ABD–İran savaşı 11 Mart’ta üç önemli gelişmeyle keskin bir dönemece giriyor. Bu gelişmeler, çatışmanın daha tehlikeli ama siyasi olarak daha belirgin bir aşamaya evrildiğine işaret ediyor.
İran artık savaşın bitmesi için kamuoyuna açık bir şekilde belirli koşulları öne sürüyor. Trump yönetiminin, ülke içi petrol arzını artırmak için Soğuk Savaş dönemine ait acil durum yetkilerini devreye almayı değerlendirdiği konuşuluyor. Ayrıca FBI, Kaliforniya polisini, İran’ın ABD Batı Yakası’na insansız hava aracı saldırısı düzenleyebileceğine dair olası tehdit konusunda uyardı.
İran Ateşkes Şartlarını Açıkladı
İran’ın savaşı sona erdirme konusundaki tutumu netleşiyor. Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian’ın üç talebi olduğu bildirildi: İran’ın ‘meşru haklarının’ tanınması, ABD-İsrail saldırısı için tazminat ve gelecekteki saldırılara karşı uluslararası garanti.
Bu önemli çünkü bunlar teslim olma niyetinde olan bir tarafın talepleri değil. Tam tersine, savaşın siyasi olarak atlatılması ve olası bir ateşkesin müzakere edilmiş bir sonuç olarak sunulması için masaya koyulan şartlar.
Ancak bu koşullar, şu anki ABD yaklaşımıyla örtüşmüyor.
Reuters’ın aktardığına göre, İsrailli yetkililer Trump’ın savaşın yakında sona ereceğine yönelik kamuya açık açıklamalarına rağmen Washington’ın savaşı bitirme emri vermeye yakın olmadığını düşünüyor.
Beyaz Saray’ın yaklaşımı halen ABD hedeflerinin gerçekleşmesi ve İran’ın ‘koşulsuz teslim’ durumuna gelmesi üzerine kurulu.
Bu görüş ayrılığı, savaşı hemen sona erecek gibi gösteren söylemlerin şimdilik hayalden ibaret olduğuna dair en net işaretlerden biri.
Trump Soğuk Savaş Dönemi Bir Politikayı Gündeme Taşıyor
Savaşın yol açtığı enerji şoku artık ABD’nin iç siyasetini de şekillendiriyor. Trump, Kaliforniya merkezli Sable Offshore şirketinin açık deniz petrol üretimini yeniden başlatması için Eyalet düzeyindeki yasal engelleri aşmak adına 1950 Tarihli Savunma Üretim Yasası’nı devreye almayı düşünüyor.
Bu adım ilk bakışta dar kapsamlı görünse de asıl anlamı daha geniş: Yönetimin İran savaşını sadece askeri bir kriz olarak değil, aynı zamanda iç piyasada federal müdahaleyi gerektirecek kadar ciddi bir yakıt fiyatı krizi olarak da gördüğünün işareti.
Bu başlı başına kayda değer bir tırmanış.
Son günlerde yönetim zaten stratejik rezervlerden petrol satışı ve benzeri piyasa önlemlerini değerlendiriyordu. Benzin fiyatları yükseldi, petrol piyasaları da sevkiyatlara ve Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılara tepkisiz kalmadı.
Beyaz Saray şimdi Soğuk Savaş dönemi acil durum yasasını devreye almak isterse, yetkililerin savaşın ekonomik etkilerinin kısa vadede savaş alanındaki iyimser beklentilerden daha kalıcı olabileceği görüşünde olduğunu gösteriyor.
California İran drone’larıyla vurulabilir
İddialara göre FBI, Kaliforniya polisini İran’a ait insansız hava araçlarının açık denizden ABD’nin Batı Yakası’na saldırı düzenleme olasılığı konusunda bilgilendirdi.
Vali Gavin Newsom’un ofisi, bu uyarının kendilerine ulaştığını doğruladı.
Fakat İç Güvenlik Bakanlığı, büyük çaplı bir saldırının olası olmadığını düşünüyor. Yani bu gerçek bir uyarı, ancak yakın vadede kesinleşmiş bir saldırı tehdidine dair somut kanıt henüz yok.
Yine de işin ciddiyet boyutu büyük. İran’ın tehdit dili artık, tam anlamıyla stratejik bir savaşa dönüşmeden bölgesel ve siyasi baskıyı artırmaya odaklanmış görünüyor.
Tahran ateşkes taleplerini, bölgesel ve ekonomik gerilimlerle aynı anda masada tutuyor. ABD’li yetkililer ise hem petrol krizine hem de ülke içinde ekstra önlemlere hazırlanıyor.
Ortaya çıkan tablo net: Savaşın ne zaman biteceğine dair belirsizlik artıyor, sonuçları da cephe hattının çok ötesine taşmaya başlıyor.