Petrol fiyatlarının yükselmesi ve jeopolitik gerilimlerin tırmanmasıyla, 2026 yılında ABD’de resesyon ihtimali tahmin platformlarında artıyor.
ABD-İsrail-İran arasındaki süregelen çatışmalar, küresel piyasaları sarsıyor. Hisse senetlerinden kripto paralara kadar riskli varlıklar üzerindeki baskı artarken, yatırımcılar giderek daha temkinli tutum benimsiyor. Bu durum, ABD ekonomisinin bu darbeyi küçülmeden atlatıp atlatamayacağı konusundaki endişeleri güçlendiriyor.
Prediction market’lar 2026’da ABD resesyonu endişelerinin arttığını gösteriyor
Polymarket’te trader’lar, 2026 sonuna kadar ABD’de resesyon yaşanma olasılığını yaklaşık %40 seviyesinde fiyatlıyor. ABD Ekonomik Analiz Bürosu’na (Bureau of Economic Analysis) göre, 2025 ikinci çeyrek ile 2026 dördüncü çeyrek arasında üst üste iki çeyrek boyunca reel GSYİH’nin negatif gelmesi veya Ulusal Ekonomik Araştırmalar Bürosu’nun (National Bureau of Economic Research) resmen resesyon ilan etmesi halinde, bu piyasa “Evet” şeklinde sonuçlanacak.
Bizi X’te takip edin. Anlık gelişmeler için güncel haberler burada!
Kalshi’nin “Bu yıl resesyon olur mu?” başlıklı piyasasında ise resesyon riski yaklaşık %36 seviyesinde. Burada da ABD’de 2025 ya da 2026’da üst üste iki çeyrek negatif GSYİH gelirse sonuç “evet” olarak kabul ediliyor.
Her iki platformda da oranlar son haftalarda ciddi şekilde yükseldi. Bu artış, ABD-İsrail-İran hattında yükselen gerilimin küresel enerji tedarik zincirlerini doğrudan etkilemesiyle eş zamanlı gerçekleşiyor.
BeInCrypto’nun aktardığına göre petrol fiyatı, neredeyse dört yılın ardından ilk kez varil başına 100 dolar seviyesini aştı. Fiyatlardaki bu yükselişi, başta Orta Doğu’daki üretim kesintileri, Strait of Hormuz’un kapanması ve çatışmanın daha da büyüyeceği endişeleri körüklüyor.
Artan petrol fiyatları, olası bir resesyon konusunda kaygıları büyüttü.
Ekonomist Peter Schiff şu yorumda bulundu: ‘Fırlayan petrol fiyatları daha fazla enflasyona sebep olmaz. Bu, resesyona yol açar. Yüksek petrol fiyatlarının ardından uygulanacak mali ve parasal politikalar ise asıl enflasyonu artırır’ dedi.
İşgücü Piyasasında Bozulma Uyarı Sinyallerini Tetikliyor
Baskı sadece enerji piyasalarıyla sınırlı değil. Emek piyasasında da alarm zilleri çalıyor. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (Bureau of Labor Statistics) verilerine göre, tarım dışı istihdam Şubat ayında 92.000 kişi azaldı.
İşsizlik oranı %4,4’e yükseldi. Dikkat çeken bir detay ise son beş ayda üçüncü kez istihdamda düşüş yaşanması.
Piyasa analisti Henrik Zeberg, makro cephede teknik bir uyarıya dikkat çekti. İş döngüsü modelinin “Coincident Indicator” (COI) göstergesi, “Resesyon Kapıda” sinyali veriyor.
Henrik Zeberg şöyle belirtti: ‘COI, daha önce beş kez bu sinyali verdi ve her seferinde 1-3 ay içinde resesyon başladı ama bu resesyonlar NBER tarafından ancak 9-12 ay sonra resmen tanındı. Ekonomi şu an resesyonda değil. Kısa vadeli “Ani Resesyon Sinyalleri”nin teyidini beklemeliyiz. Fakat artık sona çok yaklaştık!’ dedi.
İstihdam ve makroekonomideki zafiyetlere bir de özel kredi piyasasındaki baskı eklendi. BlackRock, 26 milyar dolarlık özel kredi fonunda çekimleri sınırlandırdı.
Ek olarak Blue Owl, Blue Owl Capital Corp II (OBDC II) fonunda çeyreklik geri ödemeleri durdurdu ve bunun yerine varlık satışına bağlı periyodik ödeme planına geçti. Bu adımlar, artan çekim talepleri gölgesinde atıldı.
Tüm bu tablo eşliğinde hedge amaçlı işlemlerde ciddi artış görüldü. Dört büyük ABD kredi ETF’sinde açılan put opsiyonlarının sayısı bu ay 11,5 milyon kontrat ile rekor kırdı. Ayrıca S&P 500’ün 1 aylık put-call eğrisi yaklaşık 0,53’e çıkarak 2022’deki ayı piyasasından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Zayıflayan istihdam, sinyal veren makro göstergeler ve piyasadaki stres, karar alıcılar için ciddi bir sınav oluşturuyor. Tahmin piyasalarında resesyon ihtimalleri ayarlanırken, önümüzdeki dönemde bu uyarıların gerçek bir ekonomik daralmaya dönüşüp dönüşmeyeceği ortaya çıkacak.