doları aşmış durumda. Circle’ın CCTP’si gibi köprüleme protokolleri, zincirler arası parçalanmayı özel sektörden gelen çözümlerle düzeltmeye çalışıyor. Piyasa ise kimseyi beklemiyor.

Shin, bu teorinin mimarı oldu. Artık ise sonuçtan kendisi sorumlu.

Feragatname

Sorumluluk Reddi: Trust Project yönergelerine uygun olarak BeInCrypto, haberlerde tarafsız ve şeffaf raporları garanti eder. Bu haber makalesi doğru ve güncel bilgi vermeyi amaçlamaktadır. Ancak okuyucuların bu içeriğe dayalı herhangi bir karar vermeden önce tüm bilgileri bağımsız olarak doğrulamaları ve bir profesyonele danışmaları tavsiye edilir.

Sponsorlu
Sponsorlu