Daha fazla görüntüle

2022’ye Daha Geniş Bir Çerçeveden Bakış: Krizler ve Bitcoin İlişkisi 

8 mins

KISACA

  • 2008 krizine denk gelen zaman diliminde ortaya çıkan Bitcoin merkeziyetsizlik manifestosu sundu.
  • Bitcoin isminin ilk kez 2008 krizinin ardından ortaya çıkması sizce bir tesadüf mü? Peki makro piyasalarda görülen mevcut krizin Bitcoin’e etkisi ne olabilir?
  • Bu ve birçok soruya bu araştırma raporunda cevap arıyoruz.
  • promo

Takvimler Eylül 2008’i gösterdiğinde Amerika Birleşik Devletleri’ndeki emlak krizi büyümüş, borsa için tehlike çanları çalmaya başlamıştı. Tarihin en büyük ekonomik krizlerinden bir tanesi gerçekleşmiş ve pek çok büyük şirket batmıştı. İşte Bitcoin ile böyle bir atmosferde karşılaştık. Peki ama Bitcoin’in ortaya çıkışının, ekonomik kriz ile doğrudan bir ilişkisi var mıydı?

Bazı uzmanlar kriz ve Bitcoin ilişkisine dikkat çekerek, 2022 yılında dünyanın yeniden enflasyon ve stagflasyon riski ile boğuşuyor olmasının BTC’nin tekrar sahne alabileceği anlamına geldiğini düşünüyor.

2008 Finansal Krizi

Önce, tarihte bir yolculuk yaparak hafızalarımızı tazelemekte fayda var.

Bitcoin bazen fiyat artışıyla ekonomi haberlerinde, bazen yaratıcısının anonim kimliği ile magazin haberlerinde boy göstermeyi başardı. Ancak insanların gündemine gerçekten girdiği günler kriz günleri mi oluyor? Zira, Bitcoin’in, dönemin FED başkanı tarafından yüzyılın krizi olarak nitelendirilen bir dönemde doğduğunu zaten biliyoruz. Öyleyse, hem BTC’nin varoluş felsefesini inceleyelim hem de 2008 krizine biraz daha yakından bakalım.

2000’li yılların sonunda açığa çıkan ve tüm dünyada etkisini uzun yıllar boyunca hissetirecek ekonomik kriz, Bitcoin ile sonuçlanan bir bilimsel devrimle meyvesini verdi. Ünlü fizikçi Thomas Khun’un ifadesi olan Bilimsel Devrim, kriz durumlarında yeni paradigmaların geliştirilmesi ile tanımlanıyor. 

2008 Krizi Nerede Başladı?

2008 Krizi’nin tam olarak hangi tarihte ve hangi nedenle başladığı hala tartışmalı bir konu. Bazı yorumcular krizin 2006 yılında ABD’de yaşanan Mortgage kredilerinin geri ödenememeye başlamasıyla kendini gösterdiğini, bazı yorumcular ise 2008 yılında ABD’de Lehman Brothers adlı büyük bankerlik şirketinin batışıyla su üstüne çıktığını öne sürüyor. (Eğilmez, M. 2021) Öte yandan krizin küresel bir boyut kazanmasının ana nedenlerine indiğimizde krize giden süreci incelememiz gerekiyor.

2008 krizi ve bitcoin, lehman brothers

Mahfi Eğilmez’e göre, bu krizin bütün öteki krizlerden en önemli farkı, tarihin ilk küresel krizi olmasıdır. Eğilmez, kriz öncesi dönemde kapitalizmin küresel bir sistem haline gelmesini bu iddiasına dayanak olarak gösteriyor. Her ne olursa olsun 2008 krizi, finans kaynaklı bir kriz olup, ABD’deki bankaların yanlış kredi uygulamaları ve konut piyasasında kullanılan kredilerin geri dönmesindeki problemler nedeniyle ortaya çıkmış bir krizdir. (Şeker, H. & Demirel, B. 2019:2)

Düşük Faiz Politikası ve Fiyat Köpüğü

Önce konut piyasasında başlayıp finansal piyasalara, buradan da reel sektörün her alanına yayılan kriz, ABD Merkez Bankasının (FED) ekonomik canlanma sağlamak amacıyla 2001 terör saldırılarının ardından kısa vadeli faiz oranlarını düşük tutmasıyla tetiklendi. (Şeker, H. & Demirel, B. 2019:3)

FED politikaları sayesinde kredi maliyetleri azalmış ve konut alımları cazip hale gelmişti. Öte yandan düşük ve orta gelirli kesim, bu kredilere fazlasıyla ilgi gösterince konut talebinde yaşanan ciddi artışlar fiyatların da seri şekilde yükselmesine neden oldu. 

Fiyat köpüğü sebebiyle ABD’den ortaya çıkan güvensizlik dalgası, yıllardır düşük enflasyon sorunu yaşayan Japonya’ya veya düşük üretkenlik yaşayan Avrupa ülkelerine yayılmakla kalmamış, periferi ülkelerde dahi finansal baskı oluşturup bankacılık sisteminin ve FED’in sorgulanmasına yol açmıştı. (Şen, 2018:258-260). 2004 yılında, FED konut fiyatlarındaki artıştan olumsuz etkilenen ekonomiyi rahatlatmak, enflasyonu düşürmek ve güveni artırmak için faiz artırımına gitmişti. Bu ise bugün krizden bahsediyor olmamızın en büyük sebeplerinden birisi olarak tarihe kayıt düşmüştü.

Değişken faizler, piyasadaki güvensizlikler

Çok değişken faizli kredi, kullananları ve konut sahiplerini zora sokarak kredi ödemelerini güç hale getirmişti. Verilen kredilerin dönüşünün olmaması, bankaların kaynak sıkıntısına girmeleri ve finansal piyasalardaki güvensizlikle birlikte bankaların borç alışverişini bırakması, finansal sistemi adeta durma noktasına getirmişti. (Şeker, H. & Demirel, B. 2019: 3-8)

Özellikle 12 Mart 2007’de ABD’nin en büyük ikinci ipotekli kredi kuruluşu olan New Century Financial Corporation’ın iflas isteminde bulunması ve Freddie Mac’in hisse senetlerinin ciddi oranda değer kaybetmesiyle krizin etkileri iyice ortaya çıkmaya başladı. 

Eylül 2008’de ABD hükümetinin bu iki kuruluşa el koymasına paralel olarak, 158 yıllık yatırım bankası Lehman Brothers’ın da battığı görülmüş ve hükümete yıkılan 613 milyar dolarlık borç ile kriz derinleşmişti. (Paoli, D. & Hill, J. 2022)

ABD’nin konut piyasalarında başlayan kriz, bir süre sonra likidite krizine dönüşmüş ve ABD bankalarının risklerini yabancı yatırımcılara aktarması sonucu başta Avrupa olmak üzere tüm dünyaya yayılmaya başlamıştı. (Vural, 2013:2-4) Bu dönemde OECD verileri, ABD, Kanada, İngiltere ve Japonya ekonomilerinde reel büyüme oranlarının ciddi bir düşüş gösterdiğini kaydetti.

Kaynak: OECD

FED, piyasalarda görülen likidite sıkıntısı, ülkelerin daralan ekonomileri ve bankaların ödeme yapamaması gibi problemleri piyasaya dolar sürerek kapatmaya çalıştı. FED’in 2008 yılında attığı bu adımlar adeta bizlere günümüzden ufak kareler sunarak tarihin bir kez daha tekerrür ettiğini gösteriyor.

Bitcoin Tesadüfleri Sever

2008 krizinin gelişimi ve sonuçları krizin finansal kaynaklı olduğunu net bir biçimde gösteriyor. Bu süreçte bankaların açgözlülüğü ve merkez bankalarının para politikaları üzerindeki neredeyse sınırsız olan erişimlerinin korkunç sonuçlar doğurduğunu en acı şekilde tecrübe etmiş olduk. Tüm bunlar yaşanırken ve finansal piyasalar bir kaos ortamından geçerken 2008 yılında devrimsel bir teknolojinin ayak sesleri de duyulmaya başlamıştı.

2008 krizi bitcoin

Mevcut finansal sistemin çöküşüne paralel olarak, Bitcoin’in varlığına dair ilk işaretler internette dolaşmaya başladı. Ağustos 2008’de “bitcoin.org” alan adı alındı. Yalnızca iki ay sonra ise “Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System” başlıklı bir makalenin, şifreli bir e-posta listesinde paylaşılmaya başlandı. Bu makalenin yazarı, günümüzde hâlâ gizemli bir kimliğe sahip olan Satoshi Nakamoto idi.

Blok zincir teknolojisin ilk ürünü olan Bitcoin, aracı kuruluşları -yani 2008 mali krizine sebep olan bankaları ve darphaneleri durmayan hükümetleri- ortadan kaldırarak devrimsel bir çözüm önerisi ile ortaya çıktı. Üçüncü tarafların kontrolünü ortadan kaldıran BTC peer-to-peer (eşler arası) işlemleri mümkün kılmak amacıyla, sınırlı bir arz ile piyasaya sürüldü.

Kriz Kapıdan Baktırdı, Bitcoin İçin Ortam Hazırladı

Pek çok uzman, 2008 yılında ciddi bir krizin kapıyı çalacağını çok uzun yıllar öncesinden söylüyordu. New York Üniversitesi ekonomi profesörü Nouriel Roubini gibi uzmanlar krizin tüm dünyayı etkileyeceğini önceden deyim yerindeyse bangır bangır bağırmıştı. Bu sebeple Bitcoin fikrinin yaratıcısı veya yaratıcılarının finansal bir öngörü sağlayarak merkeziyetsiz bir para tasarlamaya çok önceden başlamış olabileceği düşünülüyor.

Bitcoin makalesinin ele alınış biçimine bakıldığında sadece programla başarısının değil finansal okur yazarlık düzeyinin de yüksek olduğu görülüyor ve bu durum iddiaları destekliyor. Ancak bu durumun bir kesinliği bulunmuyor, teorinin doğru olması halinde 2008 finansal krizinin Bitcoin projesinin ortaya çıkışına zemin oluşturduğunu ifade edebiliriz.  

bitcoin ve krizler

2008 krizinde geleneksel finansın gösterdiği fiyasko, insanların hem hükümetlere hem bankalara hem de piyasalara olan güvenlerini yitirdiğini gösterdi. Bu noktada hisse senetleri piyasalarından yaşanan sert çıkışlar ve altın fiyatının gösterdiği hareket argümanımızı destekler nitelikte veriler sunuyor. 

Bu türden piyasa hareketlerinin günümüze benzer bir tabloyu hatırlattığı görülüyor. Ancak mevcut durumda Bitcoin ve hisse senetlerinin değer kaybettiği görülüyor. Bu durum bizlere merkeziyetsizliğin getirdiği avantajların bu sefer işe yarayıp yaramayacağını sorgulatıyor.

Bitcoin Gerçekten 2008 Krizi’nin Bir Ürünü mü?

Bitcoin’in 2008 krizi sonucu doğduğu iddiası oldukça zayıf bir argüman olarak görenlerin sayısı da az değil. “50 Yıllık Hayal: Bitcoin” kitabının yazarlarından olan Saadettin Konukseven, BTC benzeri bir alternatif çözüm arayışının temellerinin 1971 yılına dayandığını ifade ediyor. Konukseven, Bretton Woods Anlaşmasına işaret ederek finansal sistemin temellerinin dinamitlenmesine dikkat çekiyor. 

Bitcoin bilgisi ile öne çıkan yazar, Bitcoin’in temellerinin ise 1998 yılında atılmış olabileceğini ve 2008 finansal krizinin ekstra bir tetikleme yarattığını ifade ediyor. Saadettin Konukseven, 1998 yılını işaret ederek olası Satoshi Nakamoto için de bir göndermede bulunuyor:

“Bitcoin’in doğuşunun 2008 krizinden ziyade 1971’de paranın altın karşılığından çıkarılıp kağıt parçasına çevrilmesine bağlı olduğunu düşünüyorum. 2008 krizi oldu ve Bitcoin doğdu demek konuya çok sığ bakmak olur. 1971’den bu yana karşılıksız kağıt paranın ve internetle doğacak nakitsiz toplumun yaratacağı tehlikeyi dert eden birileri hep vardı: Cypherpunk’lar. (Siber değil şifre anlamına gelen cifir punklar)

2008 krizinin Satoshi Nakamoto’yu ekstra tetiklediğini ve daha önceki denemelerde çözülemeyen konuları çözmesine neden olduğunu düşünebiliriz belki. (Satoshi’nin Bitcoin’in atası olarak gördüğü Bitgold ve b-money fikirleri 1998’de geliştirilmişti mesela) En muhtemel Satoshi adayları bu krizi yıllardır bekliyordu yani.”

– Saadettin Konukseven

Bitcoin 2022’de Benzer Bir Sürece Şahitlik Ediyor

Tıpkı 2008 yılında olduğu gibi bugün de giderek ayak sesleri yaklaşan krizin ana etmeni olarak FED ve hükümetler görülüyor. FED’in 2022 Martı’na kadar olan 4 yıllık bir süreçte piyasalar için likidite musluklarını açtığı görüldü. Üstelik bu süre zarfında sadece düşük faiz oranları değil geniş ve rahat bir borçlanma imkanı da sunuldu.

İşin özü cebimizde veya bankalarda tuttuğumuz dolarlar Washington’da oturan bir grup insan tarafından yönetilmeye devam etti. Pandemi dönemi boyunca, FED başta olmak üzere pek çok ülkenin merkez bankası faiz oranlarını 0 seviyesine yaklaştırdı, üstelik emisyon artışları da düşük faiz sürecine eşlik etti. İçinde bulunduğumuz süreç tüm dünyada inanılmaz bir enflasyonun artışına sebep oldu.

‘Corona’ Ekonomik Krizi

Türkiye ve Arjantin gibi gelişmekte olan ülkelerin enflasyonları %55’in üzerine çıkarken ABD’de son 40 yılın en yüksek seviyeleri kaydedildi. Enflasyonun küresel olarak hissedilmesi yeni bir krizin ayak sesleri olarak görülüyor. Mevcut durumda hükümetler ve merkez bankalarının kendilerini kurtarıcı gibi göstererek likidite musluklarını kısmaya başladıkları görülüyor.

Kaynak:Tradingeconomics

Dünya Bankası’ndan Indermit Gill’e göre, şu anda “1970’lerden beri en büyük emtia şoku” yaşanıyor. IMF’in, 143 ülke ekonomisinin büyüme beklentilerini aşağı yönlü revize etmesi ise stagflasyon ihtimalini doğal olarak konuşulmaya başlanan bir olgu haline geliyor. Adım adım yaklaşan krizin bu defa Bitcoin üzerine nasıl bir etkisi olacağı ise merak ediliyor.

1971 – 2008 – 2019

Saadettin Konukseven, yüksek enflasyon ile kendisini gösteren ve stagflasyon endişeleri neticesinde beklenen krizin temellerinin pandemiden öncesine dayandığını ifade ediyor. Konukseven, 1971’de başlayan karşılıksız para sisteminin artık ilerleyemeceğinin altını çiziyor. Başarılı yazar, hükümetlerin ve merkez bankalarının kriz için pandemi ve savaş kılıflarını hazırladığını ima ediyor:

“1971’de başlayan karşılıksız kağıt para sistemi de faciayla sonuçlanacaktı. 2008’de facianın ön gösterimini gördük. 2019’dan sonra da facia mutlaka gelecekti. Jim Rickards, “Artık gidilecek bir yol kalmadı. Sadece bir domino taşı gerek yıkım için.” diyor. Aranan domino taşı da yüzyılın salgını (!) korona oldu.

Bu yıkım bittiğinde insanlara para sistemi yüzünden “sıfırlandınız” diye anlatılmaması gerekiyor. Dünya ekonomileri çöktü çünkü korona diye bir salgın çıktı, çünkü Rusya Ukrayna’ya girdi vs diye anlatılacak. Çünkü yerine konmak istenen sistem yine eninde sonunda birilerinin sahibi olduğu “karşılıksız” bir para birimi olacak.” 

2022 yılının geleneksel piyasalar kadar Bitcoin ve altcoinler için de can sıkıcı geçtiği görülüyor. BTC’nin riskli varlık algısına maruz kalması uzun bir süre teknoloji hisseleri ile korelasyon göstermesine neden oldu. Şimdi pek çok yatırımcı dijital altın olarak nitelendirilen lider kripto para Bitcoin’i gelecekte nasıl bir sürecin beklediğini merak ediyor. 

Gelecek = Bitcoin ve Altın

Saadettin Konukseven, lider kripto paranın geleceğinin ümit vadettiğini düşünüyor. Konukseven, krizin ardından sürekli kıyaslanan iki varlık olan Bitcoin ve altının, piyasalar karşısında pozitif bir ayrışma sürece yaşayacağını ifade ediyor: 

“Şu yönden ümitli olabiliriz. Birileri “karşılıksız” bir para birimini dayatırken bir geçiş süreci yaşanacak. Bu geçiş süreci mecburen daha ahlaklı bir finans sistemine yönelik olacak. Zehiri zehir diye değil şeker diye yutturacaklar çünkü. Örneğin insanlara “dolar” doğrudan yutturulmadı. Önce “altın” karşılığı “dolar” yutturuldu. Sonra altınla bağlantısı kesildi. Finansal resetten sonra yeni sistemin temel taşı olmaya aday 2 para/emtia var bence. 1) Altın 2) Bitcoin.”

Altının artısı binlerce yıllık geçmişi. Bitcoin’in artısı ise yeni nesillerin dijital bir dünyaya doğacak olması. Belki de ikisi birlikte bir temel oluşturacak. Altın çok daha değerlenmiş bir şekilde hayatımızda olacak. Ama yeni sistemin “Bitcoin Standardı” olacağını düşünüyorum…”

Makro piyasalar 2008’e benzer bir finansal krize evrilirken yaklaşan depremin boyutları için oldukça farklı görüşler öne sürülüyor. Şimdilik krizin boyutları tartışılmaya devam ediyor ancak Konukseven, Bitcoin’in arz sınırına vurgu yaparak bu krizden BTC yatırımcılarının kârlı çıkacağını işaret ediyor:

“Bu kriz daha doğrusu sıfırlanma sonrası Bitcoin’in gerçek değerini bulacağını düşünüyorum. Her şeyin sınırsız basıldığı, her şeyin belirsiz olduğu bir dünyada “sınırlı, kuralları matematikle belirlenmiş” bir para biriminden daha değerli ne olabilir ki?

Referanslar

Bowman, J. (2022, March 1). Can you count on Bitcoin in a global crisis? maybe not. The Motley Fool. Retrieved May 29, 2022, from https://www.fool.com/investing/2022/03/01/can-you-count-on-bitcoin-in-a-global-crisis/ 

Eğilmez, M. (2021, March 11). 2008 Krizi üzerine – Mahfi Eğilmez (i̇td 120). İktisat ve Toplum Dergisi. Retrieved May 27, 2022, from https://iktisatvetoplum.com/2008-krizi-uzerine-mahfi-egilmez-itd-120/ 

Nakamoto, S. (2008). Bitcoin: A peer-to-peer electronic cash system. Bitcoin.org. Retrieved May 29, 2022, from https://bitcoin.org/bitcoin.pdf 

Şeker, H. & Demirel B (2019, May 5). 2008 Finansal Krizi Sonrası Para Politikası Üzerine Teorik Bir İnceleme. Dergipark.gov.tr Retrieved May 27, 2022 from https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/748079

Şen G. (2018). 2008 Finansal Krizi ve Sonrası Gelişmeler. 1923’den Günümüze Türkiye’de Para-Kredi ve Kur Politikaları. Ekin Basın-Yayım, Bursa

Paoli, D., & Hill, J. (2022, May 18). The Last of Lehman Brothers. Bloomberg.com. Retrieved May 28, 2022, from https://www.bloomberg.com/features/2022-lehman-brothers-collapse-plan-repay-after-bankruptcy/ 

Yazı Dizisi 1: Bitcoin’i Kim Ve neden yarattı? Bitcoin’in Kısa Tarihi. HALKBANK. (n.d.). Retrieved May 28, 2022, from https://www.halkbank.com.tr/content/halkbank/tr/blog/finans/yazi-dizisi1-bitcoini-kim-neden-yaratti-bitcoinin-kisa-tarihi.html 

Türkiye’deki en iyi kripto para platformları | Temmuz 2024
YouHodler YouHodler Keşfet
BYDFi BYDFi Keşfet
Invity Invity Keşfet
Coinrule Coinrule Keşfet
BingX BingX Keşfet
Türkiye’deki en iyi kripto para platformları | Temmuz 2024
YouHodler YouHodler Keşfet
BYDFi BYDFi Keşfet
Invity Invity Keşfet
Coinrule Coinrule Keşfet
BingX BingX Keşfet
Türkiye’deki en iyi kripto para platformları | Temmuz 2024

Trusted

Sorumluluk Reddi

Sorumluluk Reddi: Trust Project yönergelerine uygun olarak BeInCrypto, haberlerde tarafsız ve şeffaf raporları garanti eder. Bu haber makalesi doğru ve güncel bilgi vermeyi amaçlamaktadır. Ancak okuyucuların bu içeriğe dayalı herhangi bir karar vermeden önce tüm bilgileri bağımsız olarak doğrulamaları ve bir profesyonele danışmaları tavsiye edilir.

2021-09-23-13.04.47.jpg
Abdurrahman Açar
Abdurrahman Açar; TED Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun oldu. Ek dal olarak, İletişim ve Eleştirel Medya Çalışmaları'nı tamamladı. Bir süre bankacılık ve finans üzerine eğitim aldı. Aynı dönem TEDU Trade and Research Center’da çalıştı. Şu anda Asya Çalışmaları ve Uluslararası İlişkiler üzerine yüksek lisans yapmaktadır. Kendisinin özel ilgi alanı kripto para piyasaları ve finansman üzerinedir.
READ FULL BIO
Sponsor
Sponsor